2018 yılının bana öğrettikleri

lavii
"Gelen gideni aratır" atasözünün doğruluğunu bir kez daha kanıtlamıştır benim için. Şimdi 2019 ile pekiştireceğimi düşünüyorum. Hayırlısı.
bibliosmia
önceliğin kendin olsun senin yanında yer alan sevdiğin insanlara vefasızlık etmeyin, sizi mutsuz ederek kendini besleyen insanların yularını kesiverin. Her şeyin başı sağlıktır diyelim. Bir hedefiniz olsun gerekirse düşün kalkın ama ilerleyin zaman yerinde sayanları harcıyor. Bu sene yüzüme bunları vuruverdi.
kleopatra
Koca bir yılı buhranla geçirmeme değecek şeylerdir.
Öncelikle güzelliğin kiloyla boyla alakalı olmadığını, bunun sadece kişinin kalbiyle alakalı bir durum olduğunu öğretti. Daha sonra chuck palahniuk'un görünmez canavarlar isimli romanında bir kadının kendini güzel hissetmediği sürece ne yaparsa yapsın asla güzel olamayacağını öğrendim. Bir insanı ne kadar severseniz sevin, kanı size doğru aktığı zaman ondan uzaklaşacağınızı öğrendim. Ailemizin bizim Tanrımız olduğunu ve biz daha iyisini istediğimiz anda lanetlendiğimizi öğrendim. Geçmişimizin kelimelereden ibaret bir hikaye olduğunu öğrendim.
Komplo teorileri ile ilgili bir tv programında ise ata nirun bana geleceğimizin olmadığını, sadece şu anda verdiğimiz kararların bir neticesi olduğunu öğretti. Sadece “şu an”a sahip olduğumu fark ettim. Bir işi yapmak için en doğru ve tek doğru zamanın “şu an” olduğunu öğrendim.
Erhan altunay'ın masalcı isimli romanında ne kadar fazla şeye sahip olursak o kadar korkak olacağımızı öğrendim. İnsanların kocaman bir büyü balonunda yaşadığını fark ettim.
Ne kadar fedakar olursak, o kadar çabuk gözden çıkarılacağımızı öğrendim. Bazı insanların kendilerini sevmedikleri için başkalarını da sevmediğini; bazı insanların da kendilerini sevmekten başkalarını sevmeye yüreklerinin kalmadığını öğrendim.
Bir insanın odasının ne kadar geniş olduğunun hiç önemi olmadığını, odasının kapısında parmaklık olduğu takdirde oranın bir zindan olduğunu öğrendim. Bir insanın girebileceği en kötü ve büyük hapishanenin kendi beyni-zihni olduğunu öğrendim.
Bir insanın hayatındaki en önemli şeyin, kişinin kendisi olduğunu öğrendim.
Duygularımızın manipülasyona çok açık olduğunu ve en yakınlarımızın bile menfaatleri söz konusu olduğu takdirde bizi harcamaktan hiç çekinmeyeceğini öğrendim.
Bir şeylere yetişmeye çalışırken kendime geç kaldığımı öğrendim.
Sabredip kişiliğimden taviz vermediğim sürece figüranı olduğum oyunun senaristi hatta yönetmeni olacağımı öğrendim.
En büyük intikamın kişinin kendi şahsiyetine kazık atmasıyla vuku bulacağını fark ettim.
Öğrenmem gereken tek bir şey kaldı, şimdilik. Canavarla baş ederken canavara dönüşmemek mümkün mü değil mi. 2019'da umarım bu sorunun cevabını bulurum.
martilara simit atan kadin
Belirsizlikten, bilinmezlikten, başarısızlıktan, çakılmaktan korkma. Tanrı her zaman taşları ayağının altına dizer sen kendine güven. Buraya kadar geldiysen artık kanatlarına güven. Kollarına bacaklarına güven. Havuza atsalar yüzersin, altına araba verseler sürersin, sahneye de çıkarsın, dağa da... kafanın içindekine güven.
geza
Bir yaş daha yaşlandığımı öğretti ayrıca acilen kilo vermem için müthiş bir baskı yaptı, yapmaya devam ediyor. Haksız da sayılmaz.

Unutmadan, 2018'in ilk günü, en yakınındaki arkadaşın dahi olsa ve ayrıca sevgilin bile olsa ona bile kritik konularda güvenmemek gerektiğini öğretti.