monica ziyagildurulay

monica ziyagildurulay

@monica ziyagildurulay yazar
191
entry
23
takipçi
11
takip edilen
686
beğeni
384
favori
9,338
puan
Uzman Yazar
çevrimdışı
16 ekim 2018'dan beri üye
cilt bakımı
Çok önemli konu herkes cilt bakımını atlayıp, boyanıyor, cildini olmayan bir güzelliğe bürüyor ama zaman su gibi geçiyor bir zaman sonra ise boyalar işe yaramıyor maalesef :// cildin kıymetini bilmek gerek.

Çok klasik olacak ama su için, vücudun yenilenmesi için istediği en basit şeydir su. Gidip içindeki vitaminlere bakmadan aldığınız kremlerden daha etkilidir.

Düzenli yaşam ve beslenme. Çoğu beslenme bozukluğunun iç tatminsizliklerden geldiğine inanıyorum özellikle de hislerimizden. Basit bir görsel bırakıyorum aşağıya.

Entry görseli


Güzel hissetmek için spor yapım, yoga yapın bunları yapmak zahmetli geliyorsa sevdiğiniz bir şeyle uğraşın sonrasında baZı şeyler otomatikmen düzeliyor.

Cildin çok basit bir işleyişi var geceleri kendini yeniliyor ve bu esnada cildinizin temiz ve nemli olması yenileme işlemine fayda sağlıyor. Bu kadar basit aslında. Peki biz geceleri ne yapıyoruz? Öncelikle makyajımızı siliyoruz ama Bu olayı çok yanlış yapıyoruz çekiştirdikçe çekiştiriyoruz, bastırdıkça bastırıyoruz cildi, yer çekimi zaten canına okuyor, üstüne bizde cila çekiyoruz. Makyajınızı temizlerken cildi çekiştirmeyin, kas dokusunun az olduğu göz çevresini hiç çekiştirmeyin, bastırmayın hassas davranın.

Makyajınızı temizlerken duşa girebiliyorsanız, duşa girin. Duştan sonra Hazır yüzünüzde yıkanmış suyun etkisiyle makyaj kalıntıları iyice azalmış ve yumuşamışken, makyaj temizleyiciniz ile “hassas ve tampon” hareketlerle asla ovmadan ve çekiştirmeden kolayca temizleyin. Çekiştirip, bastırıp sonra yıkamanın bir anlamı yok.

Peelinge gelelim duş esnasında yapılmalı çünkü cilt yumuşamış ve Ekstra hassaslaşmışken yapılması daha etkili ayrıca hafta da bir kere yeter uzman tarafından önerilmedikçe üç beş kere yapmak anlamsız. Bunla beraber Tonikler var günümüzde çok popüler Cildi sıkıştırması ve cilt temizliğinden sonra kalan yağ ve türevini temizliyor gibi bir işlevden bahsediliyor ama şöyle bir şey var baZı tonikler alkol içerebiliyor, güneşe çıkınca problem olabilir. Dikkat edin.

Kimyasal peeling, cilt soyucu maskeler var ben bunları hiç denemedim, araştırmadım. Uzman tavsiyesi olmadan da kullanmam ama kil maskelerini, nem maskelerini çok seviyorum özellikle güneşli bir günden sonra nem maskesi cilde çok iyi geliyor.

Bir de son yıllarda titreşimli, pilli, şarjlı cihazlar çıktı Eminim cilt bunlara ihtiyaç duyacak kadar kirlenmiyor ama masaj etkisiyle kan dolaşımını arttırıp cildinizin yenilenmesini sağlayabilirsiniz.

Evet arkadaşlar kanalıma abone olmayı unutmuyoruz lütfen.
kimin kocası bu
Zaman zaman varoşizmi hakkıyla savunmuş bir insan olarak bunu ben bile kaldıramadım. Gördüğüm an Mide bulantıyla beraber kusma hissiyatıma engel olamıyorum... kimiiin kocası bu? Bu beniiim kocam, kıllııı ve hödük.

Bu nedir abi? Hani biz teknoloji çağının akıl küpü çocuklarıydık. Neden böyle oldu?

Nerde yeni evli genç insan var yapıyor bu sikik olayı, tamam anlık bi' gafletle yapmış olabilirsiniz ama kendinize saklayın, anında paylaşıyorsunuz. hayır yani evlenebilme yeteneği olan tek insan siz değilsiniz, sakin.
köy enstitülerinin kapatılması
1954 yılında demokrat parti tarafından yapıldı. Gerekçesi komünist nesil yetiştirmekmiş oysaki yapılan halkın sistematik olarak cehalete mahkum etmekti üstelik göçe, eğitimsizliğe, teknoloji çağına ayak uyduramamaya ve dahasına.

Entry görseli


Yukarda bir köy enstitüsünün diploma örneği var adamların aldıkları derslere bakın, “ruh bilimi, tarım, resim, müzik” dersler insanı Eksik bırakmıyor aksine birçok farklı alanda fikir, tecrübe sahibi yapacak dersler.

bu enstitüler kapatılmasıydı bu gün ülke olarak, insan olarak, eğitim ve teknoloji olarak çok farklı olabilirdik her şeyi geçtim Almanya kıskanabilidi ajajaja neyse ya komünistlere ayarım zaten broşür dağıtıp, yürüyüp duruyorlar iyi olmuş kapatılması.
beyaz oje
Zevksizlik abidesi başka şey değil ben şahsen bunun kadar rezil, iğrenç, kötü bir oje görmedim... ay birde bunu sürünmek için ekstra uğraşmak gerekiyor.

İtici, kötü, mikrobumsu, pislik bir şey.
sözlük yazarlarının ruh hâli
Entry görseli


Sevgi dolu.
hakan muhafız
“Tılsımlı bir yadigâr tarafından kendisine mistik güçler verilen genç bir adam, karanlık güçlerle savaşmak ve geçmişindeki bir gizemi çözmek üzere bir yolculuğa çıkar.”

Kalbim küt küt, ilk Türk netflix dizisi. başrolü Çağatay Ulusoy'a vermişler iyi yapmışlar bu çocuk ilk çıktığında Kenan İmirzalıoğlu sendromuna yakalanacak diyordum ama yok yani, yapmadı öyle bir şey. Kendini geliştirmek için uğraştı, çabaladı. Holding patronu olmaktan öte bir şey oldu.

Oyuncular arasında bir tilt olduğum Ayça Ayşin turan var, hiç sevmiyorum bu kızı bunun dışında nays kadro ayrıca “hakan: muhafız” nedir? Bu isim olmuş mu hiç? Sadece muhafız olaydı iyiydi. Neyse neyse ilk teaser yayınlandı, izledim beğendim ama inş sonunda abuk bir aşk hikayesine bağlanmaz. Dizi 14 aralıkta başlayacak, izleyeceğim.

[url] www.instagram.com/... [/url]

The protector

Olm çok havalı.
güven sözlük şarkısı
Sözlüğün şarkısı.

Ben beğendiğim iki kere dinledim bu bir yana sözlük için adamın biri çıkıp uğraşmış, yazmış, söylemiş cidden çok hoş hareket.

unutmadan İnsanların yaptığı işe emek ve zaman ayırması mutlu ediyor mesela ben Adminin sözlüğü terk ettiği bi' sözlükte de yazmıştım zamanında ajajajsj.

Tebrikler.
vize haftası hasta olmak
berbat bir durum.

herkes hayvan gibi ders çalışmış nörofizyolojiyi bitirmişler, salak salak konuşup can sıkıyorlar, sınıfı ateşe veresim var. Bu bahtsız Bedevilik yakamı bıraksın artık ayrıca biri daha çıkıp bu aqmun ülkesinin sağlık sistemini överse ağzına kürekle vuracağım.

Ya bende çok çalışmadım Cnm, sıkma canını (kütüphane de yatmış) her şeyi geçtim pratiğine bile çalışmış vicdansızlar.
dalgınlık
Yapacağınız işle münasebetsiz ilişkiye girme sanatı yeminlen ne çektiysem bundan çektim. Kimsenin görmesini istemediğiniz fotoğraflar mı var? Atın bana kendi kişisel hesaplarımda anında paylaşayım. mesaj, mail konusuna zaten girmiyorum bile yanlışlıkla kimlere neler neler yazdım, gönderdim.

işte insan böyle böyle arsız bir insana dönüşüyor.
sözlük yazarlarının nicklerinin anlamı
Ay ben kendi nickimden utanıyorum üç farklı dizi karakterini barındırıyor, üçünü de severim ama yani neden aldım hiç bilmiyorum, bir zamanlar bu nick olayında daha iyiydim sonra çok bozdum, değiştirmekte istemiyorum galiba içselleştirdim. İçşelleştirmekte fena kötü bir şey.
seksepaliteyi anında yok eden şeyler
içlik
madam coco boykotu
Cidden üzüldüm zira Bu şartlar kölelikten başka bir şey değil bunun yanında aldıkları maaş 2 katına çıksa, haftanın 2 günü izin bile yapsalar az çünkü bu insanların çoğunluğu avm de çalışıyor yani güneş yok, düşünsenize tüm gün pencere olmayan bir yerde çalışıyorsunuz, hava yok, bunaltıcı ve kalabalık üstelik tabak çanak, nevresim, havlu vs. Satıyorsun hooop gelen her müşterin başka renk, başka ürün soruyor her şey bir yana indirimsiz indirimli görünen ürünler için sürekli etiket değiştiriyorsun. Taş olsa çatlar.

İnsanın gerçekten Bu şartları kabul etmesi için illaki mecbur kalması gerekiyor diğer türlü kim ister gece 10'a kadar bir kutu içinde hapis kalmayı Yani baZı sülalesi rahatlar çıkıp “o zaman ayrılsınlar, işsizlik çok” gibi abuk argümanlar sunmasın.

İşsizlik çok evet ama gencecik insanları köle gibi çalıştırmakta, mecbur bırakmak da biraz şey gibi ıııııı adilik.
pablo neruda
“şiirlerin en hüzünlüsünü yazabilirim bu gece. ben onu sevmiştim, ve bazen o da beni sevmişti. " demiş sosyalist ve aşkı en güzel anlatan yazar, şair. Nazım'ın arkadaşı ve hasret duyanı.

Asıl adı Ricardo Eliecer Neftali Reyes Basoalto olan bu büyük şair 12 Temmuz 1904'te Şili'nin Parral şehrinde doğdu. Annesi öğretmen, babası işçiydi.

Ufakken annesini kaybediyor, 13 yaşında dergiler de makale yazmaya başlıyor ama hala Pablo değil 1920 yılında Çek şair Jan Neruda'dan aşırdığı soyadı, Pablo adına ekleyip bir dergide yazmaya başlıyor. O, bu ad ve soyadın geçici olduğunu düşünüyordu ama öyle olmuyor. Ömrünün geri kalanında hep bu adla anıldı. Pablo neruda.

Bazıları dokunmayı biliyor, kelimeleri süslemeyi.

bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim

şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.

bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.

kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
sevdi beni o
ben de bir ara onu sevdim
o durgun, iri gözler sevilmez miydi ama

bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.

yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.

ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.

gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana

artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
o ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
artık sevmiyorum ya severim belki yine
ne uzundur unutuş
ah ne kısadır sevda
böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca

Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona.

Ve tabi,


Neden öldün Nâzım?
Senin türkülerinden
yoksun
ne yapacağız şimdi?
Senin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi bir pınar
bulabilecek miyiz bir daha?
Senin gururundan, sert sevecenliğinden yoksun
ne yapacağız?
Bakışın gibi bir bakışı nereden bulmalı,
ateşle suyun birleştiği
Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözü pek bir sevinçle dolu?
Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler
kazandırdın bana
Denizden esen acı rüzgâr katsaydı önüne onları
Bulutlar gibi, yaprak gibi uçarlar
Düşerlerdi orada, uzakta.
Yaşarken kendine seçtiğin
Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa.
Sana Şili'nin kış krizantemlerinden bir demet
sunuyorum
Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üzerinde parıldayan
Halkların kavgasını ve kavgamı benim
Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...
Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da
yalnızım sensiz.
Senin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen
yüzünden yoksun
dostluğumuzdan, bana ekmek olan,
rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan
Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle
Kuyu gibi kapkara zindanlardan
Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları
Ellerinde izi vardı eziyetlerin
Hınç oklarını aradım gözlerinde
Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin
Yaralar ve ışıklar içinde.
Şimdi ben ne yapayım? Nasıl tanımlanır
Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya
Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,
Senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?
Teşekkürler, böyle olduğun için!
Teşekkürler o ateş için
Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca.

Unutmadan, Kendisi Nobel ödüllü bir diplomattır.
kalemine sadık olan insan
Gözü kapalı güvenebileceğiniz nadir kişiliklerdir.

Öyle her önlerine gelen kalemle yazmaz, sınavlara girmezler, yeni çıkan süslü, renkli, ergonomik, müthiş kalemlere kanmazlar ki zaten kendi kalemlerinden daha iyi bir kalemin üretilebileceğine inanmazlar zira öyledir de.

Yıllardır kullandığınız, yanınızda hep var olan bir kaleminiz varsa daha iyi anlarsınız çünkü kaleminizle bir maziniz, atlattığınız sınavlar, sövdüğünüz ve sevdiğiniz insanlar vardır ayrıca sık sık talipleri çıkar mesela benim kardeşim bizzat kalemimi hacılamıştır sonra abla çok üzüldün deyip geri vermiştir. -1.80 boyu olmasa dövecektim, şerefsiz- neyse sinirlenmiyorum kalemimle temize geçmem gereken notlar var. Caaanım kalemim. İnş bir daha başına hiçbir şey gelmez.
cips
Nimete laf edilmez ama bu cidden fena halde kötü bir yiyecek ayrıca bol baharattan yapılmış sert ekmek oldukça mantıksız, kimin aklına geldiyse artık bunla beraber aç karna yemeyin mideniz ağzınıza gelir, mide yanması, karın ağrısı yapması da cabası.
divane kuşu
Dişleri kırılacak olan kuştur ahahajsjns, absürt.
kate middleton'ın gıybetini yaparken yemeği yakmak
Allah'ın sevgili kulu kate hakkında konuşurken iki kere düşünmek gerektiğini yüze vurmuştur.
paranoid kişilik bozukluğu
Mazi kalbimde yaradır, klaus mikaelson kalplerimizde çiçek böcektir kendisi bu kişilik bozukluğunun tam karşılığıdır.

Paranoid kişilik bozukluğuna sahip insanlar sürekli herkesten ibnelik bekleyen, kuşkucu, herkesin kötü niyetli ve iğrenç olduğuna inananırlar.

Genelde, bir düşünceye aşırı ölçüde bağlanıp ondan başkasını düşünemeyen bağnaz kişilerdir. “hakka ve hukuka aykırı davranışların” peşindedirler aşırı derecede kıskanç birer eştirler. Sürekli dava açan sabit düşünceli insanlardır.

Böyle bakınca biraz şerefsiz ve adi olduklarına karar verdim sürekli dava açmak nedir ya? Klaus aşkım kimseyi dava etmezdi kendi işini kendi görürdü.

Birer örnek hikayeyle konuyu daha net açıklayalım.

Ağlamak istiyorum.

doktor kişilerin davranış biçimlerini değiştirmeden... kişilerin değer yargıları değiştirmeden, düzeni veya sistemi temelden değiştirme olanağı yoktur... nasıl?

yani “kişilerin iç davranış biçimlerini değiştirmek” derken şunu kastediyorum: başka insanların gizledikleri bir takım amaçları var... örnek mi? bak doktor!
al sana örnek. işyerimde benim iş gücümü fazlasıyla sömürüyorlar üstelik Sürekli aldatılma ile karşı karşıyayım. şişkin faturaları Paraflamam için sürekli ısrar ediliyor imza yetkisi ben de yarın öbür gün inceleme yapılsa müfettiş gelse gözaltına ben gireceğim.

Sizin belediye örgütü dediğiniz şey Bizans kalesinden başka bir şey değildir entrika entrika entrika ben 20 yıllık bir kadrolu çalışanım kaç değişik partiden kaç değişik başkan gördüm kimse geçmişe dönük tek bir sır vermemişimdir. o daireden o daireye o müdürlükten o müdürle Savruldum durdum iş gücüm sürekli sömürüldü sömürülüyor. yedi cihan bir araya gelmiş bana zarar vermek için uğraşıyorlar çok yorgunum doktor ağlamak istiyorum ama ağlamayacağım çok duygusalım değil mi? PEki ağlayayayım.

Çalışma odamı paylaştığım arkadaşım duvara bir yazı asmış shakespeare'in bir vecizesiymiş güya. yazı aşağı yukarı şöyle;

“korkularımız kuşkularımız birer haindir harekete geçmemizi engelleyecek kazanma şansımız olan şeyleri de kaybetmemize yol açarlar”

bu yazının anlamı nedir doktor? rüşvet almam konusunda beni dolaylı olarak etkiliyor, ikna etmeye çalışıyor. Baktı karakterime saygınlığıma başka bir şey yapamıyor, bu yazıyı asıyor.

nasıl doktor?

shakespeare elbette bu anlamda söylememiştir ama o, o anlamda kullanmıyor.

Kendisinin rüşvet aldığını farkındayım benim de kendi bataklığa çekmek istiyor imalı imalı bir takım laflar mesela geçenlerde şey dedi doktor “cesaret eksikliği biz hareketsizliği Atalete itiyor” bir şey söylüyor başka bir şey diyor aslında.

kendisine şöyle net bir karşılık verdim “cesaret, vicdansızlık demek değildir.” dedim. dikkat etmezsen beni kullanacak istediği gibi yönlendirecek her an tetikteyim çok tehlikeli bir herif.

beni risk altına sokmak için paraflamam gereken yazılarında mahsus hatalar yapıyor, benden kaçar mı noktasına virgülüne kadar kontrol ediyorum her hareketinde kasıt var doktor.

asıl konu çok daha hassas karım işyerime zaman zaman ziyaretime gelirdi artık gelmesini engelledim şerefsiz içten içe karıma asıldı, Resmen. nasıl da göz süzmeler kalkıp sigarasını yakmalar hoşlanmadığımı anlıyor kasıtlı yapıyor karım da sanki ona bir iki meyletti. beni artık telefonla aramasını da yasakladım. Santralde ki kızıda örgütlemiş olmalı kız her seferinde güya yanlışlıkla onun masasına bağlıyor telefonu görüyorsun değil mi doktor?

Her zaman şunu savunmuşumdur insanlarda davranış bozukluklari vardır. insanlar davranışlarını değiştiremezlerse dünya nasıl düzelecek aşağılanmalar, göz dağı vermeler, art niyetler haksızlıklar, görmezden gelmeler, aldatmalar sadakatsizlikler ben bu dünyaya küstüm doktor ağlamak istiyorum.

Hikaye bana ait değil, romatolojik Rehabilitasyon sınavı yarın olan bir insan olarak oturup dizi karakterlerinin kişilik bozukluklarını inceliyorum o ara denk geldiğim bir makaleden aldım. evet cidden çok eğlenceli, yepyeni bir hobim oldu. Vize haftaları iyi ki var.

Bu kişilik bozukluğuna sahip insanların da işi zor ha. Düşünsenize uçan kuştan kıllandığınızı? Lütfen fresh.
esrarengiz metafor
Güven sözlük profil yazısıdır.

Sürekli sinsi sinsi profiline girip takip ettiğim bir yazar da gördüm, kıskandım. Esrarengiz metafor çok hoş değil mi? Klas. Bende istiyorum, kaç para bi' esrarengiz metafor olmak? bundan böyle hedefimi belirledim “esrarengiz metafor” olmaya odaklanacağım.

Çok sevdim, çok hoş yazı.
whatsapp'ta last seen'i kapatan sinsi
Çok var bunlardan, kapatıyorlar.

Ara ara aklıma geldikçe sayıyorum kendilerine hayır kapatınca karşıdakine de göremiyorlar buna rağmen kapatıyorlar, insan bir merak eder ama yok yani sinsilikte çığır açmak böyle bir şey, anlayamazsınız.

Bu özelliği bitirmek için whatsapp yetkililerine mail atacağım, ayıp yahu. İçimizdeki stalklama sevgisine resmen ihanet... evet 15 yaşındayım, sınavlara girmek istemiyorum böyle şeylere takılıyorum.