christian rosenkreuz
@christian rosenkreuz yazar
405
entry
5
takipçi
7
takip edilen
822
beğeni
291
favori
13,019
puan
Efsane Yazar
sözlük yazarlarının tercih ettiği bira markası
şaraba geçince birayı bıraksam da carlsberg her zaman ilk tercihim olmuştu.
merve sanay
pizzacıya çıplak bir biçimde kapı açan bir şahıs.
[url] https://www.dailymotion.com/video/x6yi2a6 [/url]
ben olayın ahlaki boyutunda değilim ama yarın birisi de "bana kimse karışamaz!!!" deyip dal daşşak bana kapıyı açarsa dalarım o adama.
bilmiyorum, üçüncü şahıslara karşı olan çıplaklık falan bana aşırı derecede itici geliyor. bence bunu yapan kişi sokağa da utanmadan tuvaletini yapar. hatta eminim ki evde tuvaletin kapısını kapatmıyordur.
[url] https://www.dailymotion.com/video/x6yi2a6 [/url]
ben olayın ahlaki boyutunda değilim ama yarın birisi de "bana kimse karışamaz!!!" deyip dal daşşak bana kapıyı açarsa dalarım o adama.
bilmiyorum, üçüncü şahıslara karşı olan çıplaklık falan bana aşırı derecede itici geliyor. bence bunu yapan kişi sokağa da utanmadan tuvaletini yapar. hatta eminim ki evde tuvaletin kapısını kapatmıyordur.
Sözlük yazarlarının hayalleri
barok müzik çalan bir müzisyen olmak.
lakin imkansız biliyorum bunu.
sadece elektro gitarla da olacak iş değil...
öldüğümde yapamadığım için üzüldüğüm tek şey bu olacak.
lakin imkansız biliyorum bunu.
sadece elektro gitarla da olacak iş değil...
öldüğümde yapamadığım için üzüldüğüm tek şey bu olacak.
barok pop
barok rock da denilen müzik türü. rock müzik ile barok/klasik müziğin karışımından ortaya çıkmıştır.
benim gibi içi dışı barok olmuş, içinden bir versailles çıkabilecek kişiler için çölde bir vahadır.
ilk örneği the beatles'ın in my life isimli şarkısı olduğu düşünülmektedir. ama sanırım tam anlamıyla uyan ilk şarkı walk away renee'dir.
benim favorim ise ali project isimli güzide grup.
benim gibi içi dışı barok olmuş, içinden bir versailles çıkabilecek kişiler için çölde bir vahadır.
ilk örneği the beatles'ın in my life isimli şarkısı olduğu düşünülmektedir. ama sanırım tam anlamıyla uyan ilk şarkı walk away renee'dir.
benim favorim ise ali project isimli güzide grup.
ümit besen
yaptığı müziklere göre değerlendirilmemesi gereken müzisyen. piyasa işi yapsa da ben bu adamın sahip olduğu ve çaldığı enstrümanları gördükten sonra zevk sahibi biri olduğunu anladım.
bakire olmayan kızla evlenen erkek
üzerinde çok saçmalanan eylem.
isteyen istediğiyle evlenir, isteyen istemediğiyle evlenmez. bu kadar basit bir olay.
ben mesela dindar biriyim. tövbekar bir fahişeyle bile evlenirim.
not: gayrimüslim bir dindarım.
isteyen istediğiyle evlenir, isteyen istemediğiyle evlenmez. bu kadar basit bir olay.
ben mesela dindar biriyim. tövbekar bir fahişeyle bile evlenirim.
not: gayrimüslim bir dindarım.
vox
1957'de kurulan müzik ekipmanları markası. ac30 amplileri efsanedir.
ben bu markanın kulaklık amplisini kullanıyorum ama benim 100 liralık stagg amplimden 100 kat daha iyi sonuç veriyor kendisi. internette nedense çok beğenilmemiş ama ben beğendim şahsen. benim gibi telecaster kullanıcısıysanız tavsiye ederim.
şimdi sırada bir ac30 alma hayalim var.
ben bu markanın kulaklık amplisini kullanıyorum ama benim 100 liralık stagg amplimden 100 kat daha iyi sonuç veriyor kendisi. internette nedense çok beğenilmemiş ama ben beğendim şahsen. benim gibi telecaster kullanıcısıysanız tavsiye ederim.
şimdi sırada bir ac30 alma hayalim var.
iki biranın 20 lira olması
bu gidişle mısır'daki ibrani köleler gibi maaşlarımızı bira üzerinden alacağımızı gösteren durum.
bira 10 lira olacak bir içki değil... hadi 5 tl olsun anlarım da 10 lira ne lan?! dünyanın en maliyetsiz ve ucuz alkollü içkisi. hatta asya ülkelerinde mcdonalds'da bile bulabiliyorsunuz.
bira 10 lira olacak bir içki değil... hadi 5 tl olsun anlarım da 10 lira ne lan?! dünyanın en maliyetsiz ve ucuz alkollü içkisi. hatta asya ülkelerinde mcdonalds'da bile bulabiliyorsunuz.
spotify
kendisine göre 2018'de kendisi üzerinden 512 farklı şarkı dinlediğim uygulama.
ama ilk sıradaki parça hiç şaşırtmadı.
3 aydır neredeyse her gün dinliyorum.
ama ilk sıradaki parça hiç şaşırtmadı.
3 aydır neredeyse her gün dinliyorum.
intihar etmek
düşünmesi bile insanın fizyolojisini çok kötü etkileyen eylem.
geçtiğimiz yıllarda sürekli intiharımı tasarlardım. zira artık tutunamadığığımı düşünüyordum bu hayatta. sadece siyanür bulamadığım için eyleme geçemiyordum.
bu sırada bağışıklık sistemim çöktü diyebilirim. tamamen olmasa da depresyonda olduğum yılların bana hediyesi zayıf bir bağışıklık sistemine sahip olmak oldu. yaz kış hasta geziyorum bu sebeple.
diğer bir yan etkisi de vitiligo oldu.
intihar etmemiş olsam bile etmiş kadar oldum sanırım.
geçtiğimiz yıllarda sürekli intiharımı tasarlardım. zira artık tutunamadığığımı düşünüyordum bu hayatta. sadece siyanür bulamadığım için eyleme geçemiyordum.
bu sırada bağışıklık sistemim çöktü diyebilirim. tamamen olmasa da depresyonda olduğum yılların bana hediyesi zayıf bir bağışıklık sistemine sahip olmak oldu. yaz kış hasta geziyorum bu sebeple.
diğer bir yan etkisi de vitiligo oldu.
intihar etmemiş olsam bile etmiş kadar oldum sanırım.
itiraf köşesi
sözlüklerden sıkıldım.
belki yeni arkadaşlar edinirim diye 1-2 sözlükte yazıyorum ama sanırım aradığım şeyi sözlüklerde bulamayacağım.
belki yeni arkadaşlar edinirim diye 1-2 sözlükte yazıyorum ama sanırım aradığım şeyi sözlüklerde bulamayacağım.
sun ra
gerçek adı herman poole blount olan 1914 doğumlu amerikalı caz piyanisti.
satürn'den gelen bir peygamber olduğunu iddia edip sun ra ismini almıştır.
arkestra ismini verdiği bir orkestrası vardır. bu orkestrayla taksim'de bir konser vermiştir hatta. bir kamyonun kasasına grubuyla beraber yerleşmiş ve istiklal caddesi boyunca konser vermiştir.
dinlemesi epey güçtür bu adamı ama sağlam armoni bilgisi vardır. zaman zaman ünlü klasik müzik bestecileri üzerine bile doğaçlamalar yapar.
satürn'den gelen bir peygamber olduğunu iddia edip sun ra ismini almıştır.
arkestra ismini verdiği bir orkestrası vardır. bu orkestrayla taksim'de bir konser vermiştir hatta. bir kamyonun kasasına grubuyla beraber yerleşmiş ve istiklal caddesi boyunca konser vermiştir.
dinlemesi epey güçtür bu adamı ama sağlam armoni bilgisi vardır. zaman zaman ünlü klasik müzik bestecileri üzerine bile doğaçlamalar yapar.
bwv543
la minör tonunda yazılmış prelüd ve füg içeren bir bach bestesi.
org için yazılsa da bence klavsen ile de gayet hoş.
org için yazılsa da bence klavsen ile de gayet hoş.
füg
kontrapuansal bir beste tekniği. bir konu (temanın fügdeki karşılığı) üzerine en az iki sesli yapılan bestelere denir.
ilk başta konuya girilir. daha sonra bu konu hakkında çeşitlemeler yapılır. "eee diğer bestelerden farkı ne o zaman?" derseniz, tema parçanın içinde sürekli tekrarlanır. ama biz çok fark etmeyiz. zira besteciler de bilir ki aynı şeyi 50 defa çalarsan adam bıkar müzikten. o sebeple temayı biraz değiştirerek müziğin içine yedirirler.
her ne kadar barok müzikle anılsa da esasında orta çağda ortaya çıkmıştır bu müzik türü. "o zaman kontrpuan mı vardı lan?" demekle haklısınız. ama o zamanlarda kontrpuan çok gelişmemiş olsa da sahte bir polifoni yaratmak için melodilerin taklitlerine başvurulurmuş. haliyle böyle böyle füg ortaya çıkmış işte.
bence fügün en iyi anlaşabileceği örnek mozart'ın kyrie eleison'u. hem diğer füglere göre basit hem de konunun özünü çok iyi yansıtıyor.
ilk başta konuya girilir. daha sonra bu konu hakkında çeşitlemeler yapılır. "eee diğer bestelerden farkı ne o zaman?" derseniz, tema parçanın içinde sürekli tekrarlanır. ama biz çok fark etmeyiz. zira besteciler de bilir ki aynı şeyi 50 defa çalarsan adam bıkar müzikten. o sebeple temayı biraz değiştirerek müziğin içine yedirirler.
her ne kadar barok müzikle anılsa da esasında orta çağda ortaya çıkmıştır bu müzik türü. "o zaman kontrpuan mı vardı lan?" demekle haklısınız. ama o zamanlarda kontrpuan çok gelişmemiş olsa da sahte bir polifoni yaratmak için melodilerin taklitlerine başvurulurmuş. haliyle böyle böyle füg ortaya çıkmış işte.
bence fügün en iyi anlaşabileceği örnek mozart'ın kyrie eleison'u. hem diğer füglere göre basit hem de konunun özünü çok iyi yansıtıyor.
Sözlük yazarlarının kendi eserleri
ufak bir org bestesi.
sol majör
yalnızca fa sesinin diyez aldığı bir müzik dizisi.
barok dönemde kutsama ile beraber anılırmış. haliyle kilise töreni için müzikler yapan besteciler tören müziklerinin son parçasını bu tondan bestelerlermiş.
johann sebastian bach ise bunu genelde 6/8'lik ritimle kullanırmış.
bu tondaki en popüler melodi mozart'ın eine kleine nachtmusik'i olsa gerek.
kendisinin sol majör tonunu çok nadir kullanması ise ilginç bir durumdur.
barok dönemde kutsama ile beraber anılırmış. haliyle kilise töreni için müzikler yapan besteciler tören müziklerinin son parçasını bu tondan bestelerlermiş.
johann sebastian bach ise bunu genelde 6/8'lik ritimle kullanırmış.
bu tondaki en popüler melodi mozart'ın eine kleine nachtmusik'i olsa gerek.
kendisinin sol majör tonunu çok nadir kullanması ise ilginç bir durumdur.
cireaşa
romence'de kiraz anlamına gelen bir kelime. kökeni antik yunanca'da kiraz anlamına gelen "kerásion" kelimesidir.
cireașă şeklinde yazılır.
cireașă şeklinde yazılır.
klasik müzik
eğer dönem itibariyle ismini "klasik" olarak alan müzikten bahsedeceksek, tam bir maniyerizm örneğidir ki bence olması gereken de budur. modernizmin en sevmediğim yanı "eski çöp oldu artık, s***r et eskiyi" kafasıdır ki ilginç bir şekilde türk insanın da kafası bu yönde çalışır. bence modernizme yatkın bir kafamız var. yoksa "ufff artık kaset çıktı ya, at şu pikapı" demezdi atalarımız.
neyse konuya dönelim. ne dedik? maniyerizm. ne bu? geçmiş üslubu mümkün olduğunda korumaya çalışarak ucundan kıyısından yenilikler yapmak. mesela el greco amcamızın resimleri bu türün güzel örneklerinden birisidir. ne rönesans resmidir onunkiler ne de barok. böyle arada kalmış bir şeydir.
işte klasik müzik de benim gözümde böyledir. klasik müzik tam anlamıyla barok değildir. ama insanlar hala barok dönemden kopamamıştır ki barok dönemin esas bitişini çoğu kişi isveç kralı iii. gustav'ın operada uğradığı suikastle bitirirler. yani esasında barok dediğimiz olayan 19. yüzyıl başlarına kadar bir şekilde kendini yaşatmış bir akım.
barok dönemin 19. yüzyıl başlarında bitmesi ise artık monarşilerin yavaş yavaş güç kaybetmeye başlaması sebebiyledir. haliyle halk ve soylular arasındaki ayrım da azalmış ve artık avam tabaka da sanatla ilgilenmeye başlamıştır. haliyle artık sanat sanat için değil de daha çok duyguları yansıtmak için yapılan bir uğraş haline gelmiş.
işte klasik müzik de hem barok dönemin sanat yüce bir amaç içindir anlayışını hem de romantik dönemin öznelliğini içinde barındıran bir dönemdir bana göre. mozart ve salileri'nin müziklerine bakarsanız ikisinin de müziklerini bu zihniyette yaptıklarını görürsünüz.
bir de salieri ve mozart düşman değildirler bilinenin aksine. aynı şehirde yaşamalarına rağmen (viyana) birbirlerini çok az görmüşlerdir hatta.
neyse konuya dönelim. ne dedik? maniyerizm. ne bu? geçmiş üslubu mümkün olduğunda korumaya çalışarak ucundan kıyısından yenilikler yapmak. mesela el greco amcamızın resimleri bu türün güzel örneklerinden birisidir. ne rönesans resmidir onunkiler ne de barok. böyle arada kalmış bir şeydir.
işte klasik müzik de benim gözümde böyledir. klasik müzik tam anlamıyla barok değildir. ama insanlar hala barok dönemden kopamamıştır ki barok dönemin esas bitişini çoğu kişi isveç kralı iii. gustav'ın operada uğradığı suikastle bitirirler. yani esasında barok dediğimiz olayan 19. yüzyıl başlarına kadar bir şekilde kendini yaşatmış bir akım.
barok dönemin 19. yüzyıl başlarında bitmesi ise artık monarşilerin yavaş yavaş güç kaybetmeye başlaması sebebiyledir. haliyle halk ve soylular arasındaki ayrım da azalmış ve artık avam tabaka da sanatla ilgilenmeye başlamıştır. haliyle artık sanat sanat için değil de daha çok duyguları yansıtmak için yapılan bir uğraş haline gelmiş.
işte klasik müzik de hem barok dönemin sanat yüce bir amaç içindir anlayışını hem de romantik dönemin öznelliğini içinde barındıran bir dönemdir bana göre. mozart ve salileri'nin müziklerine bakarsanız ikisinin de müziklerini bu zihniyette yaptıklarını görürsünüz.
bir de salieri ve mozart düşman değildirler bilinenin aksine. aynı şehirde yaşamalarına rağmen (viyana) birbirlerini çok az görmüşlerdir hatta.
bottleneck
şişelerin boynuna verilen isim.
bazı blues gitaristleri bira şişelerinin gövdesini kırıp boynundan slide yaparlar. bu sebeple çoğu zaman bu çalış türüne "bottleneck guitar" denir.
örnek:
bazı blues gitaristleri bira şişelerinin gövdesini kırıp boynundan slide yaparlar. bu sebeple çoğu zaman bu çalış türüne "bottleneck guitar" denir.
örnek:
basso continuo
barok müziğin özelliklerinden bir tanesi.
bir parçanın bas notaları yazılırken altına rakamlarla bas notasının içinde bulunduğu akorun sesleri numaralandırılarak yazılır. böylece bas notalarını çalan kişiler bas partisyonunu oluşturan akor konusunda biraz daha serbest kalırlar. hatta mümkün olursa bir akoru 3 enstrümana paylaştırabilirler.
yıllar geçtikçe müzik yazısı daha da açık bir hal almış, her enstrümanın yapacağı işler kesinleşmiş ve böylece tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştır bu bas partisyonu yazım tekniği de.
bir parçanın bas notaları yazılırken altına rakamlarla bas notasının içinde bulunduğu akorun sesleri numaralandırılarak yazılır. böylece bas notalarını çalan kişiler bas partisyonunu oluşturan akor konusunda biraz daha serbest kalırlar. hatta mümkün olursa bir akoru 3 enstrümana paylaştırabilirler.
yıllar geçtikçe müzik yazısı daha da açık bir hal almış, her enstrümanın yapacağı işler kesinleşmiş ve böylece tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştır bu bas partisyonu yazım tekniği de.












