nushirevan
@nushirevan yazar
1,683
entry
16
takipçi
13
takip edilen
4,079
beğeni
1,359
favori
37,645
puan
Efsane Yazar
3 kız babası, bilgisayar programcısı, tarım teknikeri, tv editörü, meteorolojist
kokusu hayata küstüren şeyler
ölü hayvan, leş kokusu. içinde hareket eden böcekler yüzünden beden gaz dolu. deri de çürüdüğünden bi taraftan alıp başka yere koyarken patlayabiliyor. işte o an kusmayana benden çikolata ????
erkek çocuk mu kız çocuk mu
kız çocuk. hatta bende 3 tane var. erkek çocuk asi oluyor. asabi adamım el kaldırmak istemem. kız çocuğa "höt!" dedin mi oturuveriyor, mis..
uzun okunan a harfi
uzun ünlü diye tanımlanır. genellikle arapça kökenli kelimelerde oluyor galba.. bi de bu "a" harfini kısa okuyan siyasetçiler terör yanlısı oluyor nedense ????
Sözlük yazarlarının aldığı son iltifatlar
"abi hep gelsen ya sen? hep anlatsan? yeniden doğdum sağolasın"
otlu peynir
yılmaz erdoğan, kokusunun babası olduğunu iddia eder.
otobiyografi
3.tekil şahıs zamiri kullanılarak yazıldığında tiksinti uyandırır. tıpkı oyuncuların oynadığı rolden başka biriymiş gibi bahsettikleri samimiyetsiz röportajlarında olduğu gibi
mutlu eden küçük şeyler
kışlık montun cebinde katlanmış bulunan 200 TL.. of of of.. dadından yinmez
çeşme
Ferdi Tayfur'un susadığıdır
güneş
göz kürelerimi titreştirebilmemi sağlayan kamaşmanın kaynağı. güneşli havalarda öyle titretebiliyorum ki göz küremi takip edemezsin. ????
distopya
Hollywood'un kıyamet filmlerinde sıkça kullandığı gelecek dünya. Habire veriyorlar ki melhame-i kübra'ya hazır ol ;)
bıyık
burnu büyük olanların gözlük eşliğinde çevreye karşı bu etkiyi azaltmak için kullandıkları doğal kamuflaj. en az 5 yaş almış gösterir yalnız.
var mısın yok musun
plana eşlik edilmesi istenen kişiye düşünmesi için fırsat vermeme sorusu. orda cevaplamak zorundasın genellikle
son 10 yılın en teknolojik aleti
griff 300 adlı drone'dur.. Yerden 1 metre yüksekte uçabildiği için radara yakalanmıyor. 60 km/h ile yaklaşık 250 kiloyu 45 dk taşıyabiliyor.
ağzına kürekle vurulası insanlar
şivesini gizlemeye çalışırken kerimcan durmaz'a dönüşenler.. doğallık iyidir, bozmayın kendinizi
sözlük yazarlarının nicklerinden meslek tahmini yapmak
vitrin camekan işine bakıyor olabilir..
öğretmen replikleri
arkadaşın camdan atlasa sen de mi atlayacaksın?!
bir sene önceki sizle karşılaşsanız söyleyecekleriniz
- kilo felan verdiğimiz yok, bırak diyeti.. aha görüyon..
we only write english on this topic
- i run each teen mi?
+ a wet. i run each team.
- catch bar duck each teen?
+ on bar duck each team.
- why hi one why..
+ a wet. i run each team.
- catch bar duck each teen?
+ on bar duck each team.
- why hi one why..
çav
"Bella" denilen bir hanımcağıza denmiştir.
selman ı farisi
"Resul eliyle âzâd” o sahabî sultanı
Anlatmadan geçemem size ondan bir anı
Adaletin cihanı ışıttığı bir günde
Diz çökerdi Kisralar kölelerin önünde
Acımasız ateşe tapar yanar yürekler
Çatlardı saraylarda gurur yüklü direkler
Ayakların zemine ulaştığı bir yerde
Kurtuluş muştulanan o kutlu seherlerde
Çınladı ezanlarla aydınlanan şafaklar
Ilgıt ılgıt şenlendi çarşı, pazar, sokaklar
Melce buldu yetimler Halife-i Cihân'da
Karar kıldı adâlet ateşperet İran'da
İşte günlerden bir gün o Selman-i Farisi,
Ömer emriyle oldu Medayin'in valisi
Vali iken o sultan, halka huzur saçardı
Bir garip mütevazı insan gibi yaşardı
Oldu sevgi bayrağı, sonsuz şefkatin eri
Görmedi böyle vali Medayin çoktan beri
Bir haksızlık olmasın diye dikkat nazarı
Günboyu dolaşırdı gezer çarşı pazarı
Adamın biri bir gün almış biraz zahire
Hamal bulup taşıtmak maksadı ki, habire
Sağa sola bakarak bir hamal aramakta
Bakar ki dikiliyor bir adam ortalıkta
"Bakar mısın a canım, şu yüke dalmaz mısın?
Eve kadar götürüp paranı almaz mısın?"
Dedi baktı yüzüne sevgi denizi sandı
Gönlünde anlaşılmaz bir garip ateş yandı
"Nedir bu halim?" deyip daldı biraz hüzüne
Ansazın bakakaldı o hamalın yüzüne!
Ağır yükün altında kesik kesik nefesler
Yürekten kopup gelen zikre benzeyen sesler
Ne görsün adamcağız? "Bu Selman-ı Farisi!"
Yük taşıyan hamalmış, meğer şehrin valisi!
Beyninden vurulmuşa döndü çuval sahibi
Yalvarıp durdu nâçar "aman sultanım!" dedi
"Fark etmedim zatını binlerce özür sana!
Bağışlayın sultanım, yükümü verin bana!"
“Israr etme kardeşim” dedi sahabi Selman
“Bir vali ki devlettir, devlet de her derde derman.”
"Göster bana evini bırakayım kapına
Bir taş da ben koyayım senin hayat yapına"
"Hem vazife bilip de sırtlandığım bir yükü
Hedefine vardırır, bırakırım ben çünkü"
Yalvarsa da çaresiz, Selman vermez çuvalı
Adam mahçup, perişan, yüreğinden yaralı.
Varıp Selman kapıya yükü koyunca yere
Adamcağız davrandı cebinden ücret vere
Zenginliğin verdiği nefsanî taşkınlıktı
Para vermesi onun, temelli şaşkınlıktı
Selman dedi: "Ey kişi! Var ekmeğim ve aşım,
Ben ücreti neylerim, bana yeter maaşım"
Anlatmadan geçemem size ondan bir anı
Adaletin cihanı ışıttığı bir günde
Diz çökerdi Kisralar kölelerin önünde
Acımasız ateşe tapar yanar yürekler
Çatlardı saraylarda gurur yüklü direkler
Ayakların zemine ulaştığı bir yerde
Kurtuluş muştulanan o kutlu seherlerde
Çınladı ezanlarla aydınlanan şafaklar
Ilgıt ılgıt şenlendi çarşı, pazar, sokaklar
Melce buldu yetimler Halife-i Cihân'da
Karar kıldı adâlet ateşperet İran'da
İşte günlerden bir gün o Selman-i Farisi,
Ömer emriyle oldu Medayin'in valisi
Vali iken o sultan, halka huzur saçardı
Bir garip mütevazı insan gibi yaşardı
Oldu sevgi bayrağı, sonsuz şefkatin eri
Görmedi böyle vali Medayin çoktan beri
Bir haksızlık olmasın diye dikkat nazarı
Günboyu dolaşırdı gezer çarşı pazarı
Adamın biri bir gün almış biraz zahire
Hamal bulup taşıtmak maksadı ki, habire
Sağa sola bakarak bir hamal aramakta
Bakar ki dikiliyor bir adam ortalıkta
"Bakar mısın a canım, şu yüke dalmaz mısın?
Eve kadar götürüp paranı almaz mısın?"
Dedi baktı yüzüne sevgi denizi sandı
Gönlünde anlaşılmaz bir garip ateş yandı
"Nedir bu halim?" deyip daldı biraz hüzüne
Ansazın bakakaldı o hamalın yüzüne!
Ağır yükün altında kesik kesik nefesler
Yürekten kopup gelen zikre benzeyen sesler
Ne görsün adamcağız? "Bu Selman-ı Farisi!"
Yük taşıyan hamalmış, meğer şehrin valisi!
Beyninden vurulmuşa döndü çuval sahibi
Yalvarıp durdu nâçar "aman sultanım!" dedi
"Fark etmedim zatını binlerce özür sana!
Bağışlayın sultanım, yükümü verin bana!"
“Israr etme kardeşim” dedi sahabi Selman
“Bir vali ki devlettir, devlet de her derde derman.”
"Göster bana evini bırakayım kapına
Bir taş da ben koyayım senin hayat yapına"
"Hem vazife bilip de sırtlandığım bir yükü
Hedefine vardırır, bırakırım ben çünkü"
Yalvarsa da çaresiz, Selman vermez çuvalı
Adam mahçup, perişan, yüreğinden yaralı.
Varıp Selman kapıya yükü koyunca yere
Adamcağız davrandı cebinden ücret vere
Zenginliğin verdiği nefsanî taşkınlıktı
Para vermesi onun, temelli şaşkınlıktı
Selman dedi: "Ey kişi! Var ekmeğim ve aşım,
Ben ücreti neylerim, bana yeter maaşım"
