nushirevan
@nushirevan yazar
1,683
entry
16
takipçi
13
takip edilen
4,079
beğeni
1,359
favori
37,656
puan
Efsane Yazar
3 kız babası, bilgisayar programcısı, tarım teknikeri, tv editörü, meteorolojist
her geceden sonra sabah olur mutlaka
kutuplarda geçerli olmayan tespit
ameliyathane
soğuk bi mekândır. öyle ki anestezinin kafası gelene kadar zaten dal döşek bi yeşil örtüyle yattığınız yerde soğuktan tir tir titrersiniz, doktor sizin korkudan titrediğinizi sanır. ulan zaten ben yarı ölüyken yapacan ameliyatı neden korkacam, buz gibi ortalık. kendi giymiş yün içliği, kafaya allı güllü bandana takmış, ellerinde eldiven.. yok korkmuş muymuşum? he korkudan titriyorum -55 derecede!
erzurum kongresi
makyavelizmin dibine dibine vurulduğu sonradan anlaşılan milli kongre.



reymen'in şarkısının bir günde 17 milyon izlenmesi
sahte olduğu her halinden belli bir pazarlama işidir. takiptreni diye bi site var, 0.75 kuruş karşılığında 1000 like veriyor instagramdan.. bakın 1 TL bile değil 1000 hesaptan like almak için.. söyleyeceklerim bu kadar
patates
doğu anadolu bölgesinde bundan 50 yıl önce fakirlik belirtisi olan gıdadır. o zamanlarda et sıkıntısı çeken fakir aileler merdivenaltı patates yığar onu yerlermiş. hal böyle olunca merdivenin altında patatesi olan fakir addedilirmiş. hatta sırf bu ilkel yaklaşım yüzünden doğu illerinde (üniversite kentleri hariç) bundan 10 yıl önce kumpir gibi patatesten yapılan lüks gıdaları bulmak neredeyse imkânsizdı.
iki ay
bozulan orucun kefaret süreci (60 gün)
demagog
tartışmalarda "demagoji yapma!" dedirten kimsedir. yamulmuyorsam antik yunanda "demog" denilen bi herifçioğlu yüzünden türüyor bu demagoji.. örnek vermek gerekirse:
- X şudur.
+ Hayır X o değildir.
- Nasıl yani?
+ XY yi kabul ediyor musun?
- Evet?
+ Gördüğün gibi Y, dediğin şey değil..
- Lan.. X.. Dat.. Düt.. Allah belanı versin kitledin tüm mevzuyu..
- X şudur.
+ Hayır X o değildir.
- Nasıl yani?
+ XY yi kabul ediyor musun?
- Evet?
+ Gördüğün gibi Y, dediğin şey değil..
- Lan.. X.. Dat.. Düt.. Allah belanı versin kitledin tüm mevzuyu..
burun
yüzün tam ortasında, simetrinin merkezinde yer alan organımız. bu yüzdendir ki "güzellik" algımızın da merkezindedir. kesme şeker gibi burnu olan kıza şehla da olsa güzel, karakteristik kemerli burnu olan kıza gök gözlü olsa da çirkin derler. yine bu yüzden istatistiksel olarak en çok plastik cerrahi operasyon da bu noktaya yapılıyor. benim için nefes alma dışında bi numarası yok.
1 milyondan fazla insanın 51. bölgeye yürümesi
boşa çabadır. ülkemizde son 10 yıldır defaatle ufo görüldüğü iddiaları olan noktaları haritada işaretleyin ve çevresinde 50 km'lik daireler çizin. her bir dairenin içerisinde birer nato üssü bulursunuz. henüz insanlığa açıklanmayan aerodinamik teknolojiler, olası bir dünya savaşında üstünlük sağlamak için gizlenmekteler. bir önceki dünya savaşına yön veren hava hakimiyetinden büyük dersler çıkardı abd ve rusya. bu yüzden havada g (ci) kuvvetini neredeyse hiçe sayan insansız hava araçları üretip operasyonel olarak kullandılar ve kullanmaya devam ediyorlar. hal böyle olunca bu yürüyüş ulusal güvenlik meselesi oluyor. yani abd 'nin tamamı o bölgeye yürüse de fayda etmez karşşim.
amigdala
söylemesi zevkli kelimelerden biri
ev ekonomisi
ailenin geçimini konu alan bir bilim dalıdır. herkesin uzman olması beklenemez ama herkesin minimum bilgi sahibi olması gerekir. fizik konusunda da kimse newton değil ama yukarıdan bırakılan elmanın yere doğru hareket edeceğini bilir. bunun gibi aile gelir-gider kalemlerini dikkate alarak daha mutlu yaşanabilir. bana göre bu alanda ilk yapılması gereken; gider kaleminde öncelik sırasını duygusal değil mantıksal olarak belirleyebilmek. ekmeğine katık alacak parasının olmayıp iphone x taksidine giren kişinin anlamadığı şey de bu olsa gerek.
seydioğlu baklava
hiç yapamadığı kadar reklamı yapılan firma. o değil de neden bütün tatlıcılar "xxxoğlu" formatında? ya bu soyisimlerine sahip adamlar otomatikman unlu mamülcülüğe merak salıyor ya da ortada bi öz hakiki meşhur aspava durumu var..
altın yumurtlayan tavuk
vadeli yatırımını değerli madene yapan mudi horozun tercihidir.
çocuklara önerilmeyen isimler
Ecrin.
bundan 20 yıl sonra doğu ve güneydoğu anadoludaki kadın nüfusunun %75'ini oluşturacak isimdir. Bütün Ecrin'ler birleşip bir parti kurarlarsa koalisyonla muhtemelen tbmm 'de hatırı sayılır grup kurabilir, ülkenin geleceğine bile yön verebilirler.
bundan 20 yıl sonra doğu ve güneydoğu anadoludaki kadın nüfusunun %75'ini oluşturacak isimdir. Bütün Ecrin'ler birleşip bir parti kurarlarsa koalisyonla muhtemelen tbmm 'de hatırı sayılır grup kurabilir, ülkenin geleceğine bile yön verebilirler.
kriptografi nedir
kriptografi'nin tanımlamasını soran başlık. bakın tanımlamasının kendisi demiyorum, "tanımlamasını soran" diyorum.
güven sözlük girişimciler kulübü
bundan çeyrek asır önce her şeyi olan markalar değer görürken, son 10 yılda tematik girişimlerin ilgi gördüğünü unutmayın.
"simit dünyası" sektöre ilk girdiğinde sadece simit türevleri satıyordu. adını kabul ettirdikten sonra bilimum unlu unsuz gıda ürünü yelpazesiyle kitlesini genişletti.
"starbucks" sektöre kahve türevleri ile girdi. şimdi omlet sandviç bile bulabiliyorsunuz.
ve daha nice örnek.. ana ürün yelpazeniz zeytinse mesela, sadece zeytin ve ürünlerinin satıldığı bir mağaza ile başlıyorsunuz mesela. marka değeriniz arttıkça zeytinyağlı dolma ile kahvaltılık ürün satan mağazadan gıda sektörüne yelken açan bir işletmeye dönüşüverirsiniz.
"vitamin bar" adı altındaki pespaye prefabriklerden çok daha kaliteli ve taze ürün vermelerine karşın cafelerin ilgi görememesinin sebebi tematik olmaması. müşteriye seçme hakkı tanımayın, "biz sadece zeytin satıyoruz kardeşim" diyin bak herkes sizden zeytin alacak.. kibar da olmayın, bak elalemin çiğ köftecisinden zılgıt yemek için sıraya giriyor adamlar. starbucks'taki ağzını yaya yaya konuşan o tezgahtar kız adını "Berke" yerine "Yıkılıyooo" yazınca bardağa daha bi ünlü oluyor işletme.. bunlar hep pazarlama stratejisi..
ama illa ki fikir istiyorsan, tabulardan yola çık. arkadaş ben bunca yıldır daha iç çamaşırını kendisi alan adam görmedim. ya anası, ya kardeşi, ya karısı alıyordu hep. çünkü tabudur bu erkek için. "don beğenirken tezgahtar kızla göz göze gelmek" istemezsin çünkü. tavsiye mi istiyorsun? sadece erkeklerin girebildiği, sadece erkeklerin çalıştığı, hatta mümkünse dışarıdan bile içi görünmeyen, kadınların kapıdan bakıp "yaw ne var lan içerde?" diye meraktan kuduracağı erkek iç çamaşırı mağazası aç.. bak nasıl köşe oluyosun bgv
"simit dünyası" sektöre ilk girdiğinde sadece simit türevleri satıyordu. adını kabul ettirdikten sonra bilimum unlu unsuz gıda ürünü yelpazesiyle kitlesini genişletti.
"starbucks" sektöre kahve türevleri ile girdi. şimdi omlet sandviç bile bulabiliyorsunuz.
ve daha nice örnek.. ana ürün yelpazeniz zeytinse mesela, sadece zeytin ve ürünlerinin satıldığı bir mağaza ile başlıyorsunuz mesela. marka değeriniz arttıkça zeytinyağlı dolma ile kahvaltılık ürün satan mağazadan gıda sektörüne yelken açan bir işletmeye dönüşüverirsiniz.
"vitamin bar" adı altındaki pespaye prefabriklerden çok daha kaliteli ve taze ürün vermelerine karşın cafelerin ilgi görememesinin sebebi tematik olmaması. müşteriye seçme hakkı tanımayın, "biz sadece zeytin satıyoruz kardeşim" diyin bak herkes sizden zeytin alacak.. kibar da olmayın, bak elalemin çiğ köftecisinden zılgıt yemek için sıraya giriyor adamlar. starbucks'taki ağzını yaya yaya konuşan o tezgahtar kız adını "Berke" yerine "Yıkılıyooo" yazınca bardağa daha bi ünlü oluyor işletme.. bunlar hep pazarlama stratejisi..
ama illa ki fikir istiyorsan, tabulardan yola çık. arkadaş ben bunca yıldır daha iç çamaşırını kendisi alan adam görmedim. ya anası, ya kardeşi, ya karısı alıyordu hep. çünkü tabudur bu erkek için. "don beğenirken tezgahtar kızla göz göze gelmek" istemezsin çünkü. tavsiye mi istiyorsun? sadece erkeklerin girebildiği, sadece erkeklerin çalıştığı, hatta mümkünse dışarıdan bile içi görünmeyen, kadınların kapıdan bakıp "yaw ne var lan içerde?" diye meraktan kuduracağı erkek iç çamaşırı mağazası aç.. bak nasıl köşe oluyosun bgv
kanal istanbul projesi
23 haziran 2019 ibb başkanlığını kazanan ekrem imamoğlu'nun karşı olduğu bilinen, lozan'ı bile tartışmaya açabilecek devasa proje.. görünen o ki önümüzdeki 5 yıl boyunca müstakbel ibb başkanı ve cumhurbaşkanı arasında da bir pazarlık unsuru olacak.
dokunmak
asla gerçekleştiremediğimiz bir yanılsamadır. her şey atomlardan ve atomların %99'u boşluklardan oluşur. yani aslında her şeyin iç içe geçebiliyor olması lazım ama atomların etrafında hızlı dönen elektronlar, diğer atomların iç içe geçmesini engelliyor. üstelik bu itici güç, atomların birbirine yakınlığı ile de doğru orantılı olarak büyüyor. elinizle bir nesneye dokunduğunuzda atom hızları daha yavaş olsaydı, parmağınız nesnenin içinden geçerdi. Ancak uyguladığınız basınç arttıkça, nesnenin elektronlarının da direnci artıyor. bu yüzden aslında hiç bir şeye "gerçekten" dokunmuş olmuyorsunuz. dokunduğumuzu zannettiğimiz nesnelerle aramızda aslında 10e-8 metre uzaklık bulunduğunun farkında bile değiliz. bu da bence yüce Allah'ın kainatı anlamak için neden sadece fiziğin yeterli olmadığını, metafiziğe ihtiyaç duyduğumuzun bir başka anlatım şekli. madem ki hiç bir şeye dokunamıyoruz, neden onu sadece fiziksel olarak tanımlamaya çalışıyoruz? neden maddenin mânâ alemindeki yerine odaklanmıyoruz?
ve madem dokunamıyoruz, dokunduğumuzu zannettiklerimizi neden sahipleniyoruz?
ve madem dokunamıyoruz, dokunduğumuzu zannettiklerimizi neden sahipleniyoruz?
23 haziran 2019 istanbul yerel seçimi
normal şartlarda önemi olmayan; fakat 3.havalimanı veya kanalistanbul gibi global projelere ev sahipliği yapan şehrin, konjonktürel ev sahipliğini de yapacak olanı seçeceğimizden ve dahi seçimi kazanacak olanın, ülke ekonomisinin bilmem kaçta kaçına denk gelen bir bütçenin çeklerine imza yetkisi vereceğimizden önem kazanan yerel seçim.
bakın dünyada panama kanalı ortalama yıllık 1.5 milyar dolar kazanır. süveş kanalının geliri yaklaşık 5 milyar dolardır. Peki biz ne kadar kazanıyoruz dersiniz? 0 (yazıyla sıfır) dolar! bu saydığım kanallar, potansiyel olarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarından kat be kat küçük oysaki. hepsi bu kadar da değil, lozan'la verilen kayıp öyle büyük ki Rusya Suriye'de türkmenleri vurmak için savaş gemisi geçirmek istese gıkımızı çıkaramıyoruz. Üstelik rus, namluyu bize doğrulta doğrulta da geçebiliyor. bu rezilliğin önünde, uluslararası teamüller greği lozan'ın 100.yılında anlaşmayı tartışmaya açmak var. kanalistanbul gerçekleşirse "bölgenin yapısal ve coğrafik özelliklerinin değişmesini gerekçe göstererek" yeni bir pazarlığa oturabiliriz veya anlaşmayı tek taraflı yok sayabiliriz. yani sadece kanalistanbul, başlı başına bir siyasi özgürlük ve egemenlik meselesi.. istanbul belediye başkanı olacak kişi, dilerse kanalistanbul'u gerçekleşmesinin önüne engeller koyabilir. bu açıdan seçilecek kişinin milli menfaatleri koruması esas olmalıdır.
şu halde ekrem imamoğlu 'nun bbc türkçe'ye "kanalistanbul konusunda ne düşündüğü?" sorusuna verdiği yanıta bakalım:
- çok tehlikeli, kaosa neden olabilecek bir proje.. önceliğimiz olmayacak!
bekâ söylemleri boşa değil. çünkü bu sadece bir yerel seçim değil. bu seçimin kazananı; lozan masasında hangi tarafa oturacağımızı da tayin edecek.
bakın dünyada panama kanalı ortalama yıllık 1.5 milyar dolar kazanır. süveş kanalının geliri yaklaşık 5 milyar dolardır. Peki biz ne kadar kazanıyoruz dersiniz? 0 (yazıyla sıfır) dolar! bu saydığım kanallar, potansiyel olarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarından kat be kat küçük oysaki. hepsi bu kadar da değil, lozan'la verilen kayıp öyle büyük ki Rusya Suriye'de türkmenleri vurmak için savaş gemisi geçirmek istese gıkımızı çıkaramıyoruz. Üstelik rus, namluyu bize doğrulta doğrulta da geçebiliyor. bu rezilliğin önünde, uluslararası teamüller greği lozan'ın 100.yılında anlaşmayı tartışmaya açmak var. kanalistanbul gerçekleşirse "bölgenin yapısal ve coğrafik özelliklerinin değişmesini gerekçe göstererek" yeni bir pazarlığa oturabiliriz veya anlaşmayı tek taraflı yok sayabiliriz. yani sadece kanalistanbul, başlı başına bir siyasi özgürlük ve egemenlik meselesi.. istanbul belediye başkanı olacak kişi, dilerse kanalistanbul'u gerçekleşmesinin önüne engeller koyabilir. bu açıdan seçilecek kişinin milli menfaatleri koruması esas olmalıdır.
şu halde ekrem imamoğlu 'nun bbc türkçe'ye "kanalistanbul konusunda ne düşündüğü?" sorusuna verdiği yanıta bakalım:
- çok tehlikeli, kaosa neden olabilecek bir proje.. önceliğimiz olmayacak!
bekâ söylemleri boşa değil. çünkü bu sadece bir yerel seçim değil. bu seçimin kazananı; lozan masasında hangi tarafa oturacağımızı da tayin edecek.