lalikamer
@lalikamer yazar
216
entry
28
takipçi
6
takip edilen
1,140
beğeni
989
favori
9,794
puan
Uzman Yazar
anti
severek takip ettiğimiz mod'umuz.
ihanet sonrası yapılması gerekenler
1) Allah' a havale etmek,
2) dengini bulsun diye dua etmek,
3) geçmişi geçmişte bırakıp, yeni denizlere yeni yelkenler açmak. sonrası kader zaten.
2) dengini bulsun diye dua etmek,
3) geçmişi geçmişte bırakıp, yeni denizlere yeni yelkenler açmak. sonrası kader zaten.
evrenin sonunda duvar olsaydı duvara yazılacaklar
evren' e hoş geldiniz
zamanın geçmek bilmediği durumlar
herhangi bir yerde sıra beklemek.
erkekleri itici yapan özellikler
yılışıklık ve yapışkanlık
erkekleri çekici yapan özellikler
samimi bir tebessüm
baba dayağı vs anne dayağı
çocuğuna göre değişir. kız çocuksa baba kıyamaz, anne ne bulduysa artık... erkek çocuksa anne kıyamaz, baba kemik kırar. şu an içim acıdı.
üstteki yazara akrostiş şiir yaz
es deli rüzgar,
fırtınadır bu gelen.
rengarenk gökyüzünden kalan,
eriyen nem.
siyah giymiş bulutlar,
is pas içinde dünya
yaşanmaz diyorsun
al artık canı
bin kere de gelsem
istemem bu kederi
neredeydi sahi huzur?
hayat hep ezdi,
insan hep direndi,
kader güldü geçti,
ah etti insan.
yerle bir oldu
eskidi her şey
lal oldu dil,
eridi vücut,
rica minnet,
insan vuslat istedi.
fırtınadır bu gelen.
rengarenk gökyüzünden kalan,
eriyen nem.
siyah giymiş bulutlar,
is pas içinde dünya
yaşanmaz diyorsun
al artık canı
bin kere de gelsem
istemem bu kederi
neredeydi sahi huzur?
hayat hep ezdi,
insan hep direndi,
kader güldü geçti,
ah etti insan.
yerle bir oldu
eskidi her şey
lal oldu dil,
eridi vücut,
rica minnet,
insan vuslat istedi.
nil karaibrahimgil
ÇOÇUK ve kariyer yapan, çizgisini bozmayan, minnoş sanatçımız.
nezle
burundan çıkan mukus ile yani sümükle kendini hissettiren hastalık.
türkiye'de özlemi duyulan şeyler
ah o eski bayramlar...
dinelmek
telaffuzunu bir saattir yazmaya çalışıyorum. ama yok, benden bu kadar isteyen istediği gibi okusun.
bakire olmayan kızla evlenen erkek
aşkı, sevgiyi, saygıyı, huzuru vs. aklınıza ne geliyorsa onların hepsini bedende değil yürekte arayan ve hatta bulan adamdır. zaten bir insanın yüreği fahişe olduktan sonra bedeni "size göre temiz" olsa da pek bir önemi yok.
bir şiir bırak
"Seni Seviyordum"
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi.
İnsan her gün anımsar mı aynı gözleri?
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte...
Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
Ne güzeldiler sen bilmiyordun,
BEN SENİ SEVİYORDUM...
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
Geri dönüyordu, çoğalarak.
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum her şeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun.
Kalp ağrısı oluyordun,
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
Cesurduk...
Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...
Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...
Sevinçlerim oluyordun ara sıra sen hiç bilmiyordun.
sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra.
Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları
Derken bir gün uzaktan gördüm seni...
Saçların bana inat başın her şeye meydan okuyarak işte yine aynı
Kalbimi acıttı her zamanki gibi...
Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir ya da boşver bilme en iyisi...
İclal Aydın
Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi...
Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi.
İnsan her gün anımsar mı aynı gözleri?
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte...
Güldüğü zaman yukarıya bakardı;
Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...
Ne güzeldiler sen bilmiyordun,
BEN SENİ SEVİYORDUM...
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
Geri dönüyordu, çoğalarak.
Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum her şeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun.
Kalp ağrısı oluyordun,
Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
Cesurduk...
Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller...
Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun...
Sevinçlerim oluyordun ara sıra sen hiç bilmiyordun.
sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra.
Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları
Derken bir gün uzaktan gördüm seni...
Saçların bana inat başın her şeye meydan okuyarak işte yine aynı
Kalbimi acıttı her zamanki gibi...
Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir ya da boşver bilme en iyisi...
İclal Aydın
sırat köprüsü
geçmeyi bir müslüman olarak ümit ettiğim, geçememekten korktuğum köprüdür.
"Mahşerde muhakeme ve muhasebe işlerinden sonra Cehennemin üzerinde bir köprü (Sırat) kurulur. Allah şefaate izin verir. (Mü'minler) 'Ya Allah selamet ver, selamet ver, diye dua eder durur.' 'Ya Rasulallah, köprü nedir?' diye sorulduğunda; "Kaypak ve kaygan bir yoldur. Orada; kancalar, çengeller ve Necidde bilen sa'dan denilen sert dikencikler gibi dikenler vardır. Mü'minler amellerine göre kimi göz açıp kapayıncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi rüzgar gibi, kimi kuş gibi, kimi iyi cins yarış atları gibi, kimi deve gibi süratle geçerler. Mü'minlerden kimi sapasağlam kurtulur. Kimi de tırmalanmış (hafif yaralı) olarak salıverilir. Kimileri de Cehennem ateşi içerisine dökülür." (Buhari, Müslim, Tirmizi'den naklen Mansur Ali Nasıf, Tâc, V, 394-395).
"Mahşerde muhakeme ve muhasebe işlerinden sonra Cehennemin üzerinde bir köprü (Sırat) kurulur. Allah şefaate izin verir. (Mü'minler) 'Ya Allah selamet ver, selamet ver, diye dua eder durur.' 'Ya Rasulallah, köprü nedir?' diye sorulduğunda; "Kaypak ve kaygan bir yoldur. Orada; kancalar, çengeller ve Necidde bilen sa'dan denilen sert dikencikler gibi dikenler vardır. Mü'minler amellerine göre kimi göz açıp kapayıncaya kadar, kimi şimşek gibi, kimi rüzgar gibi, kimi kuş gibi, kimi iyi cins yarış atları gibi, kimi deve gibi süratle geçerler. Mü'minlerden kimi sapasağlam kurtulur. Kimi de tırmalanmış (hafif yaralı) olarak salıverilir. Kimileri de Cehennem ateşi içerisine dökülür." (Buhari, Müslim, Tirmizi'den naklen Mansur Ali Nasıf, Tâc, V, 394-395).
sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
Kendileri Beşevler' de resmi bir kurumun bahçesinde ikamet etmektedir.

anın fotoğrafını paylaş
Göz gözü görmüyor, hep pus.

erkekleri eskiciye verip mandalla takas etmek
Üstüne para istemez inşallah swh
sözlük bir sınıf olsaydı
Farklı kültürleri merak eden öğrenci.