erbakanin adami

erbakanin adami

@erbakanin adami yazar
997
entry
29
takipçi
40
takip edilen
2,144
beğeni
1,221
favori
29,624
puan
Efsane Yazar
çevrimdışı
15 ekim 2018'dan beri üye
integral
Matematik ilminin çılgın oyunları
ayaş yolları
üstad neşet ertaş ayaş yolları

YouTube video
türk dizileri
Genelleme yapmamak gerekir çok kaliteli Türk dizileri de var
gecenin şiiri
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
çinko
o zaman birinci çinko
haluk bilginer
çok kaliteli karizma bir adam
geceye bir şarkı bırak
YouTube video
1 ocak 2019'dan sonra poşetlerin ücretli olması
çok saçma ve gereksiz bir karar.
Sözlük yazarlarının günlük uyku saatleri
günde 8 saat uyku zaman kaybıdır en fazla 6 saat uyurum
akşam erken iner mahpushaneye
Akşam erken iner mahpushaneye.
Ejderha olsan kar etmez.
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan oluşun.
Kar etmez, inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete.

Akşam erken iner mahpushaneye.
İner, yedi kol demiri,
Yedi kapıya.
Birden, ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda, duvar dibinde,
Üç dal gece sefası,
Üç kök hercai menekşe...

Aynı korkunç sevdadadır
Gökte bulut, dalda kaysı.
Başlar koymağa hapislik.
Karanlık can sıkıntısı...
"Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri,
Bense volta'dayım ranza dibinde
Ve hep olmayacak şeyler kurarım,
Gülünç, acemi, çocuksu...

Vurulsam kaybolsam derim,
Çırılçıplak, bir kavgada,
Erkekçe olsun isterim,
Dostluk da, düşmanlık da.
Hiçbiri olmaz halbuki,
Geçer süngüler namluya.
Başlar gece devriyesi jandarmaların...

Hırsla çakarım kibriti,
İlk nefeste yarılanır cıgaram,
Bir duman alırım, dolu,
Bir duman, kendimi öldüresiye,
Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya...

Ahmed ARİF
sultan
Seçkin
Bir kimse değilim
İsmimin baş harfleri acz tutuyor
Bağışlamanı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım
Kolaysa esirgeme

Hayat bir boş rüyaymış
Geçen ibadetler özürlü
Eski günahlar dipdiri
Seçkin bir kimse değilim
İsmimin baş harflerinde kimliğim
Bağışlanmamı dilerim

Sana zorsa yanmaya razıyım
Kolaysa affı esirgeme

Hayat boş geçti
Geri kalan korkulu
Her adımım dolu olsa
İşe yaramaz katında
Biliyorum
Bağışlanmamı diliyorum

Cahit Zarifoğlu
ormancı
Kime kin ettin de, gidin elleri ah
Yakin iken ırak ettin yolları, oy beni beni

Mihnetine diktim gülleri
Vardın gittin bir soysuza yoldurdun

Sen gönlün olunca beni ararsın ah
Siyah zülfü tel tel eder tararsın, oy beni beni

Madem ayrılmakmış muradın
Niye beni ateşlere yandırdın

Çıktım belek kayvesine, baktım ovaya
Bay Mustafa çağırdı, dam oynamaya
Ormancı da gelir gelmez yıkar masayı
Laf anlamaz ormancı, çekmiş kafayı

Aman ormancı, canım ormancı
Köyümüze getirdin yoktan bir acı

Köyümüzün suları hoştur içmeye
İçinde köprüsü var gelip geçmeye

Yarimi vurdular bir hiç içine
Yazık ettin ormancı köyün gencine...
ormancı
Gevenes Köyü'nde yaşayan ağa oğlu Mustafa Şahbudak, köy Muhtarı Tevfik Cezayir'in en yakın arkadaşıdır. Bu ikili her akşam köy kahvesinde dama maçı düzenler. Bir temmuz akşamı yine dama tahtasının başına otururlar. Oyunun yarısında "Sarı Memet" lakaplı orman memuru Mehmet İn, çıkagelir. Mehmet, sarhoştur. Ormancı ile muhtar arasında bir evrak yüzünden tartışma başlar. Mustafa Şahbudak, masayı dağıtan ormancıya tokat atar. Ormancı Mehmet, kamasını çıkarıp Şahbudak'ı kolundan yaralar. Şahbudak ormancıyı korkutmak için, belindeki tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Ormancı, bunun üzerine kaçmaya başlar. Şahbudak kaçmasın diye, bir el daha ateş eder. Ama Şahbudak, kaza kurşunu ile dostu Tevfik'i öldürmüştür. Yaşanan bu acı olayı, Tahir Usta bestelemiş
YouTube video
mum alevi ile oynayan kedinin öyküsü
bir mum yanıyordu bir evin bir odasında.
o evde bir de kedi vardı
geceler indiğinde kendi havasında
mum yanar, kedi de oynardı.

mumun yandığı gecelerden birinde
kedi oyunlarına daldı.
oyun arayan gözlerinde
mumun alevi yandı,
baktı,
mumun titrek alevinde
oyuna çağıran bir hava vardı.

oyunlarını büyüten kedi büyüdü
kendi türünde çocukçasına,
döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü
geldi mumun yanına, oyuncakçasına.
bir baktı, bir daha, bir daha baktı
mumun alevinin dalgalanmasına
uzandı bir el attı.
bıyıklarını yaktırmadan anlamayacaktı..
ilk kez gördüğü mumun yakmasına
inanmayacaktı.

kedi oyunlarında büyüyordu,
mum, üşüyordu yanmalarında.
zaman ikili yürüyordu
aralarında.
bir ayrışım görünüyordu
birinin yanmalarında
öbürünün oynamalarında.

kedi oyunlarında büyüyordu,
yitirerek gitgide oyunlarını.
mum küçülüyordu yanmalarında,
yitirerek gitgide yakmalarını.

oynarken büyüyen kedi yanacak,
aydınlatırken küçülen mum yakacaktı.
küçülen yaka-yaka aydınlatacak,
büyüyen yana yana anlayacaktı.

bir mum yanmasından
ve bir kedi oyunundan
kaldı sonunda
bir gecenin tam ortasında
bir evin bir odasında
göz-göze susan
iki insan.

mum yandı bitti.
kedi büyüdü gitti.
oyunlar karıştı gecelerde
suskun uykusuzluklara.

o iki insandan, sonunda
birinin anılarında kedi,
birinin dalmalarında mum
kaldı gitti.

nerede bir mum yansa şimdi
nerede oynasa bir kedi,
birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri…
bugün dün gibi oluyor,
dün bugün gibi.
mum ellerimi tırmalıyor,
belleğimi yakıyor kedinin elleri.
vay
sezen aksu eseri

YouTube video
yalnız kalamamak
Şuan yaşadığım durum böyle devam ederse yalnız kalmak için kalp kıracağım
13 aralık 2018 ankara hızlı tren kazası
Gerçekten de üzüntümüz büyüktür. Kazayla ilgili çok yönlü araştırma ve incelemenin yapılması, başlatılan adli ve idari tahkikatın derinleştirilerek kazaya neden olan hususların açığa ve ortaya çıkarılması samimi temennimdir.
aydın
Havası şaşırtır bir bakarsın yağmurlu şemsiye ile çıkarsın sonra birden ısınır hava kalırsın veya tam tersi
samsung health
samsung'un sağlık takip programı kesinlikle çok işlevli mutlaka kurcalamanızı öneririm
güne bir replik bırak
“Sakın tek bir kelime daha edeyim deme. Sakın tek bir yalan daha söyleme. Niye biliyor musun? Çünkü inanırım.”