İnsanlar her zaman her yerde acıkmışlardır ama her zaman her yerde erdemli olmamışlardır.
Sokrates
karambol
@karambol yazar
305
entry
30
takipçi
29
takip edilen
1,278
beğeni
850
favori
12,007
puan
Efsane Yazar
çoğulculuk
Sadece belli bir zümrenin değil, çoğunluğun temsilini hedefler.
Çoğulculuk türkiye gibi ülkelerde iğdiş edilmiştir.
Çoğunluğun çoğulculuğu esas alınmışsa, koyasın öyle çoğunluğa..
Çoğulculuk türkiye gibi ülkelerde iğdiş edilmiştir.
Çoğunluğun çoğulculuğu esas alınmışsa, koyasın öyle çoğunluğa..
felsefe
Aramaktır.
"Nosce te ipsum" (kendini bil) Delphi tapınağı'nın girişindeki bu büyülü söz felsefenin başlangıcıdır.
Kendini bilmek, kendini tanımakla başlar felsefe.
Thales, sokrates gibi bilgeler kendini bilme yolunun spartacus'leriydi.
Kimilerine göre boş uğraş olan,
kimilerinin hiçbir şey anlamadığı,
kimilerinin ise yaklaşmaya cesaret edemediği felsefe; zihinlerin can suyudur.
"Nosce te ipsum" (kendini bil) Delphi tapınağı'nın girişindeki bu büyülü söz felsefenin başlangıcıdır.
Kendini bilmek, kendini tanımakla başlar felsefe.
Thales, sokrates gibi bilgeler kendini bilme yolunun spartacus'leriydi.
Kimilerine göre boş uğraş olan,
kimilerinin hiçbir şey anlamadığı,
kimilerinin ise yaklaşmaya cesaret edemediği felsefe; zihinlerin can suyudur.
tinder
Uygulamalarımın reklamlarında karşıma çıkan bir öneridir.
Kıymetsiz bulduğum uygulamalar kategorisinde değerlendirip, kullanmayı hiç düşünmediğim "öte yanda cilveleşin" dediğim platformdur.
Kıymetsiz bulduğum uygulamalar kategorisinde değerlendirip, kullanmayı hiç düşünmediğim "öte yanda cilveleşin" dediğim platformdur.
hilal cebeci'nin ciao bella yorumu
Pompiş miydi? Pompier miydi? Pampiş miydi?
Maalesef uzuvlarla, cinsel teşhirle gündemde kalan bir kişilik.
"Şarkı söylemese olmaz mı?" dedirtir ama söyler.
Yıpratır sizi.
Maalesef uzuvlarla, cinsel teşhirle gündemde kalan bir kişilik.
"Şarkı söylemese olmaz mı?" dedirtir ama söyler.
Yıpratır sizi.
sağa sola kokmuş çorap bırakmak
Erkeklerin geneline mal edilen can sıkıcı ithamdır.
Sanki siz çok şeysiniz...
Sanki siz çok şeysiniz...
rasim ozan kütahyalı
Boşnakların devirdiği şahıs.
Gazeteci demiyorum çünkü bunun yaptığı iş gazetecilik değildi.
Gazeteci demiyorum çünkü bunun yaptığı iş gazetecilik değildi.
arda turan
"bir yeteneğin ırzına ancak böyle geçilebilirdi" dedirten futbolcudur.
Irza geçme, bizzat kendisi tarafından, dış etkenlerden bağımsız olarak gerçekleşmiştir.
Şımardı şımardı...
Irza geçme, bizzat kendisi tarafından, dış etkenlerden bağımsız olarak gerçekleşmiştir.
Şımardı şımardı...
sadık hidayet
İran edebiyatının Kafka'sı derler. Cümlelere hakim, güçlü bir yazardır. Sizi başka alemlere götürür.
"Kör Baykuş", Türkiye'de en yaygın, bilinen eseridir.
"Kör Baykuş", Türkiye'de en yaygın, bilinen eseridir.
15 temmuz
Bedelini bu milletin tertemiz vatan sevdalılarının ödediği gündür.
Milli direniş günüdür.
Ahmet'e, mehmet'e, recep'e, Tayyip'e bakmam.
Ömer'leri görürüm o günde.
Hesapsız, kitapsız ömer'leri.
Milli direniş günüdür.
Ahmet'e, mehmet'e, recep'e, Tayyip'e bakmam.
Ömer'leri görürüm o günde.
Hesapsız, kitapsız ömer'leri.
doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar
"her doğru her yerde sözlenmez" riyakarlığına aldırış etmeyenler ve bunun için bedel ödeyenler için geçerli olan atasözüdür.
Ömür kısa, zaman dar.
Bundan sebep, doğru bildiğini söyle.
Seni kabul etmeyen köy utansın.
Ömür kısa, zaman dar.
Bundan sebep, doğru bildiğini söyle.
Seni kabul etmeyen köy utansın.
ne kadar milli ve yerliyiz sorunsalı
Ekonomimizi cia kontrolündeki şirketlerin eline teslim edecek kadar milli,
İhraç ederken ithal etmeye heveslenecek kadar yerliyiz kardeşim.
Vatandaş, zaten en milliyim diyen siyasetçiden 1000 kat daha millidir.
Derdin büyüğü vatandaşın boynundadır.
Mühim olan ülkeyi yönetenlerin milli olmasıdır.
Gazel okuyarak milli olunmaz.
Milli ekonomi politikan var mı ona bakarlar.
Yoksa ne konuşursan konuş beyhude!
İhraç ederken ithal etmeye heveslenecek kadar yerliyiz kardeşim.
Vatandaş, zaten en milliyim diyen siyasetçiden 1000 kat daha millidir.
Derdin büyüğü vatandaşın boynundadır.
Mühim olan ülkeyi yönetenlerin milli olmasıdır.
Gazel okuyarak milli olunmaz.
Milli ekonomi politikan var mı ona bakarlar.
Yoksa ne konuşursan konuş beyhude!
hayatın gerçekleri
Ekmek almaya para bulamayan insanların olması da hayatın gerçeği,
İsraf deyasında yüzenlerin olması da...
Ne acı gerçekleri var hayatın; dayanılmaz çoğu zaman...
İsraf deyasında yüzenlerin olması da...
Ne acı gerçekleri var hayatın; dayanılmaz çoğu zaman...
kadın erkek eşitliği
Tartışıldığına göre birtakım farklı görüşler olduğu gerçek.
Kadın ve erkeğin eşitliğini tartışmak her zaman yersiz gelmiştir bana.
Neye göre eşitlik?
İnsan; hangisi daha insan mı?
Sosyal hayatta dayatılan roller üzerine mi konuşacağız?
Fiziksel gücü mü tartışacağız?
Nerden baksan manasız ve sonuca ulaşılamayacak bir tartışma konusu.
Kadın ve erkeğin eşitliğini tartışmak her zaman yersiz gelmiştir bana.
Neye göre eşitlik?
İnsan; hangisi daha insan mı?
Sosyal hayatta dayatılan roller üzerine mi konuşacağız?
Fiziksel gücü mü tartışacağız?
Nerden baksan manasız ve sonuca ulaşılamayacak bir tartışma konusu.
hayata dair
Hızla çıkarken ömrün basamaklarından yukarı,
“Nasıl?”, “Ne zaman?” geçti farkında değiliz.
Geriye dönüp baktığımızda her şeyin ne kadar da az ve ne kadar da fazla olduğunu düşünüyoruz.
Ömür, bir rüya gibi.
Geldik ve işte gidiyoruz.
Tüm yaşanmışlıkların,
tüm sevmelerin,
geride bırakmaların ve bağrına basmışlıkların arasında;
varılacak nokta aslında hiç de uzakta değil..
Bugün mü, yarın mı bilmemek en güzeli.
El öpmelerin,
kemiğe uzanan köpek misali çaresizliklerin şahitliğindeyiz.
Ve eğilmeyenlerin safında;
emeğin kutsallığında,
mazlumun gözyaşının akmamasından yanayız.
Zalimin, zayıf da kalsak karşısında dikilmenin vicdani rahatlığını arıyoruz zaman zaman.
Hele hele bir de maddiyata secdeden uzak duruyoruz.
Sonucunda aç kalmasak bile esasen tam da doymuyoruz.
Varla yok arasındayız.
Bunun farkındaysak daha bir özenli oluyoruz.
“İyilik eden iyilik bulur”dan değil ha...
Manasını tam kavrayamasak da iyilik dürtümüzü hamurumuza yoruyoruz.
Ne de kendini beğenmişlik!
Ruhun gizlerindeki kir ve pasın zaman zaman gün yüzüne çıkması, tüm iyi düşünceleri süpürmesi ise pamuk ipliğine bağlı;
Koptu ha kopacak...
Yapacaklarından korkarak iyiliğe sığınmak ve onu tercih etmek de bir nevi menfaat peşinde koşmak değil mi?
Kimi kandıracaksın ki?
İyi davranınca iyi olman mümkün mü?
İyilik ve kötülüğü,
doğru ve yanlışı,
samimiyetle samimiyetsizliği ayırmaya çalışırken hiçbirinin cevabını bulamadan gidecek bir beşersin.
Ve senden sonrakiler de senin gibi olacak.
Gürül gürül devam eden bir hikayenin hiç de beklenildiği gibi bir son bulmamasına benzeyen bir hal içinde olacaksın.
Ağlayacaklar ve sevinecekler de olacak.
İşte hep ikilem üzerine kurulu ömrün.
Şimdilik verilmiş bir süre daha yaşa doyasıya; tatlı ve acı.
“Nasıl?”, “Ne zaman?” geçti farkında değiliz.
Geriye dönüp baktığımızda her şeyin ne kadar da az ve ne kadar da fazla olduğunu düşünüyoruz.
Ömür, bir rüya gibi.
Geldik ve işte gidiyoruz.
Tüm yaşanmışlıkların,
tüm sevmelerin,
geride bırakmaların ve bağrına basmışlıkların arasında;
varılacak nokta aslında hiç de uzakta değil..
Bugün mü, yarın mı bilmemek en güzeli.
El öpmelerin,
kemiğe uzanan köpek misali çaresizliklerin şahitliğindeyiz.
Ve eğilmeyenlerin safında;
emeğin kutsallığında,
mazlumun gözyaşının akmamasından yanayız.
Zalimin, zayıf da kalsak karşısında dikilmenin vicdani rahatlığını arıyoruz zaman zaman.
Hele hele bir de maddiyata secdeden uzak duruyoruz.
Sonucunda aç kalmasak bile esasen tam da doymuyoruz.
Varla yok arasındayız.
Bunun farkındaysak daha bir özenli oluyoruz.
“İyilik eden iyilik bulur”dan değil ha...
Manasını tam kavrayamasak da iyilik dürtümüzü hamurumuza yoruyoruz.
Ne de kendini beğenmişlik!
Ruhun gizlerindeki kir ve pasın zaman zaman gün yüzüne çıkması, tüm iyi düşünceleri süpürmesi ise pamuk ipliğine bağlı;
Koptu ha kopacak...
Yapacaklarından korkarak iyiliğe sığınmak ve onu tercih etmek de bir nevi menfaat peşinde koşmak değil mi?
Kimi kandıracaksın ki?
İyi davranınca iyi olman mümkün mü?
İyilik ve kötülüğü,
doğru ve yanlışı,
samimiyetle samimiyetsizliği ayırmaya çalışırken hiçbirinin cevabını bulamadan gidecek bir beşersin.
Ve senden sonrakiler de senin gibi olacak.
Gürül gürül devam eden bir hikayenin hiç de beklenildiği gibi bir son bulmamasına benzeyen bir hal içinde olacaksın.
Ağlayacaklar ve sevinecekler de olacak.
İşte hep ikilem üzerine kurulu ömrün.
Şimdilik verilmiş bir süre daha yaşa doyasıya; tatlı ve acı.
yeni yazarlara tavsiyeler
Yazın yeter.
Net...
Net...
sollamaya çalışan aracı görünce hızlanmak
"beni nasıl geçer?" şeklindeki anlamsız triptir.
Formula yarışçısı mısın sen oğlum?
Formula yarışçısı mısın sen oğlum?
sarı ışıkta korna çalmak
7 aylıkken dünyaya adım atanların sinir bozucu eylemidir.
Çoğu kez kavga çıkaran harekettir. Manasızlığın lüzmu yok.
Çoğu kez kavga çıkaran harekettir. Manasızlığın lüzmu yok.