Bütün sözlük ahalisi için mübarek olmasını dilediğim ay.
nushirevan
@nushirevan yazar
1,683
entry
16
takipçi
13
takip edilen
4,079
beğeni
1,359
favori
37,647
puan
Efsane Yazar
3 kız babası, bilgisayar programcısı, tarım teknikeri, tv editörü, meteorolojist
dolar
Bir silahtır. Emperyalizmin kullandığı, konvansiyonel silahlardan daha etkili, kullanıldığı herkes tarafından görülemeyen bir silahtır hem de. An itibariyle bunu daha iyi anlıyoruz. #DevletiminYanındayım
seni bulurum
ibb başkanı ekrem imamoğlu 'nun şehitlikte kendisini protesto eden gazi yakınına söylediği tehditvari cümle.
millet vekilleri aşı oldu mu
Bitişik birleşik kelimeleri öğelerine ayırmayı seven birinin, parlamenterlerin aşı takvimini merak etmesi sonucu sorduğu soru
kalp sıkışması
Çoğu zaman spazm ile karıştırılan durumdur. Kalp ve mide gibi içi boş organlarda gerilmeler gerçekleşebilir ama çoğunlukla kalbimizin olduğunu düşündüğümüz bölgede kaslar üşütebilir. Eğri bir dalı düzeltmenin yolu tersine bükmektir. Kas spazmınızın olduğu bölgeye sıcak kompres uygularsanız rahatlama verebilir. Tamamen iyileşmesi için vücudun tamamen ısıtılması, yani bol bol hareket ettirilmesi gerekir. Genellikle yarım veya 1 gün sürebilir. Kendini doktor zanneden adam mode off
miraç kandili
Bütün sözlük ahalisinin kutladığım kandili. Yazan yazmayan, vakit ayıran herkes varolsun
muhabbet kuşu
Evde bakılması kolay bir kuş cinsidir. Masrafsız, emeksiz, ilgisiz bile bakılır. Yemini, suyunu, taşını koy.. Bakım yapmasan bile kendine bakar. Ha, bakarsan sana arkadaş olur, evin neşesi olur, yaramazı olur o ayrı.
Üniversitede öğrenci evine bir tane yavru bulduk. Yavru o kadar küçüktü ki avucumuzun içine sığıyordu. Çok sevdiğimiz köfteci bi dayı vardı mahallede. Dedik ki avucuna koyalım, ilk olarak nasıl hitap ederse adı o olsun. Misal ayyy mı dedi, adı ay olacak. Harika bişey bu filan dese adı harika bir şey olacak.. Neyse eline verdik bunu, alır almaz "aaa şerefsiz!" demesin mi? E söz sözdür adını şerefsiz koyduk. Şerefsiz aşağı, şerefsiz yukarı baya baya eğittik de hayvanı. Kafessiz yaşıyor, pencere açık oturuyor, omuzumda pazarı geziyordu. Ben ne yersem gelip "bismillah" diyor sofraya oturuyordu. Yıkanma zamanı mı geldi? Koyuyordum bir bardak ılık su, bardağın kenarlarına bacaklarını yerleştirip duş keyfi yapıyordu. Konuşmayı da biliyordu. Bir keresinde saydık 21 kelime dağarcığı, 4-5 kalıp cümlesi vardı. Tabi doğal olarak kendi adını ezberledi şerefsiz. Bir defasında misafirim geldi. Aa ne güzel filan diyor evcil ya? Tam bu "konuşuyor mu?" demesine kalmadı adamın kulağına "şerefsiz! s... git! şerefsiz seni!" demesin mi? Adama "abi şerefsiz hayvanın ismi" dedik "hadi lan özel ögretmişsiniz" diyip alinganlik etti, çıktı gitti.
Beslemek isteyenlere tavsiyem şudur: İlk olarak bu hayvanın evdeki gürültü seviyesi ile yarıştığını unutmayın. Hararetli bir tartışmanin ortasında taraflar sesini git gide yükselten kuşa "aaa sen de bi dur be!" çıkışı yapması doğaldır. Ev sessizse çok bunaltmaz. Gürültü varsa ortalığın anasını ağlatır.
İkincil olarak, eğer ele gelmesini, kafessiz yaşayabilmesini istiyorsanız kafesine yem koymayacaksınız, elinizden yiyecek. Bunun tekrarları, hayvanın size sadakatini arttırıyor. Kuş, cam açık olsa bile sizi bırakamıyor.
Bakın çoğu kişi bunu söylemez: Konuşturmak isterseniz, zaten istemeseniz bile 2-3 ay sonra konuşmaya başlayacaktır. Kuş, tamamen evcilleştiğinde özel bir kusma olayı gerçekleştirir. Bu istifra sonucu kuş, boğaz yapısını insan diline evrimleştirir. Böylelikle önceden c, ş, ç gibi söyleyebildiği harflerden daha fazla ses çıkarabilecektir. Yalnız unutmayın! Bu evrimi gerçekleştiren kuşlar, kolay kolay çiftleşmez. Çünkü bu aşamadan sonra evin bir bireyi olmakla kalmaz, kendisini insan zanneder, aranızda bir hiyerarşi kalmaz. Kafasında "ben de bir bireyim, ben de seninle eşitim" der gibi davranışlar sergiler. Bu yüzden çiftleştireceğiniz kuşa dil ögretmeye kalkmayın, kendi öğrendiği kadarı ile yetinsin. Ki yanına gelen müstakbel eşi "bu nece konuşuyor gı?" demesin.
Üniversitede öğrenci evine bir tane yavru bulduk. Yavru o kadar küçüktü ki avucumuzun içine sığıyordu. Çok sevdiğimiz köfteci bi dayı vardı mahallede. Dedik ki avucuna koyalım, ilk olarak nasıl hitap ederse adı o olsun. Misal ayyy mı dedi, adı ay olacak. Harika bişey bu filan dese adı harika bir şey olacak.. Neyse eline verdik bunu, alır almaz "aaa şerefsiz!" demesin mi? E söz sözdür adını şerefsiz koyduk. Şerefsiz aşağı, şerefsiz yukarı baya baya eğittik de hayvanı. Kafessiz yaşıyor, pencere açık oturuyor, omuzumda pazarı geziyordu. Ben ne yersem gelip "bismillah" diyor sofraya oturuyordu. Yıkanma zamanı mı geldi? Koyuyordum bir bardak ılık su, bardağın kenarlarına bacaklarını yerleştirip duş keyfi yapıyordu. Konuşmayı da biliyordu. Bir keresinde saydık 21 kelime dağarcığı, 4-5 kalıp cümlesi vardı. Tabi doğal olarak kendi adını ezberledi şerefsiz. Bir defasında misafirim geldi. Aa ne güzel filan diyor evcil ya? Tam bu "konuşuyor mu?" demesine kalmadı adamın kulağına "şerefsiz! s... git! şerefsiz seni!" demesin mi? Adama "abi şerefsiz hayvanın ismi" dedik "hadi lan özel ögretmişsiniz" diyip alinganlik etti, çıktı gitti.
Beslemek isteyenlere tavsiyem şudur: İlk olarak bu hayvanın evdeki gürültü seviyesi ile yarıştığını unutmayın. Hararetli bir tartışmanin ortasında taraflar sesini git gide yükselten kuşa "aaa sen de bi dur be!" çıkışı yapması doğaldır. Ev sessizse çok bunaltmaz. Gürültü varsa ortalığın anasını ağlatır.
İkincil olarak, eğer ele gelmesini, kafessiz yaşayabilmesini istiyorsanız kafesine yem koymayacaksınız, elinizden yiyecek. Bunun tekrarları, hayvanın size sadakatini arttırıyor. Kuş, cam açık olsa bile sizi bırakamıyor.
Bakın çoğu kişi bunu söylemez: Konuşturmak isterseniz, zaten istemeseniz bile 2-3 ay sonra konuşmaya başlayacaktır. Kuş, tamamen evcilleştiğinde özel bir kusma olayı gerçekleştirir. Bu istifra sonucu kuş, boğaz yapısını insan diline evrimleştirir. Böylelikle önceden c, ş, ç gibi söyleyebildiği harflerden daha fazla ses çıkarabilecektir. Yalnız unutmayın! Bu evrimi gerçekleştiren kuşlar, kolay kolay çiftleşmez. Çünkü bu aşamadan sonra evin bir bireyi olmakla kalmaz, kendisini insan zanneder, aranızda bir hiyerarşi kalmaz. Kafasında "ben de bir bireyim, ben de seninle eşitim" der gibi davranışlar sergiler. Bu yüzden çiftleştireceğiniz kuşa dil ögretmeye kalkmayın, kendi öğrendiği kadarı ile yetinsin. Ki yanına gelen müstakbel eşi "bu nece konuşuyor gı?" demesin.
tenet
Öyle bir filmdir ki "ne izledim la ben" etkisi hissedersiniz film bitince. Zamanı işleyen çoğu film gibi bu film de ilgi çekiyor. Ancak bahse konu filmlerin yine çoğunluğu kendi içinde mantık örgüsüne sahip. Yani sen elbette fantastik bir bilim kurgu eseri ortaya çıkartabilirsin, kendi dünyanı, kendi kurallarını oluşturabilirsin ama bu dünyada bu kuralları da seyirciyle paylaşmak zorundasın. Ki biz de izlediğimizde "tamam canım adamın kurduğu evrende kurallar bu şekilde" diye olayı hazmedebiliyoruz. Ancak tenet'te olay bir türlü açıklanmıyor. Bakın açıklanmaya çalışılıyor da açıklanamıyor değil, bile isteye açıklanmıyor. "Kurşun nasıl geri geldi?" diyor adam cevap "düşünme böyle şeyleri, sen sadece akışına bırak, hisset" filan deniyor. Ucundan kıyısından bilime meraklı olduğum için Nolan'ın yapmak istediğini anladığımı varsayıyorum. Hızlı dönen bir tekerleğin cantına bakarsanız döndüğü yönün tersine hareket ediyor gibi görürsünüz. Hah, Nolan bu ilüzyonu almış, muhteşem bir kurgu ile -kimse kusura bakmasın ama- ortaya tırt bir film çıkarmış. Nolan'ın "dur zamanla ilgili karmaşık bir film yapayım da tartışsın dursun bezemengler!" dediğine eminim.. ama ispatlayamam
rahatsız edici gerçekler
Türkiye 'de hayvan haklarının insan halklarından üstün olduğu gerçeği. Misal bir kadını durakta 20 köpek parçaladı, olayın görüntüleri de var, haber dahi olmadı. Twitterda gündem yapılmadı. Sanatçılar duyar kasmadı. Mecliste bahsedilmedi.
Amma velakin bi köpeği zorla tut, şurdan şuraya koy. Aman Allahım! Öyle bir linç yiyorsunuz ki yukarıdaki gerçeği iliklerinize kadar hissedersiniz.
Amma velakin bi köpeği zorla tut, şurdan şuraya koy. Aman Allahım! Öyle bir linç yiyorsunuz ki yukarıdaki gerçeği iliklerinize kadar hissedersiniz.
ekrem imamoğlu
Çalışan sendikaların greve gitmesi ile zor durumda kalan istanbul başkanı. İstanbul'un muhtelif yerlerinde 90'ları aratmayan çöp dağları ortaya çıkmış durumda. Yazıktır. "Bir siyasi figür parlatayım, 2023'te Tayyip'e rakip olsun" diye kaç milyonluk şehri ve içinde yaşayanları heba ettiniz. Şu durumda sadece iki şey söylenebiliyor. Birincisi, sendikalar organize ve art niyetli çalışıyor diyebilirsiniz. Sendika da bir anayasal kuruluştur ve kanunlara uymak zorundadır. Siz kanunun gerektirdiği sorumlulukları yerine getirirseniz sendika grev yapamaz. Yapanlar da suç işlemiş sayılır. Demek ki İbb'nin bu konuda bir eksikliği var. İkincisi "merkezi hükümet"ten destek almıyor denilebilir. Doğrudur. Genel seçimleri kazanmadan yerel seçimleri kazanırsan başka ne bekliyordun ki? Yazıktır yazık.. koskoca şehrin seneleri heba oldu, oluyor.
tc no ezberi ile zeka zeviyesi
İnandırıcı gelmeyen bir iddia. Şahsen, ailemin mhrs randevularını ben düzenlediğim için bir çok tc kimlik no'yu ezberime aldığımı farkettim. Sonra bu araştırmaya göz attığımda bir çok kategoriye birden girdiğimi gördüm. Bence bu ezber kısmının 2'li veya 3'lü sırayla değil, tc kimlik no'nuzu ezberleyebileceğiniz kombinasyonlarla ilgisi var. Örneğin 12234.. diye başlayan numarayı 12-23.. diye değil de 122-34 şeklinde ezberliyorsunuz. Öte yandan bir diğer numara 1125.. ise bu sefer 112-5.. değil 11-25.. deyiveriyorsunuz. Yani nasıl ezberleyebiliyorsanız öyle. 1374689.. diye başlayan, yani tekrar etmeyen, 10'luk dilimlere tam bölünmeyen numaranız varsa, yukarıdaki iddia sizinle ilgili olabilir. Ama xxx22xxx numarasında o 22'yi ayıracaksınız illa ben diyim.
güzellik
Yılışık, hadsiz bir hitap şekli:
"Naaber güzellik?" gibi
"Naaber güzellik?" gibi
mutsuz insanlara tavsiyeler
Lisede bir arkadaşım "morelin bozuğusa harikitli şarkı açacayn" dedikten sonra önce garipsediğim, daha sonra deneyip bu saçma yöntemin işe yaradığını görünce şaşırdığım sistem. Nerede cıstak cıstak müzik varsa onu açıp dinliyorum. Arabesk'ten uzak durun. Arabesk; tatlı tatlı kaşınan, kaşıdıkça açılıp kanayan o masum kabuklu yara gibi mutsuzlukta.
101 okey
Veznede Sürekli kitlenen sistem'den sonra memurun kullandığı ikinci program.
8 şubat whatsapp sözleşmesi
Yıllardır sorulan "whatsapp reklamsız nerden para kazanıyor?" Sorusunun ayyuka çıkmasıyla, abd'deki patronların kişisel verileri satmakla suçlanması, bunun üzerine battı balık yan gider dercesine alelacele imzalatılan sözleşme. Türkiye'yi Avrupa birliği ülkelerinden ayrı tutması, vergi vermemesi olayını geçtim, reklam gibi önümüze çıkan bir sözleşmeyi, onay istemeden tek tıkla imza olarak varsayması bile kanunsuz. Bu fütürsuzluğa göz yumup yummamak ise kullanıcıya kalıyor. Hepimizin Muhittin Topalak from Kazlıçeşme sendromu yaşadığını düşünen, "cia naapsın senin kıytırık bilgilerini hanunagoin!" diyen çok biliyorum ama benim uygulamadan ayrılma kararım, şirketin ülkemi ve beni önemsemiyor oluşuna karşı bir duruş. Açıkçası ülkesini seven, kendisine saygısı olan herkese de tavsiye ederim.
Ha diğer uygulamalar bunu yapmıyor mu? Yapıyorlar tabi ki.. Reklamsız, ücretsiz tüm uygulamalar bunu yapıyorlar. Zamanında tambu klavye yetkililerine bunu sorduğumda da kabul etmek zorunda kalmışlardı. Ancak whatsapp'in yaptığı ile arada fark var. Bir mahalle düşünün. Mahalle sakinlerinin evlerine muntazaman hırsızlar girip ufak tefek aşırmalar yapıyor. Ev sahipleri, hırsızların kim olduklarını bildiği halde, sordukları zaman inkar ettikleri için mahallede yaşamalarına izin veriyorlar. Fakat bir tanesi çıkıyor "mahallenin hırsızı" diye kimlik çıkartıyor ve bunun için mahalle sakinlerinden imza topluyor. Artık göstere göstere yapılanı da kimse normal karşılamıyor doğal olarak..
Ha diğer uygulamalar bunu yapmıyor mu? Yapıyorlar tabi ki.. Reklamsız, ücretsiz tüm uygulamalar bunu yapıyorlar. Zamanında tambu klavye yetkililerine bunu sorduğumda da kabul etmek zorunda kalmışlardı. Ancak whatsapp'in yaptığı ile arada fark var. Bir mahalle düşünün. Mahalle sakinlerinin evlerine muntazaman hırsızlar girip ufak tefek aşırmalar yapıyor. Ev sahipleri, hırsızların kim olduklarını bildiği halde, sordukları zaman inkar ettikleri için mahallede yaşamalarına izin veriyorlar. Fakat bir tanesi çıkıyor "mahallenin hırsızı" diye kimlik çıkartıyor ve bunun için mahalle sakinlerinden imza topluyor. Artık göstere göstere yapılanı da kimse normal karşılamıyor doğal olarak..
6 ocak 2021 boğaziçi üniversitesi protestosu
Masum bir eylem gibi gösterilmeye çalışılan, alttan alta cenevre sözleşmesinin "kurtarılmış bölgeler" etiketini kullanarak dış müdehalenin yolunu açmaya çalışan, sivillerin değil terör örgütleri ile intisaplı militanların başını çektiği protesto. Gezi olayları da böyle başlamıştı hatırlarsanız. Gencecik dimağlar; ağacı, yeşili korumak amaçlı çadırlar kurdular, kitaplar okudular, müzikler çaldılar. Olay banka atm'sini kırıp, belediye otobüsünü yakıp, polis arabasını tepe taklak edeceķ vandallığa, kaldırımlara "zulüm 1453'te başladı" yazabilecek kıvama gelmişti.
Protestolara katılan, destekleyen şahıslara şunları sormak önemli:
1- Dünyanın neresinde, hangi ülkesinde ögrenciler rektör seçebilir?
2- Üniversite öğrencisi bile olmayan mlkp terör örgütü militanlarının aranızda ne işi var?
3- Eğer derdiniz uzlaşı ise; sizi dinleme ihtiyacı bile olmamasına, hakaretleriniz, saygısızlıklarınıza rağmen sizinle diyalog kurmaya çalışan hocanızı neden dikkate almıyorsunuz?
Protestolara katılan, destekleyen şahıslara şunları sormak önemli:
1- Dünyanın neresinde, hangi ülkesinde ögrenciler rektör seçebilir?
2- Üniversite öğrencisi bile olmayan mlkp terör örgütü militanlarının aranızda ne işi var?
3- Eğer derdiniz uzlaşı ise; sizi dinleme ihtiyacı bile olmamasına, hakaretleriniz, saygısızlıklarınıza rağmen sizinle diyalog kurmaya çalışan hocanızı neden dikkate almıyorsunuz?
your honor
ingilizce bir kalıptır ve "sayın yargıç" olarak çevrilecek bir hitap şeklidir.



