nushirevan

nushirevan

@nushirevan yazar
1,683
entry
16
takipçi
13
takip edilen
4,079
beğeni
1,359
favori
37,646
puan
Efsane Yazar

3 kız babası, bilgisayar programcısı, tarım teknikeri, tv editörü, meteorolojist

çevrimdışı
15 mart 2019'dan beri üye
trt
Oyun konsolu alırken bedelin içerisine %10 "katılım payı" ekleyen kurum. Nabacağnız, oynadığımız oyunları canlı mı yayınlıcağnız? Hayır neden yani? Oyun konsolu ve Trt.. naalaka?
1 tl ile yapılabilecek şeyler
toplumsal bilinç oluşursa her ay milyonerler çıkarabilen meblağ. incisözlük'te okudum. hem güldüm, hem de şaşırdım. Adamın projesi şu:

Her gün 1 kişinin banka hesap numarası Trt'de yayınlanacak, ülkede çalışan, iyi-kötü iş sahibi herkes günde 1 lirayı bu hesaba aktaracak. 1 lira 1 çay parası bile değil bazen.. Böylece çalışan herkes ayda 30 lira bağış/sadaka vermiş olacak. Ama müthiş tarafı bu değil, her ay 30 kişi muhtemelen 10 milyonları bulan çalışan kişi sayısınca 1 lira alacağından milyoner olacak. Her ay 30 tane milyoner çıkartacağız. Nasıl fikir? Benim aklıma yattı valla bgv
erkek yazarlardan yemek tarifleri
Az tereyağlı tavaya yumurtayı kırın, ecük tuz, kısık ateşte beklesin. Afiyet olsun.

spoiler (tıkla)
erkek yazarlardan anca bu kadar bgv
karine
masumiyet karinesi
baba
Entry görseli

Karpuzun şu kısmını yese, çocuklarına ihanet etmiş gibi hisseden er kişi.

spoiler (tıkla)
@drfaithdz
telaffuzu en zor yabancı kelimeler
ingilizcedeki "th" harflerinin kullanıldığı bir çok kelime.

Örneğin "thanks"

"Th" harfleri "f" gibi duyulsa da daha çok "f"nin daha bi peltek hali gibi. "Fenks" diyorsun ama "f"sini peltek, hızlıca, üstelik dudakların pozisyonu "f" değil de "t" gibi durduğunda amerikan ingilizcesi oluyor. Yoksa ingilizler zaten "thanks" diyor "t"ye basa basa. Ne kadar uğraştıysam da dilim dönmedi, ya "fenks" diyorum ya "tanks"
ihtilaf
Anlaşmazlık. Çoğu zaman hilaf ile karıştırılan terimdir.

İhtilaf, ulaşım yollarının farklı, maksadın bir olduğu şeylerde olur:

- Kabe'yi ziyaret için Bağdat'tan Mekke'ye giden kimse ile
- Kabe'yi ziyâret için Şam'dan Mekke'ye giden kimse gibi..

Bunların ulaşım yolları farklı olsa da maksatları birdir ki o da, Kabe'yi ziyarettir.

Bunun için peygamber efendimiz "Ümmetimin ihtilâfı rahmettir" der.

Hilaf, iki kişi arasında olur.

Bunlardan her biri diğerinin zıddını yapar;
biri doğuya diğeri batıya giden iki adam gibi.

Bunların yolu da, maksatları da farklıdır.
çizi
Haylayf'ın kardeşidir
ayasofya
Mimarisi ve tarihi açısından ana rahmi'ni temsil eden, ortodoks ve katolikler için bir kâbe konumundadır. Oraya girip dua eden haçlı, yeniden doğduğuna veya günahlardan temizlendiğine inanır. Fatih sultan mehmed han'ın yaptırdığı minareler, yüzyıllardır ciğerlerinde bir ok yarası gibi kanar. Camii olması demek, bu iki haçlı mezhebinin ortak düşmanı ilan edilmek manasını taşır. Ortodokslar, olaya dinî açıdan bakarlar. Söz gelimi Kâbe'nin müzeye çevrilmesi bizi suud'a ne kadar düşman ederse, Ayasofya'nın camii olması da yunanı, rus'u, bulgar'ı deliye çevirir. Ege'de bir deniz savaşı kaçınılmaz hale gelir. Rusya ile ilişkileri bu kadar düzeltmişken, yeni bir ambargo anlamına gelir.

Öte yandan, katolikler için ayasofya, tek kâbe değildir. Bu yüzden ortodokslar gibi olaylara dinî açıdan değil, siyasi nazarla bakma eğiliminde olur. Çünkü iki mezhebin bir gün birleşebileceği umudu, ayasofya'nın kubbesinin altında saklıdır. Tarih boyunca bu iki mezhebin savaşmaktan başka altına beraber imza attığı tek metin olan "kalkedon konsili" neticesinde de ayasofya'da bulunmak mevcuttu. Hani bizim yeni osmanlıcılarımızın "bir gün ayasofya'da cuma namazı kıldıracak başkanımız" diye ettikleri umuda benzer bir umut bunlarınki de. Bir gün bu iki haçlı anlayışı, aynı amentüye imza atıp bunu ayasofya'da perçinleyecekler sözde. Bu denli önemli hristiyanlık açısından.

Ayrıca Katolik lobi, avrupa birliği demektir. Ayasofya'nın dönüşümü, ab ile ilişkilerimiz de kopacaktır.

Bir zamanlar akıllı bir adama camii olma fikrini sorduklarında "siz önce bi sultanahmet'i doldurun" demişti.

Çünkü müslüman kişi akıllı ve feraset sahibi olmalıdır. Bir eylemin neticesini öngörmeli ve muhtemel kâr ve zararını hesap edebilmelidir. Ebu Zer hazretleri, islam'la şereflenince gidip hâlen putlarla dolu olan kâbe 'de "ben islam oldum" diyerek kelime-i tevhidi haykırdığı ve kafirlerden bi posta dayak yediği bilinir. Yetmemiş, sonraki bir zaman kâbe örtüsünün altına girip tekrar aynı kelâmı tekrar etmiş. Bu sefer sopalarla dövülmüş. Hz.peygamber, durumu düzeltmesi için Ebu Bekir Sıddık'ı görevlendirmiş. Ne var ki, öngörüden daha fazla manevî duygularıyla hareket eden Ebu Zer, bir kez daha dayak yerken bu defa Ebu Bekir hazretlerinin de dayaktan nasibini almasını sağlamış. Ancak ondan sonra vazgeçmiş bu huyundan.

Ayasofya camii olsun mu? Olsun tabii. Fatih'in emanetidir, vasiyetidir. Olmalıdır da. Ama Ebu Bekir'e bizim yüzümüzden bir fiske gelecekse, sultanahmet'i doldurmakla mükellef kalalım.
leyyal
Sözlükte yeni yeni okuma şansına eriştiğimiz yazar. Bu vesileyle hoşgeldiniz diyorum.
film izlemek
google drive sayesinde, her internet kullanıcısına açık hobi.

Yapmanız gereken sadece internet tarayıcınıza izlemek istediğiniz filmin adını yazıp sonuna "site drive google com" ibarelerini eklemek.

Örneğin Matrix filmini izlemek istiyorsunuz. İnternet tarayıcınıza "(matrix)site:drive.google.com" yazmanız yeterli. İster indirin, ister izleyin.

İyi seyirler.
ay yıldız tim
Türkiye'nin sanal alemdeki kahraman askerleridir. Bu cepheyi boş bırakmayanlara selam olsun.

YouTube video
iç sıkıntısı
gazdır o gaz
george floyd
Abd'de polis şiddetine kurban gidenlerin en etki yaratan ismi.

Entry görseli


Gözaltı işlemleri sırasında, üzerinde 2 adam, elleri bağlı olduğu halde boğazına basılıp nefessiz bırakıldı ve kameralar önünde katledildi. Beyaz bir polisin, savunmasız bir durumdaki bir siyahi vatandaşı daha öldürmesi, bardağı taşıran son damla oldu. Abd'de minnesota eyaletinde başlayan ırkçılık karşıtı eylemler, ülkenin her yanına sıçradı. Ülkede kaos hüküm sürerken, yağma olayları ve artan şiddetle iş içinden çıkılmaz bir hale sürükleniyor. Başkan Trump, geri adım atmadığı gibi gerilimi körükleyici ifadelerde bulunuyor. Ülke tarihinde nadir görülen, ordunun (ulusal muhafızlar) sokağa inmesi, olayların ciddiyetini de gözler önüne serdi. Beyaz saray önünde yüksek duvarlar ve setler çekilmiş olduğu iddia ediliyor.

yiyin birbirinizi ete para vermeyin
ibb
Perakende fiyatı 1 tl olan maskenin, toptan 100.000 adedini 3 tl'ye alan başkana sahip belediye

Hör şöy çok gözöl olocok

Entry görseli


Not: 300 adedini 0.75 kuruştan alan iş yerime selam ederim.
hidroksiklorokin
Bir süredir koronavirüs tedavisinde kullanılan, işe yarayıp yaramadığı henüz netlik kazanmayan ancak abd başkanı trump dahil, bir çok etkili isim tarafından da kullanılan ilaç.

İlacın tedaviye olumlu etkisi var mı bilinmiyor ama tedavi olanlar arasında bu ilacı kullanıp iyileşenlerin sayısı fazla olunca bu ihtimal git gide güçlendi. dünya sağlık örgütü ve kimi avrupa ülkeleri ilacın yan etkileri sebebiyle tedavide kullanımını durdurdu.

Adını televizyondan duyduğumda anlamamıştım ama bu ilacı zaten 1 yıldır düzenli olarak kullandığımı fark ettim.

Aslında ilaçla tanışmam çok önceye dayanır. Yaklaşık 15 yıldır; zaman zaman şişen bir sol dizim var. Dizin içindeki eklem sıvısı artarak dizi şişiriyor ve hareketi kısıtlıyor. Yıllar arayla, 4 defa dizimden artroskopi de oldum. Ne romatologlar, ne ortopedi uzmanları bir çare bulamamıştı. Nihayet tv'de gördüğüm ve vizitesi 2000 tl olan bir profesöre başvurdum. 10 dakika inceledi dizimi "al şunu kullan, geçer" dedi ve elime bir reçete tutuşturdu. İlaç, deri döküntüsü yapan sedef hastalığının tedavisinde kullanılıyormuş. Umutsuz bir şekilde ilacı kullanmaya başladım. 2 günde netice aldım. Dizimin ağrısı dinmiş ve şişlik yavaşça azalmaya başlamıştı. Tamamen iyileştikten sonra da ilacı bırakmamı söylemişti profesör. Nitekim öyle de yaptım.

4 yıl sonra yeniden şişti ve tekrar kullanmaya başladım. Yine faydasını gördüm, hatta bırakma evresine yakınım.

Korona sürecinde ilacın fellik fellik arandığını, reçete yazdırmak için sıraya girildiğini gördükçe Allah'ın benim için takdirine şükrettim. Belki virüsü çoktan kaptım ama ilaç sayesinde ucuz atlattım. Kim bilir?
kanı donmak
Gördüğü, yaşadığı, tecrübe ettiği olay veya durum karşısında ürpermek, olağanüstü şaşırmak ve ayrıca bir ekrem imamoğlu beyanı.

İstanbul'da Metrobüs seferlerinin azaltıldığı iddiası üzerine, sosyal medyada otobüsün kalabalık görüntüsü çekilmişti. Bu sosyal mesafeden yoksun görüntü, oldukça tepki aldı. İBB sözcüsü Murat Ongun kalabalığın organize bir şekilde otobüse dolduğunu, amacının da İBB 'yi ve başkanını zor duruma düşürmek amacı güttüğünü ifade etti. Fazilet parkı durağından 47 kişinin aynı anda bindiği ifade edildi. Yetmedi, Ekrem Bey "organize kötülük" dediği olay hakkında fox tv'de konuşurken "ben görüntülerini izledim, kanım dondu ya!" dedi.

YouTube video

Bunun üzerine bazı gazeteciler, olayın üzerine gidilmesi için dava açtılar. Dava neticesinde, metrobüs kayıtlarında böyle bir olayın vuku bulmadığı da ortaya çıktı. Bir çok kişi, çalışmak zorunda oldukları için sabah işe gitmekten başka bir şey yapmamışlardı. Ortada kötülük olmadığı gibi, organize bir faaliyet de tespit edilemedi. Nitekim davanın sonuçlanmasına kadar iddiasını sürdüren Murat Ongun, nihayet yanlış anlattığını itiraf etti. Olayı "organize kötülük" olarak lanse eden İBB olayı "canım tamam tek bi duraktan binmemişler de, bir çok duraktan binmişler"e getirdi.

YouTube video

Şimdi soru şu: Ekrem İmamoğlu'nun

"Ben görüntüleri izledim, kanım dondu!" dediği görüntüler neydi?

Ortada 2 kişi var, biri yalan söylüyor belli ki..
gezi parkı
Video kayıtları ve bulunan delillerle, sponsorlu bir darbe girişimi olduğu netlik kazanan anarşizm eylemleri.

"Çiçek topladılar, kitap okudular vs." bu hareketin makyaj kısmı. Evet, kimi insanlar demoktatik ve barışçıl bir eyleme imza atmak istemiş olabilirler. Ancak bu hasletleri gezinin anarşi eylemleri ile ayıran kısımları var. Geziyi gündeme taşıyan çadırda kitap okuyanlar değil, belediye otobüsünü ateşe verip duvarlara "zulüm 1453'te başladı" yazanlardı. Yani eylem, başladığı noktadaki amacından saptı. Bu sapmayı görüp hâlen geziye sahip çıkan varsa, anarşizmi savunmuş olur. Bu ayrım net yapılmadan, gezi eylemlerine sahip çıkmak, darbeye alkış tutmaktan farksız. Anarşizm, histerik bir salgındır. kissinger'ın da dediği gibi, "kitle büyüdükçe zekâ seviyesi de aynı oranda düşer" Geziyi başlatan barışçıl grubun arasında sızıp, daha sonra eylemin odağına geçen anarşizm yanlıları da, bu salgın nedeniyle geziye sahip çıkanları da kendi arzularına alet ettiler.
Kendimi çoğu zaman o ilk grubun arasında hayal ediyorum: Ağaçların kesilmemesi için vücudumu siper etmişim. Kitaplar okuyor, şarkılar söylüyor, orantısız da olsa mizahın dibine vuruyoruz.

Sonra kızıl flamalar çıkıyor meydanlara.. Yüzlerini kapatmış, terör örgütlerinin paçavralarını taşıyorlar. Belediye otobüslerini ateşe verip, Atatürk heykelinde pkk şovuna kalkışıyorlar. Dillerinde küfür, bellerinde sopalar, ceplerinde taşlar.. "Başladığımız noktadan epey saptık" diye düşünür oradan ayrılırdım. Ve dahi bir daha bu olayların parçası olduğu düşüncesinden sıyrılırdım. Bu anarşizme sahip çıkmazdım.

anarşizm medeni evrimini tamamlayamamış ara formların ideolojisidir. Gezi parkı olayları anarşizmin bu topraklardaki narkozsuz sezaryeniydi.
koronavirüs
Entry görseli
bekçiye yeni isim bul
Polisimsi