annapolly

annapolly

@annapolly
98
entry
4
takipçi
4
takip edilen
319
beğeni
142
favori
6,014
puan
Uzman Yazar
çevrimdışı
03 kasım 2018'dan beri üye
ebeveyn banyosu
bir evde iki banyo ve iki tuvalet olduğunun göstergesidir. rahatlıktır.
ırkçılık
faşizm
çocukluk yıllarını hatırlatan kokular
çocukluk yıllarını geçirdiğimiz yerlerde yoğun şekilde hissedilen kokulardır.

yaşadığım yerde bahçeler birbiri ile yarışırdı adeta. o sardunyalar, ortancalar, güller, hanımelleri, kına çiçekleri, sümbüller.... hele de akşam üstleri onları sularlardı ki kokularını dehşet saçardı o zaman o çiçekler. biz de oyun oynardık o bahçelerde gece gündüz demeden işte.

çocukluğum çiçek kokusudur.
ağır yaşamlar
annemle birlikte iken acaba kaç kilo verdi diye merakla izlediğimiz program. programdan çok annemin tepkilerini bir daha dinleyebilmek, izleyebilmek için şu an - çok özlediğimden olsa gerek- her şeyimi verirdim.

- bak bak, şişko mişko ama adam da seviyo çok onu.
- ah be evlatçığım ne hale getirmişsin kendini.
-şu anda napıyor acaba? inşallah ölmemiştir vb.
kaçak elektrik kullanmak
genellikle öğrencilik yıllarında yapılan yasa dışı bir fiil.
sömestır tatili
fransızcadan dilimize yerleşmiş olan yarıyıl tatili. okulların yarı yıl tatili. ülkemizde 15 günlük bir süredir.
patagonya
rahmetli büyüklerimden burası muz cumhuriyeti mi kavramı ile birlikte burası patagonya mı deyişlerinden ötürü aşina olduğum asilik ve adalet örneklendirmesi içeren iki kavramdan biri olan, şili ve Arjantin'in güneyindeki bölgedir.

neden böyle dediklerini araştırmadım açıkçası ama sanıyorum bu konuda neden böyle dedikleriyle ilgili durumu şu andan itibaren merak ediyorum.
muz cumhuriyeti
ilk olarak nasıl dile gelmiş bu kavram öğrenelim;

muz meyvesinin amerika' da çok tutacağını anlayan birkaç girişimci 1899 senesinde United Fruit Company (Birleşik Meyve Şirketi)i kurdular. işte bu şirket muzla ilgili abd de' de piyasayı eline geçirdi. bunun için pek çok şey yaptı tabii ki, muzun daha kolay ulaşması için demir yollarından tut, bozulmaması için soğuk hava depolarına kadar. okullarda ve doktorlarla olan diyaloglarında muzun ne kadar önemli bir besin maddesi olduğunu raporlarla ıspatlamaya çalıştılar. bunun propagandasını yaptılar, yaptırttılar.

hatta “ABD'nin Orta Amerika ve Karayiplere ilk müdahalelerinin tamamı muz ticaretinin güvenliğiyle ilgiliydi. United Fruit Company, özellikle Honduras ve Guetamala'da kurduğu rüşvet düzeniyle en etkili güce dönüşmüştü. “ Amerikalı yazar o. Henry (William Sydney Porter) bu durumu “muz cumhuriyeti” olarak ilk adlandıran kişidir. çünkü honduras' ta bu şirketten habersiz kuş uçmuyordu artık. limanlar, demir yolları ve kara yolları bu şirketin kontrolü altındaydı. hatta halk bunlara ahtapot ismini vermişti. şirket rüşvetle iş yapabilmek için ilgili ülkelerde hep tek adam rejimini desteklemiştir.

bu şirketin yaptığı yolsuzluklar, diktatörlere verdiği usulsüz destekler ortaya çıkınca şirketin intihar eden başkanı yerine gelen kişi 1984 yılında şirketin adını "Chiquita (çikita) muz" olarak değiştirdi.
muz
ana vatanı papua yeni gine olarak tahmin edilen meyve. bugün en çok muz üreten ülke Hindistan. hatta Hindulara göre adem' in havva' ya verdiği yasak meyve muzdu.
beynelmilel
pek çok ülkede bu bir şaka olmalı diyerek izlenebilecek bir film iken bu ülkede kesinlikle gerçekleşmiştir diyerek hüzünle izlediğim ve sevdiğim ender filmlerdendir.
ayrılık
mecburiyet, zorunluluk, istek, gereklilik gibi hallerde yaşanan ayrı olma durumu.

neyse efenim "yaman kelime, benzetmek azdır ölüme"

insan ömründe yaşanabilecek en büyük zulümlerden biri.
biz ara eleman ülkesiyiz mucit çıkaramayız
yalnız, neden olarak öne sürülen "konumu itibarıyla" kavramı.

Türkiye, Kuzey Yarım Küre'de, 36-42 derece kuzey enlemleriyle 26-45 derece doğu boylamlarında arasında yer alır. konum hepimizin bildiği gibi bu. bu konum sanıyorum bizi engellliyormuş. anlamadım ben.
günün sözü
"namus insana ait bir kavramdır.

neden duyunca aklımıza kadın gelir? üstelik de çevremizde namusunu kaybetmiş onca adam varken"

anlayamayanlara tekrar etmek gerek. namus insana aittir.
yerli malları haftası
yeni adı "tutum, yatırım ve türk malları" haftasıdır. 12- 18 aralık tarihleri arasında kutlanır. aslında amacı ve çıkışı düşünüldüğünde cumhuriyetin ilk yıllarına dönülmelidir. şu andaki dünyada cidden yerli malı olayı artık pek kalmamıştır. insanların ihtiyaçları, ekonomik durumları ve ülkeler arası ekonomik antlaşmalar bu durumu sarsmıştır.

ilkokullarda daima kutlanır. ve hepimizin hafızasında konu ile ilgili hiç bir şey bilmesek de yerli malının önemi ve değeri kalır.
13 aralık 2018 ankara hızlı tren kazası
"vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır."

o halde insanlar her türlü göreve liyakata göre yerleşmelidir.

ölenlere söyleyecek tek bir kelime bile bulamıyorum. yakınlarına baş sağlığı yaralılara da şifa dilerim.
bergen
"acıların kadını"
1959 yılında dünyaya gelip 1989 yılında hayatı sonlandırılan arabesk şarkıcısı. yaklaşık
30 yıllık ömründe yüzünün bir kısmı kezzapla yanan ve bir gözünü kaybeden, defalarca eşinden şiddet gören ve tek kurşunla yine onu sevdiğini öne süren insan tarafından öldürülen. ilginç, saplantılı bir ilişki ve bunun sonuçları.

asıl adı belgin olup konservatuvarı kazanmış bir şahıs aynı zamanda. demek ki insan çizdiği yolda ilerlerken ona eşlik edecekler hayat planında kişiden çok mu belirleyici rollerde oluyor bazen?

o halde hayatımıza aldığımız insanları titizlikle seçmeliyiz sanıyorum.
1977'de okulların beslenme saati
bir okulda ne beslenme saati ne de beslenme listesi olmaması gerektiğini gösteren video. o değil de ciddi anlamda konuşmalarından anlaşılabileceği üzere farklı bir nesil varmış. onlardan biri de benim yavrularım.
kelime bul
kendimden utandığım oyun. 25 kelimeyi geçememişimdir sanıyorum. ancak "yasak nick numan" ile "azgın kurt gülnar" nickli üyelerini kıskanıyorum resmen.
çocukken hayal edilen meslek
çocukken hayal edilen veya sorulduğunda dile getirilen meslektir.

ben hep dansöz derdim. gençler bilmez. yıl başlarında çıkardı vakti zamanında sadece bu meslek erbapları. herkes onlara kitlenirdi. çok önemli çok mühim sanırdım onları. erişilmez insanlar gibim. bir gün otobüste sormuşlardı sen büyüyünce ne olcan diye. dansöz dedim. birden müthiş bir sessizlik sardı ortamı. annem babam ehehehe çocuk işte dedi. işte böyle....
tepedeki çimenlik
belli bir yaştaki çoğunluğun bir zamanlar yapmış olduğu en güzel aktivitedir. bir tepe mutlaka bulmuşuzdur çevremizde. hatta o tepedeki bir taşın altına sigara bile saklamışızdır. amann ben yaptım sanıyorum ki çoğunluk da yapmıştır.

elbette artık günlük hayatlarında ne tepe ne de çimenlik kalmış insanları yargılamıyorum. benim burada bahsettiğim çocukluk. sadece bu. hepsi bu.