yalinayakkirkayak
@yalinayakkirkayak yazar
112
entry
12
takipçi
12
takip edilen
436
beğeni
241
favori
5,578
puan
Uzman Yazar
sözlük yazarlarının nicklerinin anlamı
Çok şey etmemek lazım aslında. Yalın ayak kırkayak sonuçta. Alırken hiç anlamını düşünmedim, böyle bi söylerken tatlı geliyor ağıza. Aklıma da nerden geldi bilmiyorum ama sanırım üşengeç bir kırkayak olsa gerek. Gerçi 40 ayak kimde olsa o da yalın ayak gezer. Şu krizde hangisine alacaksın ki ayakkabı, hadi ayakkabıları aldın diyelim kim uğraşacak tek tek. Bu kadar saçmaladıktan sonra eğer mümkünse nickimi saçmasalakkirkayak olarak değiştirmem mümkün mü?
yazarların rezil olduğu anlar
sözlük yazarlarının yaptığı dalgınlıklar, hatalar ya da yanlış anlaşılmalar sonucu yer yarılsa içine girsem diye düşündüğü durumlardır. Çok fazla anım var, çok rezil biriyim ancak en sık başıma gelen görüşürüz kelimesini ağız alışkanlığı yüzünden saçma sapan yerlerde kullanıyor olmam. Şöyle bir örnek vereyim;
Geçenlerde bir musluk borusu lazım oldu, nalbura gitmek zorunda kaldım. Tarif ettim, istediğim ölçülerde boruyu bulup getirdi eleman.
+buyrun abla, İstediğiniz boru bu.
-teşekkür ederim, ne kadar?
+20 lira abla.
-buyrun.
+paranızın üzeri.
-kolay gelsin, görüşürüz.
+?!?
Ne görüşeceğiz allasen, sanki her gün nalbura gitmek gerekiyor, şapşal ben.
Damacana istediğimde kapıya gelen sucu, uçakta yanyana oturduğumuz teyze, bu kişiler çoğaltılabilir. Öyle bi ağız alışkanlığı olmuş ki, direk ayrılırken görüşürüz diyorum karşımdakine.
Ay aklıma geldi, bir tane daha anlatayım. Minibüse bindim yıllar evel, bilmediğim bir yere gidiyorum. Camdan dışarıyı kesiyorum, ayağa da kalktım yaklaştığımızı düşünerek. X marketi arıyor gözlerim, ineceğim yer öyle tarif edildi. Uzaktan görünce seslendim şoföre; “müsait bir yerde durabilir miyim?” Dikiz aynasından gözgöze geldik, “buyur abla, otur koltuklar boş.” Şöyle hafiften bir baş yanması, alın kaşınması eşliğinde düzelttim sorumu, açılan kapıdan nasıl indim bilmiyorum.
Geçenlerde bir musluk borusu lazım oldu, nalbura gitmek zorunda kaldım. Tarif ettim, istediğim ölçülerde boruyu bulup getirdi eleman.
+buyrun abla, İstediğiniz boru bu.
-teşekkür ederim, ne kadar?
+20 lira abla.
-buyrun.
+paranızın üzeri.
-kolay gelsin, görüşürüz.
+?!?
Ne görüşeceğiz allasen, sanki her gün nalbura gitmek gerekiyor, şapşal ben.
Damacana istediğimde kapıya gelen sucu, uçakta yanyana oturduğumuz teyze, bu kişiler çoğaltılabilir. Öyle bi ağız alışkanlığı olmuş ki, direk ayrılırken görüşürüz diyorum karşımdakine.
Ay aklıma geldi, bir tane daha anlatayım. Minibüse bindim yıllar evel, bilmediğim bir yere gidiyorum. Camdan dışarıyı kesiyorum, ayağa da kalktım yaklaştığımızı düşünerek. X marketi arıyor gözlerim, ineceğim yer öyle tarif edildi. Uzaktan görünce seslendim şoföre; “müsait bir yerde durabilir miyim?” Dikiz aynasından gözgöze geldik, “buyur abla, otur koltuklar boş.” Şöyle hafiften bir baş yanması, alın kaşınması eşliğinde düzelttim sorumu, açılan kapıdan nasıl indim bilmiyorum.
yazarların yabancı dizi önerileri
Benim gibi dizi izlemeyi, özellikle yabanci dizileri takip etmeyi seven yazarların merakla takip edeceği başlık olacaktır.
Benim listem uzun ancak şimdilik Stranger things diyorum.
Benim listem uzun ancak şimdilik Stranger things diyorum.
duyulduğunda rahatsız eden sesler
Kulaklara dolmasıyla birlikte insanın sinirlerini kat kat artıran, kaçma isteği uyandıran seslerdir. Elma, ayva gibi sert meyvelerin ısırarak yenmesi ile ortaya çıkan o katır kutur sesler yok mu? Karşımdaki kişinin ağzına ağzına vurma isteği uyandırıyor bende. Hele gecenin bir vakti üst komşudan gelen takır tukur sesler. Ya bozulmuş musluktan ritmik olarak damlayan su sesi, şıp şıp şıp... Peki mobilyaları çekiştirirken çıkan o sese ne demeli? Bu başlık sayesinde farkettim; sanırım ben sese karşı fazla duyarlıyım.
muzun pahalı olduğu yıllar
Pazardan alınan muzun gazete kağıdına sarılıp, poşete öyle konduğu, alamayanların, görenlerin canı çekmesin denildiği, toplumda nazik ve ince ruhlu insanların daha çok olduğu zamanlardır. Yılbaşı akşamlarında hazırlanan kocaman meyve kasesinin en üzerine özenle yerleştirilirdi. Yaşlandık sanırım. Yaş aldık sanırım.
ıspanak
Çocukken izlediğim Temel Reis çizgi filmi sayesinde sevmeye başladığım, yediğimde çok güçlü olacağımı sandığım bir sebze, ot. Yalnız annem yaparken yemesi çok keyifliydi ancak iş başa düşünce üşengeçlikten çok sık yapamıyorum. Ispanak yıkama işi gerçekten özen istiyor. Yapraklarını çamurdan arındırmak, musluk başında dakikalarca uğraşmak zor. Ben önce tek tek yıkayıp, sonrasında sirkeli suda bekletiyorum. Böylece kimyasallardan arınıyor, kaldıysa kum vs dökülüyor. Sirkeli sudan sonra bir kere daha yıkıyorum hızlıca tek tek. Çok faydalı olduğunu söylememe gerek yok sanırım ıspanağın. Olsa da yesek. swh
1 günde okunan kitaplar
Sürükleyiciliği, olayları işleyişi, edebi dili ile bırakmak istenilmeyen, bir solukta okunan kitaplardır.
Liste benim için çok uzun ancak ilk aklıma gelenler şöyle;
Çavdar tarlasında çocuklar
Martin eden
İki şehrin hikayesi
Liste benim için çok uzun ancak ilk aklıma gelenler şöyle;
Çavdar tarlasında çocuklar
Martin eden
İki şehrin hikayesi
kendi kendine konuşmak
Konuşmak bi yana ben kendi kendime soru sorup cevaplıyorum.
+bugün bu yoldan mı eve yürüsem?
-çok karanlık ya, her zamanki yoldan gideyim.
+bir şey lazım mı acaba eve?
-yok ya, değil bence.
+zaten açık market yoktur bu saatte.
Bazen trip bile atıyorum kendime.
+bu giydiğin yakıştı mı hiç şimdi sana?
-aman sanane be slk
Aynadan bide dudak kıvırma hareketi ile göz kırpıyorum.
Şu zamana kadar bi sıkıntı yaşamadım ama varsa önereceğiniz bi klinik vs talibim. Güzeldir be insanın kendi kendine konuşması. Psikolojik bir sorunun olduğunu gösterir mi bilemem.
+bugün bu yoldan mı eve yürüsem?
-çok karanlık ya, her zamanki yoldan gideyim.
+bir şey lazım mı acaba eve?
-yok ya, değil bence.
+zaten açık market yoktur bu saatte.
Bazen trip bile atıyorum kendime.
+bu giydiğin yakıştı mı hiç şimdi sana?
-aman sanane be slk
Aynadan bide dudak kıvırma hareketi ile göz kırpıyorum.
Şu zamana kadar bi sıkıntı yaşamadım ama varsa önereceğiniz bi klinik vs talibim. Güzeldir be insanın kendi kendine konuşması. Psikolojik bir sorunun olduğunu gösterir mi bilemem.
sikkim eyaleti
Hindistan'da eyalet. Doğu Himalayalar'da yüksek geçitlerin yer aldığı stratejik bir bölgede bulunur. Doğusunda Butan, batısında Nepal, kuzeyinde Çin sınırlarıyla çevrilidir. Sıradağlarla çevrili vadiler ve havzalarda tropikal bir iklim hüküm sürer. Başlıca ürünler pirinç, mısır, çay, portakal ve muzdur. Bakır madeni çıkarılır, el tezgâhlarında pamuklu dokumacılığı yapılır. Yüzölçümü 7.300 km2, nüfusu 403.612, merkezi Gangtok'tur. Bu kadar ciddi yazdıktan sonra pek elim varmıyor ama aşağısında sağ ve sol taşak asfdsas neyse.
ülkemizde sürekli artan şeyler
Penis boyu. Her sene yapılan istatistiklerde ölçünün gittikçe arttığı gözlemleniyor. Yeni nesil gümbür gümbür geliyor zaar.
türkçe şarkılarda geçen esrarengiz sorular
“Yoksa ben zurna mıyım haa?”
Stresli anlarımda aklıma gelince gülüyorum ben buna. Çevremde de kullanan kişi sayısı hayli fazla. İsmail YK nasıl bir şarkı yaptıysa hala dillerde.
Stresli anlarımda aklıma gelince gülüyorum ben buna. Çevremde de kullanan kişi sayısı hayli fazla. İsmail YK nasıl bir şarkı yaptıysa hala dillerde.
bunicktamyirmiharfli
Tahmin ettiğim kişi ise yazdıkları ile ufkumuzu açan bir yazar olacaktır. Hadi bakalım, heyecanla bekliyorum. Yalnız eğer tahmin ettiğimiz kişi değilse işi zor. Beklentiyi baya yükselttik.