nushirevan
@nushirevan yazar
1,683
entry
16
takipçi
13
takip edilen
4,079
beğeni
1,359
favori
37,649
puan
Efsane Yazar
3 kız babası, bilgisayar programcısı, tarım teknikeri, tv editörü, meteorolojist
anadolu müslümanlığı
Manisa milletvekili özgür özel'in tbmm'de iç işleri bakanına ithafen "2 duble rakıyı günah saymayan" şeklinde ifade ettiği müslümanlık türü. Tabi canım, aramızda bilmeyenler olabilir bu müslümanlıkta hükümler coğrafi bölgelere göre değişiklik gösterir.
"anadolu müslümanlığı"nda iki duble rakı günah değil. Trakya'da vacip hatta. Kıbrıs'a gitsen, farz hükmünde. Ha, Konya'ya gel, seferisin, o ayrı. Misal Adana'da sünnet yok, şırdan'a kirve oluyorsunuz.
Manisa milletvekili özgür özel'in tbmm'de iç işleri bakanına ithafen "2 duble rakıyı günah saymayan" şeklinde ifade ettiği müslümanlık türü. Tabi canım, aramızda bilmeyenler olabilir bu müslümanlıkta hükümler coğrafi bölgelere göre değişiklik gösterir.
"anadolu müslümanlığı"nda iki duble rakı günah değil. Trakya'da vacip hatta. Kıbrıs'a gitsen, farz hükmünde. Ha, Konya'ya gel, seferisin, o ayrı. Misal Adana'da sünnet yok, şırdan'a kirve oluyorsunuz.
rıza tevfik bölükbaşı
1869-1949 yılları arasında yaşayan Şair, filozof ve devlet adamıdır.

Yaşadığı dönemde Sultan Abdulhamid Han hazretlerine düşmanlığı şiar edinmiş şebekenin elebaşlarından Rıza Tevfik'in Cumhuriyet kurulduktan sonra yazdığı pişmanlık şiiri de günümüze pek uygundur.
Sultan Abdülhamid Han'nın Ruhâniyetinden İstimdad
Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankör milletin bak günahına.
Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca Sultan;
Bizdik utanmadan iftara atan,
Asrın en siyâsî Padişâhına.
"Pâdişah hem zâlim, hem deli" dedik,
İhtilâle kıyam etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz "beli" dedik;
Çalıştık fitnenin intibahına.
Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz.
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegâhına.
Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fena,
Bir sürü türedi, girdi meydana.
Nerden çıktı bunca veled-i zinâ?
Yuh olsun bunların ham ervâhına!
Bunlar halkı didik didik ettiler,
Katliâma kadar sürüp gittiler.
Saçak öpmeyenler secde ettiler.
Tükürün onların pis külâhına.
Haddi yok, açlıkla derde girenin,
Sehpâ-yı kazâya boyun verenin.
Lanetle anılan cebâbirenin
Bu, rahmet okuttu en küstahına.
Çok kişiye şimdi vatan mezardır,
Herkesin belâdan nasîbi vardır,
Selâmetle eren pek bahtiyardır,
Harab büldânın şen sabahına.
Milliyet dâvâsı fıska büründü,
Ridâ-yı diyanet yerde süründü,
Türkün ruhu zorla âsi göründü,
Hem Peygamberine, hem Allâh'ına.
Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin
Âhiretten bile himmet eylersin,
Çok çekti şu millet murada ersin
Şefâat kıl şâhım mededhâhına.
Rıza Tevfik

Yaşadığı dönemde Sultan Abdulhamid Han hazretlerine düşmanlığı şiar edinmiş şebekenin elebaşlarından Rıza Tevfik'in Cumhuriyet kurulduktan sonra yazdığı pişmanlık şiiri de günümüze pek uygundur.
Sultan Abdülhamid Han'nın Ruhâniyetinden İstimdad
Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankör milletin bak günahına.
Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca Sultan;
Bizdik utanmadan iftara atan,
Asrın en siyâsî Padişâhına.
"Pâdişah hem zâlim, hem deli" dedik,
İhtilâle kıyam etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz "beli" dedik;
Çalıştık fitnenin intibahına.
Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz.
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegâhına.
Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fena,
Bir sürü türedi, girdi meydana.
Nerden çıktı bunca veled-i zinâ?
Yuh olsun bunların ham ervâhına!
Bunlar halkı didik didik ettiler,
Katliâma kadar sürüp gittiler.
Saçak öpmeyenler secde ettiler.
Tükürün onların pis külâhına.
Haddi yok, açlıkla derde girenin,
Sehpâ-yı kazâya boyun verenin.
Lanetle anılan cebâbirenin
Bu, rahmet okuttu en küstahına.
Çok kişiye şimdi vatan mezardır,
Herkesin belâdan nasîbi vardır,
Selâmetle eren pek bahtiyardır,
Harab büldânın şen sabahına.
Milliyet dâvâsı fıska büründü,
Ridâ-yı diyanet yerde süründü,
Türkün ruhu zorla âsi göründü,
Hem Peygamberine, hem Allâh'ına.
Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin
Âhiretten bile himmet eylersin,
Çok çekti şu millet murada ersin
Şefâat kıl şâhım mededhâhına.
Rıza Tevfik
arabesk
Dinleyince Aklıma sadece şu gelen müzik türü:
yerleşimlerin efsaneleşmiş hikayeleri
İtalyanların Anadoludaki işgali her ne kadar tarihe şirin haylazlıklar tadına neşredilmişse de kültürel hafızaya yansıyan detaylar dudak ısırtıyor. Yöre halkı her ne kadar "fransızlar" olarak hatırlasa da, İtalyan askerlerinin (Konya) Yenice kasabasındaki bıraktığı izler oldukça derin.
Derler ki "gavurlar" bölgeyi işgal ettiğinde kasabanın genç erkekleri savaşta olduğundan, halk herhangi bir direniş gösterememiş. Rahatlık, acımasızlıkla da birleşince yaşlıları öldürüp sakat bırakmışlar ve her genç kıza tecavüz etme rezilliğine başvurmuşlar.
Anlatılanlar arasında dolaşan rivayetlerden biri, iki kızkardeş hakkında. Tecavüzlerle insanlıktan çıkan düşman askerlerinden, köyün ileri gelenlerinden birinin iki kızını saklarlar. Olur da saklandıkları yerlerden bulunursa, dillere destan güzellikleri belli olmasın diye de tezek yığınlarının içine gizlerler.

Köyün kızları toplatıldığında, içlerinden birisi kendine yapılacaklardan kurtulacağını umarak ağanın iki kızının yerini söyler. Düşman komutanları tezek yığınlarından kızları çıkarınca, güzelliklerini görmek için temizletir. Kader bu ya, düşmanın iki komutanı bu iki müslüman kızına aşık olur ve onları yanlarında Fransaya (aslında italya) götürür ve kızların rızası olmaksızın evlenirler.
İki kız kardeşten birisi, olayı kabullenir ve hayatının geri kalanını gavur illerinde geçirmeyi kendine dert etmez. Ama rivayete göre de yüce Allah bu kıza ve tecavüzcüsü komutana evlat mutluluğu nasip etmez. Öte yandan, kaçırılmasını hiç unutamayan ve evliliği esaret olarak gören diğer kardeş, gavur komutandan iki evlat sahibi birden olur. Her fırsatta kaçma planları yapan bu kız, evlatlarını gezdirme bahanesiyle bir plan yapar ve kızkardeşine bunu bildirir. Yeni hayatını kabullenen kızkardeş, Türkiye'ye geri dönmeye yüzü olmadığını söyler. Bunun üzerine diğeri, iki çocuğunu iki yanına alarak komutanın askerlerinden birisine altın vererek bir kaçış teknesi ayarlar. Deniz kenarına geldiğinde evlatlarının ellerini bırakır ve küçük bedenlerinin suya batışını deliliğe bürünmüş, yaşlı gözlerle seyreder.
O gün bugündür, kasabanın yaşlıları tezek yığınlarından, fransız sarayına uzanan bu hikayeyi anlatırken, talihsiz annenin mealen:
"gavurun tohumlarını vatanıma tekrar ayak bastırmam, özür dilerim kuzularım" diye ağıtını tekrar eder durur..
Not: Başlığı ben açmadım, açılmış ama daha sonra girileri uçmuş bir başlık olmalı. Arama'da buldum, yeni başlık açma gereği duymadım
Derler ki "gavurlar" bölgeyi işgal ettiğinde kasabanın genç erkekleri savaşta olduğundan, halk herhangi bir direniş gösterememiş. Rahatlık, acımasızlıkla da birleşince yaşlıları öldürüp sakat bırakmışlar ve her genç kıza tecavüz etme rezilliğine başvurmuşlar.
Anlatılanlar arasında dolaşan rivayetlerden biri, iki kızkardeş hakkında. Tecavüzlerle insanlıktan çıkan düşman askerlerinden, köyün ileri gelenlerinden birinin iki kızını saklarlar. Olur da saklandıkları yerlerden bulunursa, dillere destan güzellikleri belli olmasın diye de tezek yığınlarının içine gizlerler.

Köyün kızları toplatıldığında, içlerinden birisi kendine yapılacaklardan kurtulacağını umarak ağanın iki kızının yerini söyler. Düşman komutanları tezek yığınlarından kızları çıkarınca, güzelliklerini görmek için temizletir. Kader bu ya, düşmanın iki komutanı bu iki müslüman kızına aşık olur ve onları yanlarında Fransaya (aslında italya) götürür ve kızların rızası olmaksızın evlenirler.
İki kız kardeşten birisi, olayı kabullenir ve hayatının geri kalanını gavur illerinde geçirmeyi kendine dert etmez. Ama rivayete göre de yüce Allah bu kıza ve tecavüzcüsü komutana evlat mutluluğu nasip etmez. Öte yandan, kaçırılmasını hiç unutamayan ve evliliği esaret olarak gören diğer kardeş, gavur komutandan iki evlat sahibi birden olur. Her fırsatta kaçma planları yapan bu kız, evlatlarını gezdirme bahanesiyle bir plan yapar ve kızkardeşine bunu bildirir. Yeni hayatını kabullenen kızkardeş, Türkiye'ye geri dönmeye yüzü olmadığını söyler. Bunun üzerine diğeri, iki çocuğunu iki yanına alarak komutanın askerlerinden birisine altın vererek bir kaçış teknesi ayarlar. Deniz kenarına geldiğinde evlatlarının ellerini bırakır ve küçük bedenlerinin suya batışını deliliğe bürünmüş, yaşlı gözlerle seyreder.
O gün bugündür, kasabanın yaşlıları tezek yığınlarından, fransız sarayına uzanan bu hikayeyi anlatırken, talihsiz annenin mealen:
"gavurun tohumlarını vatanıma tekrar ayak bastırmam, özür dilerim kuzularım" diye ağıtını tekrar eder durur..
Not: Başlığı ben açmadım, açılmış ama daha sonra girileri uçmuş bir başlık olmalı. Arama'da buldum, yeni başlık açma gereği duymadım
girift
"Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler"
Necip Fazıl Kısakürek
Sakarya, kandillere katran döktü geceler"
Necip Fazıl Kısakürek
gelecek partisi
5 ay öncesinden rengini bildiğim partidir. Ha babacan'ın partisini sorarsanız, o da parlament mavi..



i see you

2019 yılı bir gerilim filmidir. Filmle ilgili çok yazmak istiyorum ama en ufak bir şey ağır spoiler olur. Eğer siz de filmden zevk almak isterseniz, filmle ilgili herhangi bir şey okumadan, izlemeden filme başlayın. Eğer ufak bir tüyo alırsanız, filmin asıl süprizi kaçacaktır.
6.his filminde Bruce Willis'in hayalet olduğunu baştan söylemek neyse, film hakkında bilgi edinip başlamak da aynı hesaba geliyor unutmayın.
Spoiler'sız söyleyebileceklerim sadece şunlar: izlerken ilk yarım saat neler döndüğünü anlamakta güçlük yaşayacaksınız. Filmin yarısından sonra bir şeyler yerine oturmaya başlayacak ama baştan beri düşündüğünüz hemen herşeyin aslında görünenden farklı olduğunu anlayacaksınız. Son dakikasına kadar artan gerilim dozuyla beğeneceğiniz bir film olacağını umuyorum.
Puanım: 7.5/10

2019 yılı bir gerilim filmidir. Filmle ilgili çok yazmak istiyorum ama en ufak bir şey ağır spoiler olur. Eğer siz de filmden zevk almak isterseniz, filmle ilgili herhangi bir şey okumadan, izlemeden filme başlayın. Eğer ufak bir tüyo alırsanız, filmin asıl süprizi kaçacaktır.
6.his filminde Bruce Willis'in hayalet olduğunu baştan söylemek neyse, film hakkında bilgi edinip başlamak da aynı hesaba geliyor unutmayın.
Spoiler'sız söyleyebileceklerim sadece şunlar: izlerken ilk yarım saat neler döndüğünü anlamakta güçlük yaşayacaksınız. Filmin yarısından sonra bir şeyler yerine oturmaya başlayacak ama baştan beri düşündüğünüz hemen herşeyin aslında görünenden farklı olduğunu anlayacaksınız. Son dakikasına kadar artan gerilim dozuyla beğeneceğiniz bir film olacağını umuyorum.
Puanım: 7.5/10
seboreik dermatit
Özellikle saç diplerinde meydana gelen, yağlanma ve kabuklanma sonucu saç döken illet bir egzama türü. Vücudunuzda aktif bir mantar türünün tezahürüdür. %100 tedavisi olmamakla birlikte, yaşam kalitenizi yükseltecek ürünler piyasada mevcut.
Bak şurada bahsettim: [ebkz]50830[/ebkz]
Bakın "dünyada zor tedavi edilen hastalıklar, ilaç firmalarının laboratuvarlarından çıkar" derler. Kanserin çözümü olsa bile bu o kadar devasa bir pazar ki, ilaç lobisini ekarte edip "tedavi şudur" diyebilecek babayiğit daha anasının karnından doğmadı. Bu da bahsettiğim bu hastalıklara bir örnek. Piyasada en az 200 TL 'den başlayan kortizon içerikli ilaçlar çözüm değil, bu lobinin ekmek kapısıdır. Öte yandan derdi veren Allah dermanını da veriyor işte. Bi bakıyorsun, milyar dolarlık bir pazar beklentisini bim raflarında eyüp sabri tuncer adlı, sıvı el sabunu görünümlü şampuan çözüveriyor.
Bak şurada bahsettim: [ebkz]50830[/ebkz]
Bakın "dünyada zor tedavi edilen hastalıklar, ilaç firmalarının laboratuvarlarından çıkar" derler. Kanserin çözümü olsa bile bu o kadar devasa bir pazar ki, ilaç lobisini ekarte edip "tedavi şudur" diyebilecek babayiğit daha anasının karnından doğmadı. Bu da bahsettiğim bu hastalıklara bir örnek. Piyasada en az 200 TL 'den başlayan kortizon içerikli ilaçlar çözüm değil, bu lobinin ekmek kapısıdır. Öte yandan derdi veren Allah dermanını da veriyor işte. Bi bakıyorsun, milyar dolarlık bir pazar beklentisini bim raflarında eyüp sabri tuncer adlı, sıvı el sabunu görünümlü şampuan çözüveriyor.
doctor sleep

2019 yapımı fantastik/gerilim türündeki film. Yine bir stephen king eserinden uyarlaması olmakla birlikte, sinemada bir külte dönüşen the shining'in de devamı niteliğinde. Henüz seyretmemiş olanlar için söylüyorum; olayları daha net anlayabilmek için ilk filmi izlemelisiniz. Çünkü bu ikinci filmde birinciye çok gönderme var, hatta ilkini izlemeyenler için filmin finali "bu da nerden çıktı şimdi?" Hissi uyandırabilir.

Filme gelecek olursak "spoiler" vermeden bir fikir sahibi olmanız için bir kaç şey söylemem gerekiyor:
İlk filmde piskiletiyle hayalet ikizlere nanik yapıp, cildi çürük incire dönmüş cıbıl neneye hallenen küçük andy, büyümüş koca adam olmuş. Normal bir hayat yaşamaya çalışıyor ama geçmişi peşini bırakmıyor. Nihayet masum hayatları korumaya çalışırken geçmişi ile yüzleşmek zorunda kalıyor.
İlk filmi aşağı çektiğini söyleyen çok yorum var eleştirmenler tarafından ama ben katılmıyorum. İlk film, ne kadar başarılı olsa da King'in yansıtmak istediğini izleyiciye aktaramamıştı. Bu film bunu yapıyor. Ben ayrı ayrı değerlendirilmesini tercih ederim.

2019 yapımı fantastik/gerilim türündeki film. Yine bir stephen king eserinden uyarlaması olmakla birlikte, sinemada bir külte dönüşen the shining'in de devamı niteliğinde. Henüz seyretmemiş olanlar için söylüyorum; olayları daha net anlayabilmek için ilk filmi izlemelisiniz. Çünkü bu ikinci filmde birinciye çok gönderme var, hatta ilkini izlemeyenler için filmin finali "bu da nerden çıktı şimdi?" Hissi uyandırabilir.

Filme gelecek olursak "spoiler" vermeden bir fikir sahibi olmanız için bir kaç şey söylemem gerekiyor:
İlk filmde piskiletiyle hayalet ikizlere nanik yapıp, cildi çürük incire dönmüş cıbıl neneye hallenen küçük andy, büyümüş koca adam olmuş. Normal bir hayat yaşamaya çalışıyor ama geçmişi peşini bırakmıyor. Nihayet masum hayatları korumaya çalışırken geçmişi ile yüzleşmek zorunda kalıyor.
spoiler (tıkla)
Bu kısımda bir eleştirim olacak. Şu [ebkz]71440[/ebkz] giri'de söylediğim üzere ilk film, artık kronikleşen "king romanlarını sinemaya çevirirken b*k etme" hastalığından kurtulamamıştı. Evet, Jack Nicholson'un müthiş performansı olmasa, King hayranları tarafından muhtemelen yerin dibine sokulacaktı. Çünkü King, iyi ile kötünün mücadelesini bir mekân (otel) üzerinden anlatmaya çalışmıştı romanında. The Shining, her ne kadar fantastik öğelerle bezenmiş olsa da temelde Andy'nin babasının psikopatlığı üzerinden yürüdü. Nicholson'ın daha otelde göreve başlamadan önce yaptığı mülâkat sahnesine bakarsanız, adamın zaten normal olmadığını hissediyorsunuz. Eğer adam manyaksa, mekanın özelliği de hafifliyor doğal olarak. İzleyici "adam zaten manyaktı, hepten balatayı kopardı" diyor filmde. İşte bu problemi ikinci film çözüyor. İyi ve kötü mücadelesi, malum otelde son buluyor ve mekânın şerefi âdeta iade ediliyor. The Shining, ışıldama, parıltı gibi tercüme ediliyor. İlk filmde bu doğa üstü yetenek, üstün körü geçiliyor. Ama ikinci film, bunun üzerine adeta bir evren kuruyor. Bu temayı al, marvel gibi nesiller boyu devam edecek hikaye yaz gitsin yani o derece.
İlk filmi aşağı çektiğini söyleyen çok yorum var eleştirmenler tarafından ama ben katılmıyorum. İlk film, ne kadar başarılı olsa da King'in yansıtmak istediğini izleyiciye aktaramamıştı. Bu film bunu yapıyor. Ben ayrı ayrı değerlendirilmesini tercih ederim.
ali ihsan varol
Tv sunucusu, oyuncu ve şempanze eğitmeni. Yanlış duymadınız, hatta meşhur çarli'nin kankası olurlarmış bir zamanlar
yazarların çocukken çaldığı şeyler
Çalmak denir mi bilmem. Algida Max'ın bedavasını bulmayı öğrenmiştim. 1 tane satın alıyordum, bedava çubuğu ile dondurma dolabının başına gidiyordum, paketin tam yırtılacak yerinde, katlı yerini açıyor ve seri numarasının tek olup olmadığına bakıyordum. Çiftse içinde bedava yok. Numara 2'ye bölünemiyorsa tebrikler, bir bedava çubuğunuz vardı. Önemli olan bakkalın kendi vermeyip, dolaptan kendin seçebildiğin yerlerdi. Bu şekilde sayısız bedava dondurma yedim. Kampanyanın bitişine yakın, Aralık soğuğunda market market dolaşıp bedava dondurma yiyorduk. Binlerce dondurma tükettik Ankara sokaklarında allah affetsin bgv
Not: Namusuz algida, en az tercih edilen tür fıstıklı max olduğundan en çok bedavayı fıstıklılara koymuştu. Kakaolu max'larda pek bedava olmazdı. Fıstık, muz veya çileklilerde çoktu.
Not: Namusuz algida, en az tercih edilen tür fıstıklı max olduğundan en çok bedavayı fıstıklılara koymuştu. Kakaolu max'larda pek bedava olmazdı. Fıstık, muz veya çileklilerde çoktu.
sivilce
Ergenlerin Patlatıp patlatmama arasında kalıp, zamanla mikro ölçekli rinoplastik cerrahi operasyona girişip burnunda boynuz gibi yarayla dolaşmasına sebep olan enfekte por gözenekleri.
Zamanla vücudunuzdaki fazla yağ, derideki gözeneklerden çıkmaya yeltenir. Ergenlik döneminde deri kalın, yağ fazlası ve hormonlar şaha kalkmış olduğundan sivilceler daha çok görülür. Burnunuzun üstünde sivilceyi gördüğünüz zaman ilk olarak etrafına dokunup sivilcenin köklü olup olmadığını kontrol edin. Sivilcenin köklü olması, patlattığınızda daha büyük sorunlara yol açar, Ona geleceğim. Sivilcenin etrafında eğer sızısı varsa köklü bir sivicedir, ona dokunmayın. Köklü değilse işiniz kolay. İnce bir enjektör ile sivilcenin kenarında (tepeden değil) bir delik açın. (İnşallah yemekten sonra okuyorsunuzdur bunu bgv) İçinden çıkan enfekte olmuş yağ ve deri parçalarını olabildiğince temiz bir bezle alın. Ne kadar az bir bölge ile uğraşırsanız, tedaviniz o kadar kısa sürede biter. İrınin içinde üremeye meyilli zararlı bakteriler olduğunu unutmayın. Derhal hijyenik temizlik yapın. (En azından alkollü kolonya ile silin). Muhtemelen enfeksiyonun ilk bağlandığı bölge kanayacaktır, sıkıntı yok. Baskı yap dursun. İrin ve kandan kurtulduysanız, o bölgenin tekrar bakterilere yuva olmaması için ilaçlamamız lazım. Bu konuda bir çok ilaç mevcut ama ben teramisini tavsiye ederim. Hem kısa zamanda sonuç alırsınız hem de içindeki antibiyotiğin sayesinde bakteri sorununuz yok olur. Öte yandan içindeki faydalı maddeler ile deri yenilenmesi süresini de kısaltır.
Gelelim köklü sivilceye.. Yapacağınız tek şey, o kalın kırmızı deriyle bir süre sabretmek. Köklü sivilce, tepeden baş vermeden temizlenmesi zordur. Kırmızı bölgenin en ortası zamanla şişip deriden çıkabilecek derecede sivrileşir. Bu şişkinlik bakteri türüne bağlı olmakla birlikte, derinizin özellikleri yüzündendir. Deriniz kalın olduğu için, ilk örnekteki müdahaleyi yapsak bile deri altında zararlı bakteriler kalacak, tedavi olamayacaksınızdır. Bu yüzden, bir süre sabredip irinin çıkması için sivilcenin baş vermesini bekleyin. Sivilce baş vermiyor, bulunduğu bölgeyi genişletiyorsa patlatma fikrini kafanızdan atın ve derhal bir dermatoloğa gidin. Diyelim ki köklü sivilceniz baş verdi, patlattık ve irini akıttık. Mutlaka bu bölgenin antibiyotikle temizlenmesi gerekir. Olabildiğince ilacın, yaranın içine işlemesine müsade edin. Bir süre yaralı olarak gezersiniz ama içi irin dolu bir burunla gezmekten iyidir.
Zamanla vücudunuzdaki fazla yağ, derideki gözeneklerden çıkmaya yeltenir. Ergenlik döneminde deri kalın, yağ fazlası ve hormonlar şaha kalkmış olduğundan sivilceler daha çok görülür. Burnunuzun üstünde sivilceyi gördüğünüz zaman ilk olarak etrafına dokunup sivilcenin köklü olup olmadığını kontrol edin. Sivilcenin köklü olması, patlattığınızda daha büyük sorunlara yol açar, Ona geleceğim. Sivilcenin etrafında eğer sızısı varsa köklü bir sivicedir, ona dokunmayın. Köklü değilse işiniz kolay. İnce bir enjektör ile sivilcenin kenarında (tepeden değil) bir delik açın. (İnşallah yemekten sonra okuyorsunuzdur bunu bgv) İçinden çıkan enfekte olmuş yağ ve deri parçalarını olabildiğince temiz bir bezle alın. Ne kadar az bir bölge ile uğraşırsanız, tedaviniz o kadar kısa sürede biter. İrınin içinde üremeye meyilli zararlı bakteriler olduğunu unutmayın. Derhal hijyenik temizlik yapın. (En azından alkollü kolonya ile silin). Muhtemelen enfeksiyonun ilk bağlandığı bölge kanayacaktır, sıkıntı yok. Baskı yap dursun. İrin ve kandan kurtulduysanız, o bölgenin tekrar bakterilere yuva olmaması için ilaçlamamız lazım. Bu konuda bir çok ilaç mevcut ama ben teramisini tavsiye ederim. Hem kısa zamanda sonuç alırsınız hem de içindeki antibiyotiğin sayesinde bakteri sorununuz yok olur. Öte yandan içindeki faydalı maddeler ile deri yenilenmesi süresini de kısaltır.
Gelelim köklü sivilceye.. Yapacağınız tek şey, o kalın kırmızı deriyle bir süre sabretmek. Köklü sivilce, tepeden baş vermeden temizlenmesi zordur. Kırmızı bölgenin en ortası zamanla şişip deriden çıkabilecek derecede sivrileşir. Bu şişkinlik bakteri türüne bağlı olmakla birlikte, derinizin özellikleri yüzündendir. Deriniz kalın olduğu için, ilk örnekteki müdahaleyi yapsak bile deri altında zararlı bakteriler kalacak, tedavi olamayacaksınızdır. Bu yüzden, bir süre sabredip irinin çıkması için sivilcenin baş vermesini bekleyin. Sivilce baş vermiyor, bulunduğu bölgeyi genişletiyorsa patlatma fikrini kafanızdan atın ve derhal bir dermatoloğa gidin. Diyelim ki köklü sivilceniz baş verdi, patlattık ve irini akıttık. Mutlaka bu bölgenin antibiyotikle temizlenmesi gerekir. Olabildiğince ilacın, yaranın içine işlemesine müsade edin. Bir süre yaralı olarak gezersiniz ama içi irin dolu bir burunla gezmekten iyidir.
traktörü ters kullanan amca
sɹǝʇ nq ʞǝʇ ɹıq ;ɐp ɐpunloʎ ʎǝş ɹǝɥ ıʞuɐs
postacı
Kapıyı 2 kere çalan kişi
illuminati
Zamanında gizemin dibine vurmuş, über zengin avrupalı ailelerin oluşturduğu söylenen (tövbe estağfurullah) tanrılar konseyi örgüt. Bir çok komplo teorisine kaynak oluşturduğu gibi, dünyanın hem en gizli hem en tanınmış örgütü olarak kayıtlara geçmiştir.

Gizlilik demişken, illuminati kelimesini terse çevirin: itanimulli.. başına ve sonuna www. ve .com getirin... Pek de gizli olmadığını göreceksiniz.

Gizlilik demişken, illuminati kelimesini terse çevirin: itanimulli.. başına ve sonuna www. ve .com getirin... Pek de gizli olmadığını göreceksiniz.
müdür
hitap şekli ''müdürüm'' olan makam. aynı mekanda genel müdür yardımcısı, daire başkanı, 2 tane şube müdürü olunca sorulan her soruya ''evet müdürüm'', ''elbette müdürüm'', ''emredersiniz müdürüm'' müdürüm müdürüm müdürüm diye diye kendimi müdür olduğuma inandırdım.
kadınları çekici yapan özellikler
* Nüfus cüzdanı ve Ehliyetin önlü arkalı fotokopi
* 4 adet biyometrik fotograf
* Mezun olunan okul diploması yada devam edilen okul öğrenci belgesi
* Sağlık raporu
Belgeleri tamamlayıp C sınıfı ehliyet alıyosun, tebrikler artık ''çekici''siniz.
* 4 adet biyometrik fotograf
* Mezun olunan okul diploması yada devam edilen okul öğrenci belgesi
* Sağlık raporu
Belgeleri tamamlayıp C sınıfı ehliyet alıyosun, tebrikler artık ''çekici''siniz.
iktidar
mutsuz çoğunluk mutlu azınlıkla savaşını kazanıp mutlu olunca,
mutlu çoğunluğun azınlıkta olmaktan mutlu azınlığı mutsuz etme savaşı başlatması.
mutlu çoğunluğun azınlıkta olmaktan mutlu azınlığı mutsuz etme savaşı başlatması.


