scissorhands

scissorhands

@scissorhands
37
entry
7
takipçi
2
takip edilen
173
beğeni
95
favori
4,086
puan
Deneyimli Yazar
çevrimdışı
15 ekim 2018'dan beri üye
the handmaid's tale
kadınların damızlık olarak kullanıldığı erkek egemen bir sistemi konu alan, 1985 tarihli margaret atwood'un distopik romanı.

aynı zamanda 3. sezonu beklenen uyarlama dizisi de mevcuttur.
değilsin
yıldız tilbe'nin yıldızlı şarkıları albümünde yer alan mabel matiz yorumu.

YouTube video
güne bir replik bırak
-kabul edeceksin.
+neyi?
-mecnun'un leyla'yı görüp "bana artık sen lazım değilsin" demesi gibi, onu onsuz sevmeyi kabul edeceksin. özlemenin en büyük hediye olduğunu kabul edeceksin.
+beni hiç bilmeyecek mi? hiç mi?
-hiç.

şubat
özlemek
son raddesine gelince, turgut uyar'ın, “bir kez yolda karşılaşalım onunla da avunacağım. adımı sesince duymaktan vazgeçtim, sesini duysam susacağım” diyişindeki çaresizliği anlayabiliyorsunuz.

o kadar çok özledim ki, gözlerimin önünde bir başkasını sevmesine bile razıyım. yalnız onu görmek bana yetecek.
ahmet kaya
yakamoz, kum gibi, şafak türküsü, söyle ve daha pek çok şarkısıyla akıllara kazınan sanatçı.
yazımı kışa çevirdin
neşet ertaş'ın yorumuyla yürek dağlayan türkü.

YouTube video
25 ekim 2018 beşiktaş genk maçı
beşiktaşlı futbolcuların ortaya koyduğu oyunla gözümüzü kanattığı maçtır. taraftar o kadar haklı ki... söylesene bize hoca, takım niye oynamıyor?
şehir dışında okumak
en zor kısmı tatil dönüşü sanırım. üçüncü senemdeyim ancak hala daha dudağım uçuklamadan evden ayrılamıyorum.
beni sevdi benden çok
hayat kaçık bir uykudur albümünde yer alan, redd'in en iyi parçalarından biri.

YouTube video
leylim leylim
ahmet arif'in leyla erbil'e olan taparcasına sevgisini ilmek ilmek işlediği mektuplar.

"ve biz, milyarlarca, aşkın, yalanın, alçaklığın, kahramanlığın; kapıları, kapakları, kuş uçurmaz uzaklıkları ve ayrılıklarıyla, kahrolası yasaklarıyla, bu acayip kaos karanlığında, biz ikimiz! iki müthiş hasret, iki parça can... ve canımda o ölüm namussuzu... bütün bunları, abstrait şiir haysiyetine halel getirmeden işleyebiliyorum. bana bu kudreti verdiğin, beni ben ettiğin için sana teşekkür etmek, galiba pek resmi kaçar. hatta ben, züppelik diyorum buna. ben, senin için, ancak her şeyimi, bütün mevcut kıymet hükümlerini ve canımı feda etmekle belki biraz hafiflemiş olurum. yine de ödemiş, karşılık vermiş olamam... bu, hem çok acı, hem de şaheser bir ruh hali. kimselere mecbur olmadım, olmam da. yiğitliğim ve rivayet olunan erkekliğim bundandır... ama senin mecburun olmak, beni hiç mi hiç küçültmüyor. aksine yüceltiyorsun, insan ediyorsun, yaşatıyorsun..."
ölmeden önce izlenmesi gereken filmler
12 angry men
p.k.
requiem for a dream
bilinmeyen bir kadının mektubu
stefan zweig'ın, tek taraflı bir aşkı ustalıkla anlattığı kitabı.

"sana, beni asla tanımamış olan sana" diye başlayan mektubun her bir satırına sinmiş acı öyle etkili ki, hala daha kitabı elime alıp altı çizili cümleleri okudukça içim acıyor.

spoiler (tıkla)
"...sana hiçbir resim ve hiçbir işaret bırakmıyorum, senin de bana hiçbir şey bırakmadığın gibi: beni asla, hiçbir zaman tanımayacaksın. hayattayken kaderim buydu, ölümümden sonra da böyle olsun. seni son saatimi paylaşmak için çağırmak istemiyorum, sen adımı ve yüzümü bilmeden çıkıp gidiyorum. içim rahat ölüyorum, çünkü sen ölümü uzaktan hissedemezsin. ölmem sana acı verecek olsaydı eğer, o zaman ölemezdim."
bana ne yaptın
cem adrian'ın kayıp çocuk masalları albümünde yer alan parça.
YouTube video


sessiz, yorgun, ağır, göz kapaklarım kapanıyor yine… yine…
yıkık, dökük, bu şehrin duvarları birer birer üstüme yıkılıyor yine…yine…
kuş sürüleri terk ederken bu şehri, ardında yoksul ve kimsesiz çocuk gibi bırakıyor yine… yine…
ve sonbahar sinsice yaklaşarak peşinde köpek gibi bir yalnızlığı üstüme sürüklüyor yine… yine…
sözler hep yalan! yeminleri unut!
bir veda bir sebepsiz tokat gibi çarpıyor yine… yüzüme…
şarkılar yalan! duyduklarını unut!
bir hikaye rüzgarın ellerinde savruluyor yine… yine...
kestim! akıttım! damarlarımdaki kanımda akan o kirli siyah yalanları... olmadı!
sildim! çıkardım! yüzümden kazıdım yüzüme çizdiğin o siyah, derin yazıları... olmadı!
kustum! tükürdüm! içimde senden kalan o keskin o acıtan hatıraları... olmadı!
söktün! defalarca diktim! o küçük ellerinle açtığın ve sızlayan bütün yaralarımı... olmadı!
bana ne yaptın? ne yaptın? ne yaptın? ne yaptın çocuk!
niye yaptın? niye yaptın? niye yaptın çocuk!
göremiyorum, duyamıyorum, artık dokunamıyorum çocuk.
anlatamıyorum, anlatamıyorum, artık ağlayamıyorum çocuk.
inanmıyorum, inanmıyorum, artık inanamıyorum çocuk.
bilmiyorum, bilmiyorum, artık sevemiyorum çocuk.
ne yağmur, ne kar, ne yüzüme vuran rüzgar, canımı yakan, acıtan sonbahar, daha dinmedi çocuk!
seni silmedi çocuk!
alev alev yanan, kirpiklerinden saçılan kıvılcımlarınla başlayan
bu yangın daha sönmedi çocuk!
sönemedi çocuk!
bu viran şehirde, bu viran hikaye henüz bitmedi! bitmedi, bitmedi, bitmedi çocuk! bitemedi çocuk!
bu aciz şarkılar, bu aciz dualar, seni geri... getirmedi, getirmedi, getirmedi çocuk... dönmedin çocuk!
bana ne yaptın? ne yaptın? ne yaptın? ne yaptın çocuk!
bunu niye yaptın? niye yaptın? niye yaptın? niye yaptın çocuk!
spotify
yaklaşık bir yıldır severek kullandığım uygulama. hazırladıkları çalma listeleri ve haftalık keşifteki hoş parçalarla yeni ses ve tarzlara olan ön yargımı yıktılar, sağ olsunlar.
edward scissorhands
başrollerini johhny depp ve winona ryder'ın paylaştığı tim burton filmi.

aynı zamanda; sözlük yazarlarının nicklerinin anlamı
parmak izi
daha öncesinde herkesçe bilinen birkaç parçasıyla sınırlı kaldığım şebnem ferah'ı, bana sevdiren albümdür.

koridor
küllerinden
vicdan
son tango
ümit yaşar oğuzcan
her dizesinde, her satırında kendimi bulduğum eşsiz şair. sahibini arayan mektuplar ile gönlümde taht kurmuştur.