Aldatılan arkadaşının kendisini aldatan kişiye karşı hâlâ bir şeyler hissediyor oluşunu kınayan genç kızın aldatılıp...
Boşluğu siz doldurun en iyisi.
merdumgiriz
@merdumgiriz moderatör
yazar
629
entry
12
takipçi
11
takip edilen
2,143
beğeni
946
favori
19,386
puan
Efsane Yazar
Öğretmen ama atanamamış olanından. Saygısızlığa ve adaletsizliğe tahammülü yoktur. Bir de yazım yanlışlarına...
gece acıkanlar için öneri
Gece acıkmamak. En iyi önerim budur bu konudaki.
margarin
Tereyağının yerini tutmayan, tutamayan.
yazarların kafa dinlemek için yaptığı şeyler
Müzik eşliğinde sahilde yürüyüş
Kütüphanede/kitapçıda vakit geçirmek
Kitap okumak
Metin yazmak
Kütüphanede/kitapçıda vakit geçirmek
Kitap okumak
Metin yazmak
çayı serçe parmağını kaldırarak içenler
Şöyle birini tanıyorum. Tabii ki çay içmeyi bizden öğrenecek değil. Sulu boya izli minik parmaklarıyla hepimizden çok daha güzel içmesini biliyor o. *

kütüphane
Üniversitelerde amacı dışında kullanılan ortam. Masalar karı-kız, oğlan kesmek için saatlerce işgal edildiğinden yer bulamaz ve sınav öncesi ders notlarınızı kafelerde "çıstak çıstak" fonu eşliğinde okumak zorunda bırakılırsınız.
i said yes
Nal gibi tektaşla aldığı evlilik teklifine "evet" der demez yüzüğünü sosyal medyada sergileyen gösteriş meraklısı basit ruhların cümlesi.
"Bir insan neden yüzükle gösteriş yapar?"ı da geçtim. Bir insan neden sevdiğiyle o anın keyfini sürmek varken böyle bir telâşın içine düşer? Bunu hiç anlamıyorum işte. "Evet"in muhatabının karşıdaki kişinin kendisinin değil de o kişinin cüzdanı oluşuyla ilgisi olsa gerek.
"Bir insan neden yüzükle gösteriş yapar?"ı da geçtim. Bir insan neden sevdiğiyle o anın keyfini sürmek varken böyle bir telâşın içine düşer? Bunu hiç anlamıyorum işte. "Evet"in muhatabının karşıdaki kişinin kendisinin değil de o kişinin cüzdanı oluşuyla ilgisi olsa gerek.
dizi sürelerinin uzun olması
Boş bakışma ve gereksiz konuşmaların sebep olduğu durum. Bu yüzden olay akışı diye bir şey yok bizde. Olay akmıyor, düğümlendiğiyle kalıyor. Tek bölümde yaşanması gereken olaylar 3-4 bölümde ancak gerçekleşebiliyor. Günlerce yeni bölüm yayınlansın diye bekleyip gelecek haftayı iple çekiyorsun, tüm bölüm tek bir gün üzerine kurulu olduğu gibi o günde de kayda değer hiçbir şey yaşanmamış oluyor genellikle. Bu nedenle sevdiğim yerli dizi sayısı çok çok az. Ama "beterin beteri var" derler ya. O yüzden pek bir şey diyemiyorum şimdi.
Beterin beterini merak etme gafletinde bulunanlar için:
Beterin beterini merak etme gafletinde bulunanlar için:
spoiler (tıkla)
kanal 7 Hint dizileri
ruh çağırma
Ortaokulun son senesi arkadaşlar arasında yapardık bunu. Bir de uyduruk korkunç hikâyeler anlatırdık birbirimize. Değil evde, odada bile yalnız kalmaya korkar olmuştum o dönem. Ne zorumuz vardı acaba...
iç ses
Hepimizin içindeki olric.
spoiler (tıkla)
- Sus Olric! Düşünüyorum.
- Düşünmek ne haddinize efendimiz?
- Descartes düşündükçe var oluyordu Olric.
- Descartes düşündükçe var olur, siz düşündükçe yok olursunuz efendimiz.
Oğuz Atay
- Düşünmek ne haddinize efendimiz?
- Descartes düşündükçe var oluyordu Olric.
- Descartes düşündükçe var olur, siz düşündükçe yok olursunuz efendimiz.
Oğuz Atay
günü gününe ders çalışmak
En son lise sonda gerçekleştirdiğim eylem. Daha da devam ettirirdim aslında. eğer üniversitedeyken defter tutma konusunda başarısız olmasaydım...
sinir anında cep telefonunu yumuşak yere fırlatmak
Ben bu filmi daha önce izlemiştim.
spoiler (tıkla)
fakir ve öfkeli
yasak olan şeyleri yapmanın verdiği dayanılmaz haz
Normalde çok tüketilmeyen besinlerin doktor tarafından yasaklanması sonrası aşırı lezzetli gelmeye başlaması.
Varlığında kıymetini bilemeyip yokluğunda hasretini çektiğim "yumurta"dan bahsediyorum. Siz benim gibi olmayın, değerini bilin. Kahvaltıda önce sevip sonra soymaya başlayın kabuklarını. bgv
Varlığında kıymetini bilemeyip yokluğunda hasretini çektiğim "yumurta"dan bahsediyorum. Siz benim gibi olmayın, değerini bilin. Kahvaltıda önce sevip sonra soymaya başlayın kabuklarını. bgv
unutkanlığın faydaları
Söz konusu unutulması gereken kişiler ve anılarsa varlığından söz edebileceğimiz faydalardır.
doal meyveden şeker
"Doal ne ya? Doğal olacak o." deyip düzeltme niyetiyle girmiştim. ilk giriyi okudum, markanın adı böyleymiş. E dokunamıyorum da şimdi başlığa.
Yıkıldım sözlük...
Yıkıldım sözlük...
yabancı dil öğrenememe nedenlerimiz
Ön bilgi: Dil öğretiminde 4 temel beceri (dinleme, konuşma, okuma, yazma) esas alınır. Öğretilecek dile ait dil bilgisi (gramer) kuralları da bireye bu beceriler üzerinden aktarılır.
Bana göre yabancı dil öğrenemeyişimizin 2 temel sebebi:
1. Türkçe (ana dil) öğretimindeki sorunlar
Bireylerin farklı bir dilin mantığını kavramaları için önce kendi ana dillerine hâkim olmaları gerekir. (Örneğin; ana dillerindeki zamir, sıfat, fiil, zarf vs. gibi unsurların işlevlerini algılamaları, yabancı bir dilin gramer yapılarını anlayabilmeleri üzerinde çok etkilidir.) Ülke ve dünya çapında yapılan sınavlarda ana dil alanındaki başarı oranımız yerlerde maalesef... Birçok öğrenci okuduğunu anlamakta dahi güçlük çekiyor.
2. Yabancı dil öğretiminde ağırlıklı olarak okuma-yazma becerilerinin gelişimine odaklanılması ve dinleme-konuşma becerilerinin gelişimine özen gösterilmemesi
Okullardaki yabancı dil öğretimi genellikle metin okuma, metin yazma ve dil bilgisinden (gramer) ibaret. Dinleme ve konuşma becerisi üzerine gerçekleştirilen etkinlikler sınırlı sayıda.
Hâlbuki dinleme ve konuşma, doğal dil edinimi sürecinin başında gerçekleşir. İnsanoğlu ana dilini ilk olarak dinleyerek ve konuşarak öğrenmeye başlar. okuma ve yazma ise sonradan -okulda- kazanılan becerilerdir. Yani insan beyni zaten dil öğrenmeye yatkın. Yabancı dil öğretiminde de süreç benzer bir şekilde ilerlerse daha kolay ve kalıcı bir öğrenmenin gerçekleşeceğine inanıyorum. Fakat okullarda yabancı dil öğretiminde öncelikli ve ağırlıklı olarak okuma-yazma becerileri geliştiriliyor, sonrasında ise öğrenciden mükemmel bir dinleme-konuşma performansı ortaya koyması bekleniyor. Sürecin sonunda da harika gramer bilen fakat konuşulanları anlamayan, cümle kuramayan, telâffuzu korkunç bireyler ortaya çıkıyor.
Bana göre yabancı dil öğrenemeyişimizin 2 temel sebebi:
1. Türkçe (ana dil) öğretimindeki sorunlar
Bireylerin farklı bir dilin mantığını kavramaları için önce kendi ana dillerine hâkim olmaları gerekir. (Örneğin; ana dillerindeki zamir, sıfat, fiil, zarf vs. gibi unsurların işlevlerini algılamaları, yabancı bir dilin gramer yapılarını anlayabilmeleri üzerinde çok etkilidir.) Ülke ve dünya çapında yapılan sınavlarda ana dil alanındaki başarı oranımız yerlerde maalesef... Birçok öğrenci okuduğunu anlamakta dahi güçlük çekiyor.
2. Yabancı dil öğretiminde ağırlıklı olarak okuma-yazma becerilerinin gelişimine odaklanılması ve dinleme-konuşma becerilerinin gelişimine özen gösterilmemesi
Okullardaki yabancı dil öğretimi genellikle metin okuma, metin yazma ve dil bilgisinden (gramer) ibaret. Dinleme ve konuşma becerisi üzerine gerçekleştirilen etkinlikler sınırlı sayıda.
Hâlbuki dinleme ve konuşma, doğal dil edinimi sürecinin başında gerçekleşir. İnsanoğlu ana dilini ilk olarak dinleyerek ve konuşarak öğrenmeye başlar. okuma ve yazma ise sonradan -okulda- kazanılan becerilerdir. Yani insan beyni zaten dil öğrenmeye yatkın. Yabancı dil öğretiminde de süreç benzer bir şekilde ilerlerse daha kolay ve kalıcı bir öğrenmenin gerçekleşeceğine inanıyorum. Fakat okullarda yabancı dil öğretiminde öncelikli ve ağırlıklı olarak okuma-yazma becerileri geliştiriliyor, sonrasında ise öğrenciden mükemmel bir dinleme-konuşma performansı ortaya koyması bekleniyor. Sürecin sonunda da harika gramer bilen fakat konuşulanları anlamayan, cümle kuramayan, telâffuzu korkunç bireyler ortaya çıkıyor.
nuri pakdil
bugün tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden şairimizdir. o, Kudüs'ün özgür olduğunu göremedi ama Kudüs onun dizeleriyle özgür olacak birgün...

