kalin kalem
@kalin kalem
41
entry
1
takipçi
0
takip edilen
15
beğeni
11
favori
3,640
puan
Deneyimli Yazar
incognito
nörobilimci yazar david eagleman tarafından yazılmış harika bir eser. kitabın içerisindeki özgür irade ile ilgili açıklamaları bu güne kadar kendi kendinize düşünmüş olmanız muhtemel ancak \"niçin özgür sayılmayız?\" gibi bir sorunun cevabına bilimsel perspektiften bakabilmek harika.
of mice and men
(gizli:john steinbeck) tarafından yazılmış durağan bir roman. sanki bir mesaj verilmek istenmiş ancak başarılamamış gibi. (bkz: overrated)
merhamet
(gizli:arthur schopenhauer) ın yazdığı mükemmel bir felsefi eser. birbirlerine zıt fakat bir okadar da muhtaç olan haz ile acının felsefi perspektifteki mükemmel yorumu. az bilinen fakat, okuyanı orijinal kılacak kitaplardan.
sapiens a brief history of humankind
bilimsel pencereden incelenmiş bir tarih kitabı. (gizli:yuval noah harari) nin parladığı eser.
parasızlıktan tütün içmek
hemen hemen her öğrencinin içerisinde bulunduğu garabet. fakir göstermemesi adına özel kutulara koyulur bu sarılmış sigaralar ancak ortaya çıkan koku, tüm maddi geliri gözler önüne serer.
hacettepeli akademisyenlerin sözlükte dolanması
çok sağlam kaynaklardan aldığım duyumdur. öğrenci kitlesinin başı ağrımaması için daha dikkatli ve anonim davranmasını gerektirir.
kuzey kore
Doğu Asya da bulunan 1948 de kurulmuş bir devlet.
İsmi resmi olarak \"Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti\" olsa da, yönetim şekli komünizm dir. 25 milyonluk nüfusu ile dünyanın önemli nükleer güçlerine sahip bu ülke, gerek televizyon kanallarında, gerekse sosyal medya gibi platformlarda sık sık gündem olmuştur. Hakkında yayınlanan bir çok haber ve bilginin doğruluk payı bilinmese de, bu ülkenin gerçekten farklı bir atmosferi ve yapısı olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Kuzey Kore de yaşam oldukça sınırlıdır ve bireyler için ciddi derecede teknolojik imkansızlıklar mevcuttur.
Her ne kadar bir çok ülkede azınlık bir grup kendisini komünist olarak nitelendirse de, ülke nüfusuna oranla bu sayı çok düşüktür. Liberal veya kapitalist düzende yaşamaya alışmış insanlar, mülkiyetin tamamen devlete ait olduğu bir düzende oldukça zorlanırlar. Yani üniversitelerde \"isyan, devrim, özgürlük\" diye naralar atan tiplerin burada yaşayabilmesi mümkün değildir. Gıda maddelerinden giyime, barınma ihtiyaçlarından iş seçimine kadar bir çok karar sizin yerinize devlet tarafından verilir ve bu duruma Kuzey Kore de itiraz etme hakkınız yoktur. Bizim gibi ürün bolluğu içerisinde kaybolan insanların, Kuzey Kore de kısıtlı ürün ve yaşamdan dolayı depresyona girmesi muhtemel.
Farklı kültürler ile tanışmak, tatile gitmek, diğer ülkelerdeki mimariyi ve sosyolojik ortamı merak eden bir insanım diyorsanız, Kuzey Kore de asla kendinizi bulamazsınız. Bu ülkede sıradan bir vatandaşın yurt dışına çıkması imkansız gibi birşey. Bazı Kuzey Kore li vatandaşlar bu durumdan dolayı pek çok kez kaçmayı denemekte, bazıları başarmakta fakat bazıları ne yazik ki başaramamaktadır. Bununla birlikte ülkeden kaçmak istemenin cezası net bir şekilde ölümdür. Kuzey Kore nin tek ticaret yaptığı ülke Çin Halk Cumhuriyeti olduğu için, gerekli görüldüğünüz takdirde Çin e gidebilirsiniz ancak, Kuzey Kore den çok da farklı bir senaryo ile karşılaşmayacaksınız.
Bu ülkede halkının %75 i inançsız (ateist) olarak tanımlanmaktadır. Ve devlet tarafından herhangi bir dini inanca inandığınız fark edildiği takdirde, başınıza ciddi işler almanız mümkündür. Eğer inançlı biriyseniz, bu ülkede yine hayatınızın büyük bir bölmünü endişe ve paranoya içerisinde geçireceksiniz demektir. Dahası, Kuzey Kore Devlet Başkanları halk tarafından \"tanrı\" niteliğinde görülmektedir. Doğduğundan beri özgürlük kısıtlamaları ve diktatörlük ile yönetilen insanların başkanlarına bu kadar aşık olmalarına şaşırmamak ve yadırgamamak gerekir. Çünkü bu insanlar hayatlarında Kuzey Kore den başka bir devletin neye benzediği hakkında en ufak bir fikirler yok, var olan tüm fikirleri de yanlıştır.
Kuzey Kore de internet ile global ölçekte surf yapabilmeniz mümkün değildir. Buradaki insanların çoğunluğunun internetten haberleri dahi yoktur, haberi olanlarsa Kuzey Kore için memurluk yapan ve devlet işleri için kullanılan yerel internet ağını kullanmaktadır. Bu yerel internet ağını da yanlış anlamamak gerekir, burada sosyal medya, facebook, video film siteleri gibi platformlar yoktur. Sadece kamu işleri için kullanılması gereken yerel bağlantılardan söz ediyoruz.
Burada asla istediğiniz bir yazarı ya da eseri okumanız mümkün değildir. Ülkede yer alan tüm kitaplar parti yönetimi tarafından basılır ve bunların büyük bir çoğunluğu kendi propaganlarını yapmaktadır. Aynı şekilde televizyon da sadece partinin yönetimindedir. Ülkedeki kanallar sadece devlete aittir ve buradan da çoğunlukla parti propaganları yapılmaktadır. Film konusuna gelecek olursak, bu konuyu tek bir örnekle özetlemek mümkün; Sadece hollywood filmi izlediği için bir kadın Kuzey Kore de idam edilmiştir.
Kısacası bu ülkede, bireysel özgürlükler ve insan hakları ihlâlleri rekor seviyededir. 21. yüzyılda dahi insanlığın yüz karası denebilecek böylesi devletlerin varlığı bile içerisinde bulunduğumuz dünyanın güvenilirlik hassasiyetini gözler önüne sermekte.
İsmi resmi olarak \"Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti\" olsa da, yönetim şekli komünizm dir. 25 milyonluk nüfusu ile dünyanın önemli nükleer güçlerine sahip bu ülke, gerek televizyon kanallarında, gerekse sosyal medya gibi platformlarda sık sık gündem olmuştur. Hakkında yayınlanan bir çok haber ve bilginin doğruluk payı bilinmese de, bu ülkenin gerçekten farklı bir atmosferi ve yapısı olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Kuzey Kore de yaşam oldukça sınırlıdır ve bireyler için ciddi derecede teknolojik imkansızlıklar mevcuttur.
Her ne kadar bir çok ülkede azınlık bir grup kendisini komünist olarak nitelendirse de, ülke nüfusuna oranla bu sayı çok düşüktür. Liberal veya kapitalist düzende yaşamaya alışmış insanlar, mülkiyetin tamamen devlete ait olduğu bir düzende oldukça zorlanırlar. Yani üniversitelerde \"isyan, devrim, özgürlük\" diye naralar atan tiplerin burada yaşayabilmesi mümkün değildir. Gıda maddelerinden giyime, barınma ihtiyaçlarından iş seçimine kadar bir çok karar sizin yerinize devlet tarafından verilir ve bu duruma Kuzey Kore de itiraz etme hakkınız yoktur. Bizim gibi ürün bolluğu içerisinde kaybolan insanların, Kuzey Kore de kısıtlı ürün ve yaşamdan dolayı depresyona girmesi muhtemel.
Farklı kültürler ile tanışmak, tatile gitmek, diğer ülkelerdeki mimariyi ve sosyolojik ortamı merak eden bir insanım diyorsanız, Kuzey Kore de asla kendinizi bulamazsınız. Bu ülkede sıradan bir vatandaşın yurt dışına çıkması imkansız gibi birşey. Bazı Kuzey Kore li vatandaşlar bu durumdan dolayı pek çok kez kaçmayı denemekte, bazıları başarmakta fakat bazıları ne yazik ki başaramamaktadır. Bununla birlikte ülkeden kaçmak istemenin cezası net bir şekilde ölümdür. Kuzey Kore nin tek ticaret yaptığı ülke Çin Halk Cumhuriyeti olduğu için, gerekli görüldüğünüz takdirde Çin e gidebilirsiniz ancak, Kuzey Kore den çok da farklı bir senaryo ile karşılaşmayacaksınız.
Bu ülkede halkının %75 i inançsız (ateist) olarak tanımlanmaktadır. Ve devlet tarafından herhangi bir dini inanca inandığınız fark edildiği takdirde, başınıza ciddi işler almanız mümkündür. Eğer inançlı biriyseniz, bu ülkede yine hayatınızın büyük bir bölmünü endişe ve paranoya içerisinde geçireceksiniz demektir. Dahası, Kuzey Kore Devlet Başkanları halk tarafından \"tanrı\" niteliğinde görülmektedir. Doğduğundan beri özgürlük kısıtlamaları ve diktatörlük ile yönetilen insanların başkanlarına bu kadar aşık olmalarına şaşırmamak ve yadırgamamak gerekir. Çünkü bu insanlar hayatlarında Kuzey Kore den başka bir devletin neye benzediği hakkında en ufak bir fikirler yok, var olan tüm fikirleri de yanlıştır.
Kuzey Kore de internet ile global ölçekte surf yapabilmeniz mümkün değildir. Buradaki insanların çoğunluğunun internetten haberleri dahi yoktur, haberi olanlarsa Kuzey Kore için memurluk yapan ve devlet işleri için kullanılan yerel internet ağını kullanmaktadır. Bu yerel internet ağını da yanlış anlamamak gerekir, burada sosyal medya, facebook, video film siteleri gibi platformlar yoktur. Sadece kamu işleri için kullanılması gereken yerel bağlantılardan söz ediyoruz.
Burada asla istediğiniz bir yazarı ya da eseri okumanız mümkün değildir. Ülkede yer alan tüm kitaplar parti yönetimi tarafından basılır ve bunların büyük bir çoğunluğu kendi propaganlarını yapmaktadır. Aynı şekilde televizyon da sadece partinin yönetimindedir. Ülkedeki kanallar sadece devlete aittir ve buradan da çoğunlukla parti propaganları yapılmaktadır. Film konusuna gelecek olursak, bu konuyu tek bir örnekle özetlemek mümkün; Sadece hollywood filmi izlediği için bir kadın Kuzey Kore de idam edilmiştir.
Kısacası bu ülkede, bireysel özgürlükler ve insan hakları ihlâlleri rekor seviyededir. 21. yüzyılda dahi insanlığın yüz karası denebilecek böylesi devletlerin varlığı bile içerisinde bulunduğumuz dünyanın güvenilirlik hassasiyetini gözler önüne sermekte.
hacettepe sözlük
ansızın aldığı sunucu hatası ile yüreğimi ağzıma getiren sözlüktür. biricik hacettepe min yegane platformu burası, korkutmayın beni.
hacettepe itiraf
geçen hafta beytepe kampüsünde gördüğüm uzun siyah saçlı kız! negatif enerjin o kadar fazlaydı ki, az kalsın kara delik oluşturacaktın cânım ankara da.
sense8
2. sezonu ilk sezonundan daha da iyi olmayı başarmış, ilk sezondaki karakter bolluğunun üzerine sonsuz sayıda karakter ekleyerek serinin nerelere gidebileceğini gözler önüne sermiş müthiş dizi.
ilk sezonda bizim clusterdaki karakterleri, problemlerini ve yeteneklerini tanırken; ikinci sezonda yabancı clusterları eklediler. bu açıdan bakınca ilk sezondaki sensate eksikliği anlaşılabilir hale geldi benim için. ikinci sezonda ise dünya daha da büyüyor ve her ana karakterin çevrelerindeki etkileri ve ilişkileri gözle görülür biçimde değişiyor.
bu da ancak ve ancak serinin nasıl planlı işlediğini gösteriyor. yapımcılar ne yaptığını biliyor ve olayların nereye gittiği kontrol altında. yanlış hatırlamıyorsam serinin 5 sezonun halihazırda planlanmış olduğu söyleniyordu. eğer böyle devam ederse plotu olarak sürekli ilerleyen diziler arasında harika bir yere gelebilir.
1. sezona göre 2. sezonda cinsel ögeler daha arka planda. dediğim gibi 1. sezonda karakterlere ve birbirleri arasındaki ilişkilere yoğunlaşıldığı için seks sahnelerinin fazla olması o kadar da garip değildi. 2. sezonda ise konuya daha çok odaklanıldığı için, gereksiz seks sahneleri yok. belki de bunun bir başka sebebi dizinin ilk sezonundaki seks sahnelerinin bazı fanlar tarafından gereksiz olarak için çokça eleştiri almasıdır.
ikinci sezonda whispers karakteri de çok gelişti bana kalırsa. birinci sezonda en korkunç kişi olarak gösterilen ve arkasında neden bu kadar büyük bir destek olduğu belli olmayan acayip bir karakterdi. whisperslı kısımlar pek de hoşuma gitmemişti açıkçası. ancak ikinci sezonda bu kadaktere de geniş bir background yaratılmış, çalıştığı organizasyon ön plana çıkarılmış.
sonuç olarak her yönden kendini geliştirmeyi başarmış bir dizi ve ikinci sezonu daha da iyisini başarmış.
ilk sezonda bizim clusterdaki karakterleri, problemlerini ve yeteneklerini tanırken; ikinci sezonda yabancı clusterları eklediler. bu açıdan bakınca ilk sezondaki sensate eksikliği anlaşılabilir hale geldi benim için. ikinci sezonda ise dünya daha da büyüyor ve her ana karakterin çevrelerindeki etkileri ve ilişkileri gözle görülür biçimde değişiyor.
bu da ancak ve ancak serinin nasıl planlı işlediğini gösteriyor. yapımcılar ne yaptığını biliyor ve olayların nereye gittiği kontrol altında. yanlış hatırlamıyorsam serinin 5 sezonun halihazırda planlanmış olduğu söyleniyordu. eğer böyle devam ederse plotu olarak sürekli ilerleyen diziler arasında harika bir yere gelebilir.
1. sezona göre 2. sezonda cinsel ögeler daha arka planda. dediğim gibi 1. sezonda karakterlere ve birbirleri arasındaki ilişkilere yoğunlaşıldığı için seks sahnelerinin fazla olması o kadar da garip değildi. 2. sezonda ise konuya daha çok odaklanıldığı için, gereksiz seks sahneleri yok. belki de bunun bir başka sebebi dizinin ilk sezonundaki seks sahnelerinin bazı fanlar tarafından gereksiz olarak için çokça eleştiri almasıdır.
ikinci sezonda whispers karakteri de çok gelişti bana kalırsa. birinci sezonda en korkunç kişi olarak gösterilen ve arkasında neden bu kadar büyük bir destek olduğu belli olmayan acayip bir karakterdi. whisperslı kısımlar pek de hoşuma gitmemişti açıkçası. ancak ikinci sezonda bu kadaktere de geniş bir background yaratılmış, çalıştığı organizasyon ön plana çıkarılmış.
sonuç olarak her yönden kendini geliştirmeyi başarmış bir dizi ve ikinci sezonu daha da iyisini başarmış.
sabah uyanıldığında ağızda oluşan bok tadı
bu sabah çaresini bulduğum iğrenç durum. sabah uyandığınızda bir çay bardağı ayran içiyorsunuz ve dilinize format atılıyor.
nineteen eighty-four
(gizli:george orwell) ın başyapıtıdır. romanın içerisindeki gelecek öngörüleri o kadar isabetli, o kadar çarpıcıdır ki, tüm bunları bir cam küreden mi gördü acaba? diye sormadan edemiyor insan.
bitcoin
30 kasım itibari ile 10.000 doları görmüş ve geçmiştir. ya bin yılın balonu, ya da gelecek bin yılın para birimidir, bilemedim.
farid farjad
mitolojide keman tanrısıdır. cümle kurmadan, tek bir kelime etmeden bastığı notalar ile hayatı anlatabilir mi bir adam?
westworld
hayvan gibi bir kadroya sahip olsa da, senaryoyu daha gizemli hale getireyim derken ilk sezonu batırmış dizidir.
eyeliner
erkeklerin söylemekte zorlandığı, kadınların da en az yarısının sürmeyi beceremediği makyaj malzemesi.
noodle
bim de satılan 1tl lik lerin harika olduğu yiyecek. ancak içerisinden çıkan sosu ve yağı ne kadar lezzetli olsa da, ben zararlıyım diye bağırıyor.
yuval noah harari
İsrailli bir tarihçi yazar. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye de de kitapları en çok okunanlar listesine girmiştir. Hatta İdefix in verilerine göre son 6 ayın en çok okunan 2. yazarı konumunda. Ülkemiz için gerçekten umut verici.
kuantum bilgisayarı
Normal bitlerin ya 1 ya da 0 işlem görme prensibinin aksine, aynı anda iki işlemi de yapabilen niteliğe sahip bilgisayarlardır. atom altı dünyadaki garipliklerinin muazzam gücünü sanırım kuantum bilgisayarları ile özümseyeceğiz.