''Sayılar sabittir.. Ama onlar da değişir. Sonuca etki edemeyişimiz harika bir dengeleyicidir. Dünyanın adil olmasını sağlar. Bilgisayarlar olasılıklardan anlam ortaya çıkarmak amacıyla rastgele sayılar üretir. Hiç bir kalıba uymayan sonsuz numerik diziler. Dehşet verici büyük olaylar sırasında -tsunami, deprem vs- bu rastgele sayılar birden rastgele olmaktan çıkar. Ortak bilincimiz senkronize olurken, sayılar da olur. Bilim bu fenomeni açıklayamaz..ama din açıklar..
Buna dua denir..''
''Hep bir ağızdan gönderilen ortak bir istek, müşterek bir umut..
Sayılar sabittir.. Ama onlar da değişir.''
Touch
nushirevan
@nushirevan yazar
1,683
entry
16
takipçi
13
takip edilen
4,079
beğeni
1,359
favori
37,649
puan
Efsane Yazar
3 kız babası, bilgisayar programcısı, tarım teknikeri, tv editörü, meteorolojist
holding
ingilizce ''tutmak''
1 milyon dolar
arkadaş arasında challenge ödülü olarak teklif edilen miktardır.
''sana 1 milyon dolar verseler, şunu yapar mısın?''
''sana 1 milyon dolar verseler, şunu yapar mısın?''
geç uyumak
sebebi bazen gürültü yapan üst komşudur. pili bitsin de yatsın zıbarsın diye beklersin
6 nisan 2019 özcan deniz'in israil konseri
istanbullu gelin adlı dizisiyle, israil'de hatırı sayılır bir kitleye hitap eden özcan deniz Tel Aviv'deki Menora Mictachim Arena'da konseridir. Dizideki rol arkadaşı aslı enver de sahneye çıkıp seyircileri selamlamış.

özcan? birader senin dünyadan haberin mi yok yoksa umrun mu değil? dünya yıldızları sırf terör devleti israil yüzünden milyonluk teklifi reddediyor. paraya bu kadar mı ihtiyacın var senin? prestij müzikten borç mu kaldı hayırdır? ne yüzle geleceksin türkiye'ye? ne yüzle bakacaksın dünyadaki diğer müslümanların yüzüne?
bileti 300 dolardan 11 bin kişi toplamış konsere özcan.. breh breh breh..
gelirken ''parayı filistin'e bağışladım'' de de gelecek tepkileri yumuşat. yoksa yolun yol değil özcan..

özcan? birader senin dünyadan haberin mi yok yoksa umrun mu değil? dünya yıldızları sırf terör devleti israil yüzünden milyonluk teklifi reddediyor. paraya bu kadar mı ihtiyacın var senin? prestij müzikten borç mu kaldı hayırdır? ne yüzle geleceksin türkiye'ye? ne yüzle bakacaksın dünyadaki diğer müslümanların yüzüne?
bileti 300 dolardan 11 bin kişi toplamış konsere özcan.. breh breh breh..
gelirken ''parayı filistin'e bağışladım'' de de gelecek tepkileri yumuşat. yoksa yolun yol değil özcan..
güne bir replik bırak
"İnsanoğlu fikirlerini paylaşabilmek için birbirine itici bir güçle bağlıdır.. ve duyulabilmeyi arzu ederler. İşte bu yüzden sürekli olarak sinyaller ve işaretler göndeririz. Diğer insanlarda bu sinyal ve işaretleri aramamızın sebebi budur..''
''Tüm o kullandığımız iletişim teknolojilerine rağmen, insan sesi kadar etkili hiçbir şey icat edilmemiştir. Bir insan sesi duyduğumuzda onu anlayabilme umuduyla içgüdüsel olarak dinlemek isteriz. Konuşmacı söyleyeceği doğru sözleri bulmaya çalışırken bile.. Tüm duyabildiğimiz bağırtı, çığlık, hatta şarkı olsa bile.. İşte bu yüzden insan sesi evrendeki diğer her sesten daha farklı yankılanır. Bu yüzden koca bir orkestraya rağmen şarkıcının sesini duyabiliriz. Etrafında ne olursa olsun şarkıcıyı daima duyabiliriz."
Touch dizisinden..
''Tüm o kullandığımız iletişim teknolojilerine rağmen, insan sesi kadar etkili hiçbir şey icat edilmemiştir. Bir insan sesi duyduğumuzda onu anlayabilme umuduyla içgüdüsel olarak dinlemek isteriz. Konuşmacı söyleyeceği doğru sözleri bulmaya çalışırken bile.. Tüm duyabildiğimiz bağırtı, çığlık, hatta şarkı olsa bile.. İşte bu yüzden insan sesi evrendeki diğer her sesten daha farklı yankılanır. Bu yüzden koca bir orkestraya rağmen şarkıcının sesini duyabiliriz. Etrafında ne olursa olsun şarkıcıyı daima duyabiliriz."
Touch dizisinden..
6 nisan 2019 sigaraya 2 tl zam
yeterli bulmadığım zamdır. insanların çoluğunun çocuğunun rızkından kesip, kendini günden güne zehirlemesi ucuz ve kolay erişilebilir olmamalı.
google'ın telefonları dinlediği gerçeği
benzer bir başlık açacaktım ama hazır açılmışını bulunca buraya yazayım dedim.
tanım: akıllı telefonlarla ilgili şüphelendiğim iddia
bakın sözlük, öncelikle komplo teorilerine kıymet vermediğimi, ancak kişinin sorgulama melekelerini diri tutması açısından daima var olması gerektiğine inanan birisi olduğumu belirteyim. fala inanma falsız kalma
bir süre önce samsung telefonların bataryalarında saklı dinleme cihazları bulunduğu iddiaları dolaşmıştı.
üreticilerin bizi dinlemesi için bir sebep var mı bilmiyorum
muhittin topalak
veya dinleme için bu gereçlere ihtiyacı var mı onu da bilmiyorum.
bundan bir kaç yıl önce 11 çalışanı olan whatsapp, 1.1 milyar dolara satıldığını haberlerde okumuştum. amerikalı bir şirketin, bir başka über zengin amerikana satış yaptığı durumları normal karşılarız. ancak kimse "reklam almayan" bu uygulamanın hangi gerekçelerle milyar dolar değerinde olduğunu sorguladığını hatırlamıyorum. daha da önemlisi bu whatsapp, babasının hayrına mı çalışıyor da reklam almadan insanlara iletişim imkanı sunuyor?
şöyle bir başlık açılırsa
whatsapp'ın gelir kaynağı ne
cevabı "istihbarat" değilse nedir?
normalde bedava olup reklama boğan uygulamalardan nefret ederiz. ancak habire güncelleme yapan ama aslında neyi güncellediği pek de bilinmeyen whatsapp , google ve hatta yerli tambu klavye gibi uygulamaların reklamsız olması rahatsız ediyor beni.
akıllı telefonların, sesli komut sistemine geçmesiyle (sözde) müsaade verdiğimiz mikrofon izinlerinin ne zaman çalıştığını, daha da kötüsü kameraların ne zaman çalıştığını nereden bilebiliriz?
snowden filmi (2016)
buraya kadar herşeyi birer komplo teorisi olarak ele aldım. ancak defalarca da test ettim. size de öneririm.
web tarayıcıların kullandığı çerezlerle daha önce girmiş olduğunuz site veya aramaları kaydedip bunu facebook veya bir google reklamı olarak önünüze sürdüğüne aşinasınızdır. peki ya kendi aranızdaki konuşmaları da dinliyor dersem?
bir kaç defa konuştuğumuz şeyleri "aaa bak geçen konuşmuştuk bunu" diye spontan reklamlarda gördüğüm olmuştu. kimileri buna kaderin cilvesi gözüyle de bakıyor olabilir. bu durumun bir kaç defa tekrar etmesi canımı sıktı ve bunu sesli olarak dile getirmeden bir plan yaptım. telefonu stand by yakınımda tutarak aileme "mançurya" ile ilgili şeyler anlatmaya başladım. çünkü herhangi popüler bir destinasyon verseydim, bunun tesadüf olma olasılığı daha yüksek olacaktı. Yaklaşık 4 gün sonra facebook reklamlarında "mançurya çin turu" ilanı gördüm. Sözde reklamın işe yaradığını algoritmanın onaylaması için reklama tıklayıp ufak bir gezinti yaptım.
daha sonra olayı telefon uzağımdayken aileme anlatıp bir rol oynamalarını rica ettim. telefon yanımızda (yine bekleme modunda) iken "ben çine kadar gidemem, sümela manastırına gidelim" dedirttim. sümela aşağı sümela yukarı, yok sümelanın şifresi filan derken 4. günde girdiğim bir sitenin google reklamlarında "sümela turu" olması şaşırtmadı. sistem yaklaşık 4-5 günlük bir gecikme sağlıyordu ki bunun bir ortam dinlemesi değil, "kaderin bir cilvesi" olduğu düşünülsün.
yıllar önce yurt dışında bir tv kanalında çalışırken, farklı şehirler için farklı reklam bantları hazırlardık. bunun sebebi -atıyorum- X restorantın X şehrine daha yakın olması, Y marketin Y şehrine yakın olması diye açıklanmıştı. Yıllar sonra bunu Kurtlar Vadisi alt bantı olarak gördüm. Dizinin bir sahnesinde, bulunduğum şehrin meşhur kebapçısının bandı varken, İstanbul'daki bir başka mekanın reklamını izlemişti.
İşte google, bu müşteri odaklı reklam stratejisini buna göre şekillenriyor ve mikrofon (ve belki de kamera) aracılığı ile daha başarılı olabilecek bir reklam planlaması yapıyor.
Tabi bu iyi bir senaryo..
Küre diye bir film var, tavsiye ederim. Denizin altında gizemli bir küre bulan bir kaç bilim adamı, bir gün küreden bilgisayara bir mesaj alıyorlar. Küre, bir şeyden memnun olduğunu söylüyor. Bilim adamlarının çoğı bunun ilk dünya dışı varlıkla iletişim olduğundan dolayı seviniyorlar. Başrolümüz hariç.. "Neden?" diye sorduklarında:
- Duygusuz bir varlığı tercih ederdim, bazı şeyleri sevdiğini söyledi, diyor.
Diğer bilim adamları şaşırıyor:
+ Ne var ki bunda? Espiri yeteneği olan bir uzaylıysa ne olmuş?
- Duyguları olduğu anlamına geliyor bu.. Peki ya bir gün kızarsa?
Bu ihtimal, en korkunç senaryoyu da ortaya koyuyor. Google; tıpkı whatsapp gibi, elde ettiği gizli verileri, "güncelleme" adı altında veritabanına yüklüyor ve bunu ihtiyacı olanlara pazarlıyor olabilir. Bu ihtiyacı olanlar arasında reklam verenler de olabilir, kocasından intikam almak isteyen bir dul da..
Siz de yaptığımı deneyin, 4-5 gün içerisinde sonuç alacak mısınız bi bakın bakalım.
Not: konuştuğunuz şeyleri herhangi bir şekilde klavyenize yazmayın. Telefonun sadece dinlediğine emin olmak için
tanım: akıllı telefonlarla ilgili şüphelendiğim iddia
bakın sözlük, öncelikle komplo teorilerine kıymet vermediğimi, ancak kişinin sorgulama melekelerini diri tutması açısından daima var olması gerektiğine inanan birisi olduğumu belirteyim. fala inanma falsız kalma
bir süre önce samsung telefonların bataryalarında saklı dinleme cihazları bulunduğu iddiaları dolaşmıştı.
üreticilerin bizi dinlemesi için bir sebep var mı bilmiyorum
muhittin topalak
veya dinleme için bu gereçlere ihtiyacı var mı onu da bilmiyorum.
bundan bir kaç yıl önce 11 çalışanı olan whatsapp, 1.1 milyar dolara satıldığını haberlerde okumuştum. amerikalı bir şirketin, bir başka über zengin amerikana satış yaptığı durumları normal karşılarız. ancak kimse "reklam almayan" bu uygulamanın hangi gerekçelerle milyar dolar değerinde olduğunu sorguladığını hatırlamıyorum. daha da önemlisi bu whatsapp, babasının hayrına mı çalışıyor da reklam almadan insanlara iletişim imkanı sunuyor?
şöyle bir başlık açılırsa
whatsapp'ın gelir kaynağı ne
cevabı "istihbarat" değilse nedir?
normalde bedava olup reklama boğan uygulamalardan nefret ederiz. ancak habire güncelleme yapan ama aslında neyi güncellediği pek de bilinmeyen whatsapp , google ve hatta yerli tambu klavye gibi uygulamaların reklamsız olması rahatsız ediyor beni.
akıllı telefonların, sesli komut sistemine geçmesiyle (sözde) müsaade verdiğimiz mikrofon izinlerinin ne zaman çalıştığını, daha da kötüsü kameraların ne zaman çalıştığını nereden bilebiliriz?
snowden filmi (2016)
buraya kadar herşeyi birer komplo teorisi olarak ele aldım. ancak defalarca da test ettim. size de öneririm.
web tarayıcıların kullandığı çerezlerle daha önce girmiş olduğunuz site veya aramaları kaydedip bunu facebook veya bir google reklamı olarak önünüze sürdüğüne aşinasınızdır. peki ya kendi aranızdaki konuşmaları da dinliyor dersem?
bir kaç defa konuştuğumuz şeyleri "aaa bak geçen konuşmuştuk bunu" diye spontan reklamlarda gördüğüm olmuştu. kimileri buna kaderin cilvesi gözüyle de bakıyor olabilir. bu durumun bir kaç defa tekrar etmesi canımı sıktı ve bunu sesli olarak dile getirmeden bir plan yaptım. telefonu stand by yakınımda tutarak aileme "mançurya" ile ilgili şeyler anlatmaya başladım. çünkü herhangi popüler bir destinasyon verseydim, bunun tesadüf olma olasılığı daha yüksek olacaktı. Yaklaşık 4 gün sonra facebook reklamlarında "mançurya çin turu" ilanı gördüm. Sözde reklamın işe yaradığını algoritmanın onaylaması için reklama tıklayıp ufak bir gezinti yaptım.
daha sonra olayı telefon uzağımdayken aileme anlatıp bir rol oynamalarını rica ettim. telefon yanımızda (yine bekleme modunda) iken "ben çine kadar gidemem, sümela manastırına gidelim" dedirttim. sümela aşağı sümela yukarı, yok sümelanın şifresi filan derken 4. günde girdiğim bir sitenin google reklamlarında "sümela turu" olması şaşırtmadı. sistem yaklaşık 4-5 günlük bir gecikme sağlıyordu ki bunun bir ortam dinlemesi değil, "kaderin bir cilvesi" olduğu düşünülsün.
yıllar önce yurt dışında bir tv kanalında çalışırken, farklı şehirler için farklı reklam bantları hazırlardık. bunun sebebi -atıyorum- X restorantın X şehrine daha yakın olması, Y marketin Y şehrine yakın olması diye açıklanmıştı. Yıllar sonra bunu Kurtlar Vadisi alt bantı olarak gördüm. Dizinin bir sahnesinde, bulunduğum şehrin meşhur kebapçısının bandı varken, İstanbul'daki bir başka mekanın reklamını izlemişti.
İşte google, bu müşteri odaklı reklam stratejisini buna göre şekillenriyor ve mikrofon (ve belki de kamera) aracılığı ile daha başarılı olabilecek bir reklam planlaması yapıyor.
Tabi bu iyi bir senaryo..
Küre diye bir film var, tavsiye ederim. Denizin altında gizemli bir küre bulan bir kaç bilim adamı, bir gün küreden bilgisayara bir mesaj alıyorlar. Küre, bir şeyden memnun olduğunu söylüyor. Bilim adamlarının çoğı bunun ilk dünya dışı varlıkla iletişim olduğundan dolayı seviniyorlar. Başrolümüz hariç.. "Neden?" diye sorduklarında:
- Duygusuz bir varlığı tercih ederdim, bazı şeyleri sevdiğini söyledi, diyor.
Diğer bilim adamları şaşırıyor:
+ Ne var ki bunda? Espiri yeteneği olan bir uzaylıysa ne olmuş?
- Duyguları olduğu anlamına geliyor bu.. Peki ya bir gün kızarsa?
Bu ihtimal, en korkunç senaryoyu da ortaya koyuyor. Google; tıpkı whatsapp gibi, elde ettiği gizli verileri, "güncelleme" adı altında veritabanına yüklüyor ve bunu ihtiyacı olanlara pazarlıyor olabilir. Bu ihtiyacı olanlar arasında reklam verenler de olabilir, kocasından intikam almak isteyen bir dul da..
Siz de yaptığımı deneyin, 4-5 gün içerisinde sonuç alacak mısınız bi bakın bakalım.
Not: konuştuğunuz şeyleri herhangi bir şekilde klavyenize yazmayın. Telefonun sadece dinlediğine emin olmak için
hikaye tamamlama
rüyanın kurguyla karıştığı sahneler, piksel piksel belirginleşmeye başladı. tüm bunları bir bilgisayar ekranından izleyen Kamil, oturduğu çalışma koltuğuna sırtını dayayıp "hadi len!" dedi. "Müşkülpesent Mert ve Sado Sedat" kısaca "MM & SS" adlı yeni çıkan bir bkm filmini izliyordu. Online film izleme sitesine düşünce çok heyecanlanmıştı. Mert rolünde Mert Fırat oynuyordu. Sado Sedat da Çılgın Sedat'tı. Yönetmen Onur Ünlü, dram ile absürd komediyi birleştiren bir film denemesi yapmıştı. Kamil fragmanını görünce çok heyecanlanmıştı ama filmin 10 dakikasına ancak dayanabilmişti. "Silinmeden izle" diyen film sitesinin adminine küfür edip yorum kısmına "Vakit kaybı. Normalde yorum yapmayan birisiyim, sırf bunu yazmak için siteye üye oldum. Çok kötü film" yazdı.
O sırada Kamil'in annesi Naciye hanım genç çocuğun odasına bir anda daldı. Sanki odaya girmiyordu da, ahlak masası ekipleri şafak operasyonu yapıyordu. Uyuyamayan kadın, saçı başı dağınık oğluna sinirle baktı:
- Yat lan! Daha sen uyumadın mı? Eşek sıpasının doğurduğu!.. dedi
Kamil ağzının kenarıyla konuştu:
- Tamam yeaa kapatıca...
Cümlesini tamamlayamadı. Ense kökünde bir şamar patladı. Kafasındaki çınlama sesininin arasında bir kaç kelime duyabildi:
- a... şam yatmı..sunuz.. sabah kalkmak.. bilm...yorsunuz!
Kamil bu işin böyle gitmeyeceğini anladığında, durdurduğu filmin yanındaki 1XBet reklamındaki kıza bakıyordu. Annesi odadan çıkarken odadaki tüm enerjiyi de sömürmüş, delikanlılık gururunu rapid video'dan sanal diske indirmişti. Normalde başlat'tan kapatırdı bilgisayarı ama bu defa sağ ayak parmağının ucunu güç düğmesine dayadı. Pc kapandığında fan seslerinin aslında odada ne kadar ses çıkardığını farketti. Yavaşça kalkıp kendini ter kokan birbiriyle uyumsuz nevresim takımlı yatağına bıraktı. Hiç hayatının böyle gideceğini umut etmiyordu. Yatağın içine girip soluna kıvrıldı. Gözlerini kapatmadan önce tuvalete gitmesi gerekiyordu ama üşendi. Karnındaki gazı yorganın altına bırakabileceğini düşündü. Hem komik bile olabilirdi belki küçük bir "pırt".. Sadece bir "pırt" yaşadığı tüm hayal kırıklıklarının üzerine mutluluk serpiştirebilecekti. Gerindi gerindi ve gazı dışarı bıraktı. Ancak beklediği ufak "pırt" pek de beklediği gibi olmadı. Gecenin 1'inde komşular; "fısbum puaaart dıdı pompom" diye bi ses duydu. Bir anda tekrar kapısı açıldı. Kapının önünde duran gölge fısıldayarak konuştu:
- Çabuk ol, vaktimiz tükeniyor. Son işaret bu osuruk sesiydi. Katmanlar değişiyor! Solucan deliği kapanmak üzere! Beni takip et!
Gözleri karanlığa henüz alışmıştı ama gördüklerine inanamadı. Kapıda duran gölge, kendisinden başka birisi değildi.
O sırada Kamil'in annesi Naciye hanım genç çocuğun odasına bir anda daldı. Sanki odaya girmiyordu da, ahlak masası ekipleri şafak operasyonu yapıyordu. Uyuyamayan kadın, saçı başı dağınık oğluna sinirle baktı:
- Yat lan! Daha sen uyumadın mı? Eşek sıpasının doğurduğu!.. dedi
Kamil ağzının kenarıyla konuştu:
- Tamam yeaa kapatıca...
Cümlesini tamamlayamadı. Ense kökünde bir şamar patladı. Kafasındaki çınlama sesininin arasında bir kaç kelime duyabildi:
- a... şam yatmı..sunuz.. sabah kalkmak.. bilm...yorsunuz!
Kamil bu işin böyle gitmeyeceğini anladığında, durdurduğu filmin yanındaki 1XBet reklamındaki kıza bakıyordu. Annesi odadan çıkarken odadaki tüm enerjiyi de sömürmüş, delikanlılık gururunu rapid video'dan sanal diske indirmişti. Normalde başlat'tan kapatırdı bilgisayarı ama bu defa sağ ayak parmağının ucunu güç düğmesine dayadı. Pc kapandığında fan seslerinin aslında odada ne kadar ses çıkardığını farketti. Yavaşça kalkıp kendini ter kokan birbiriyle uyumsuz nevresim takımlı yatağına bıraktı. Hiç hayatının böyle gideceğini umut etmiyordu. Yatağın içine girip soluna kıvrıldı. Gözlerini kapatmadan önce tuvalete gitmesi gerekiyordu ama üşendi. Karnındaki gazı yorganın altına bırakabileceğini düşündü. Hem komik bile olabilirdi belki küçük bir "pırt".. Sadece bir "pırt" yaşadığı tüm hayal kırıklıklarının üzerine mutluluk serpiştirebilecekti. Gerindi gerindi ve gazı dışarı bıraktı. Ancak beklediği ufak "pırt" pek de beklediği gibi olmadı. Gecenin 1'inde komşular; "fısbum puaaart dıdı pompom" diye bi ses duydu. Bir anda tekrar kapısı açıldı. Kapının önünde duran gölge fısıldayarak konuştu:
- Çabuk ol, vaktimiz tükeniyor. Son işaret bu osuruk sesiydi. Katmanlar değişiyor! Solucan deliği kapanmak üzere! Beni takip et!
Gözleri karanlığa henüz alışmıştı ama gördüklerine inanamadı. Kapıda duran gölge, kendisinden başka birisi değildi.
tuhaf alışkanlıklar
tabakları bardakları ne kadar temiz olurlarsa olsunlar sudan geçir(t)iyorum. sanki üzerinde hâlâ sabun kalmış da, kullanınca midemi bulandıracakmış gibi
evlenirsek ailenle yaşayamam diyen kız
"ev ev üstüne olmaz" derler. kız haklı ama güzel bi üslupla söylesin, "niye benim ailem cüzzamlı mı?" der sonra erkek
aloe vera
tedavi amaçlı kullanılan bir çok bitkinin; kullanılmadan önce bir çok farklı işlemden geçmesi gerekirken, bu "kes-sür bitkisi" direkt olarak kullanılabiliyor. herhangi bir işleme gerek duydurmayan nadir bir bitki.
bir insanın karakterini tanımak için yapılması gerekenler
salağa yatın. kendisinin sizden daha zeki olduğunu zannettiği andan itibaren gerçek karakterini ortaya koymaya başlayacaktır.
yaşam standardını yükselten şeyler
sağlam, konforlu ve mevsimine uygun ayakkabı. bilmiyorum neden..
şehirler arası otobüs yolculuğu klişeleri
sivas gürün veya kırşehir mucur dinlenme tesisleri tuvaletlerinde gezinen hamam böcekleri..
cuma mesajı
müslüman olup, yaşadığı hayatla gayrimüslimlerden farkı kalmamış olanların da, müslüman olduğunu hatırlatma gayreti olabilmektedir. normalde cemaatleşmeyi seven neyse de, "nikahım düşmez derler" diye cumadan cumaya alnı secde görenlerin gayreti de nedense samimi gelmiyor. bize ne olm istersen beyaz peynire tap, bize göstermene gerek yok ki ne bu heves? o seninle beyaz peynir arasında bişey hem. din'in lise din kültürü kitaplarında bile tanımının "kişinin dünya ve ahiret hayatını düzenleyen kurallar bütünü" olduğundan habersiz, laikliğin insan değil devlet rejimi olabileceğini kavrayamayan ve "ben laikim" diye gezinip, toplum baskısından korktuğu için "müslümanım" da diyen arada kalmışların bu rolü kaybetmeme çabası da oluyor çoğu zaman.
4 nisan 2019 elazığ depremi
burada, 173 km öteden hissedilmeyen deprem. geçmiş olsun. allah beterinden korusun



