confessions

Somewhere in asia

marilyn monroe uçuşan elbisesi - 1. nesil uzman yazar

  1. toplam giri 1889
  2. takipçi 47
  3. puan 19717

maymunla diyalog

Somewhere in asia
grej ve ağaçkakan'ın feat parçası. sözleri gayet naif.


Grej:
Kısık bi' göz kapağına fazla yük tanıklık.
Altı üstü insan olamamakla bütün gün meşgulum.
Aksi!
Yazık ki şafağa kadar ciğerlerine yapıştım, bu kavga bi' alev alamamakla can veriyor sanki.
Ateş var mı?
Sadece sigaram için.

Samimi birkaç mimik takındım, karışmak için, akıntı bir hayli tadımı kaçırdı.
Düşünmedim kaçıncı sokak
niyeyse güven verdi akıp giden asfalt.

Sandığım, anımsadığıma zıt, bu cadde inatla uzanmazdı ışığı yanan evlere.
Bi' perdeden ve insan izli kapı eşiklerinden öyle esti geçti suretim dediğim o aksak hergele.
Yörüngemle eşzamanlı çemberin ne merkezine inandım ne eskaza teğetlere.
Tanıktı gözlerim
bu koca bi' yerküreye ağır geldi: yağmur
hızla kapanan panjur ve pencere.

Ağaçkakan:
kısık bi' göz kapağına fazla yük tanıklık
altı üstü insan olamamaya bütün gün mecburum hayli
akşamüstü serüvenim bi' deste adımlık asfalta razı
gitmek zorunda olmasam kalırdım
artık bi' dahaki sefere
sırf vakit geçsin diye yaktığım bir sigaranın külleri küllere yakıştı
içimde zaten sakin olan şeyleri yatıştır
duymadık ya kıyamet kızılca kopar alıştım
lokantanın camekanında somurtkan
giydiğim boşluk daha moda ve sanki herşey yolunda
ıslıkla eşlik ettim rüzgara nakarat boyunca
sıkıldım artık bir şeyler olmak zorunda
saat düne ramak kala
yağmur grinin en berbat tonunda yağar
içimden bi' ses diyorki "sesin içeri gelmiyor daha"
uğrarım bozguna yolum düşerse muhakkak
ne denir
hoşçakalma

kötüler

Somewhere in asia
90bpm grubunun şehir fm adlı albümünden bir parça.

Ah, kötüler bekler ellerinde hırslarıyla
Gözlerinden akan yalanlarıyla
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Gölgeleri dolaşır güzel olan her bir şeyin üzerinde
Yakarlar her şeyi kibirleriyle
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
İstemem büyük adam olmak, şeytana ruhumu satmak boşuna
Takiyye yapmak, fakiri daha fakir ama zengini zengin yapmak
Özgürlüğe kurşun atmak, hırsın peşinde koşan ahmak sorunu güce tapmak
Sen iyi kal!
Ne olursan ol ama iyi kal
Açıp kalbini dinle ve mesajı al
Kötüler yaralar yaratır ve de onları kanatırlar
İyiler hakikati sonsuza dek yaşatırlar
Mesajı al; içindeyiz aynı geminin, ay
nı limandan devir aldık, rota aynı yeredir
Yok etmek istediniz bizi. Sizin gibi değiliz
Kötü de yoktur insanın doğanın bir değeri
Kuma gömelim kafayı. Dur istikbal kimin?
Düşmanlık ve savaş bi' sorun ki kimin eseri?
Bırakın yaşayalım okyanus ormanlar gibi
Fakat terazin yalancı ve oyun adil değil
Çünkü…
Kötüler kazanır hep
Kötüler kazanır hep
Kötüler kazanır hep
Kötüler kazanır hep
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Sanmıyorum kendimizdik, tertemizdik
Aslında bütün derdimiz kendimizdik
Günümüzde atomlar bile edildi parça pinçik
Artık uçamaz güvercin bağlanamaz zincir
Kimsesiz pandomimci fakir bir mandolinci
Feza sinemasından emekli bi' yer gösterici
Kendi değil bilinci, kör bir kilimci için ikinci yoksa yoktur birinci
Or'da yarışmadan devam, olaya karışmadan değil
Olaya karıştıkça korkacaklar "Ölmüyo' lan!" deyip
Onbir rakamlı numarayla varlığımız teyit
Edildikçe olacak hep kötülüğe meyil
Yani yerindeyse deyim kalk vakitsiz ötüp
kahvaltıdan kalan masumiyeti son yemeğe götür!
Herkesten öğrenecek çok şeyimiz var
Kazanan belki kaybedendi, iyiler de kötü (kötü, kötü)
Kötüler kazanır hep
Kötüler kazanır hep
Kötüler kazanır hep
Kötüler kazanır hep
Yav, ah
Bu neyin galibiyeti geçirdim boyna ilmeği
Yok ehemmiyeti
Feleğin neyine geleyim?
Keşmekeşin değil belli menşei, babe
Eşeleyin peşini keşi bulun edin beş adam rehin
Lalettayin ayin öfke dışa vurur peyk
Alelade ruhumun gölgesi dışa doğru eğik
Söylediklerimin tercümesi ipe sapa denk
Benim kötülüğüm protez moruk yani fake
Doksan!
Paranın noksan olduğu bir paradoksla boksta
Dost tavsiyesine uy, dosyan kabarık, konsantre ol uslan
Ya da bostanlara dal saklan, postala korsanlara kartpostal
Ya da boş kontenjanlı bir zindana koşturarak gir, ol asosyal
Ya da karaborsa bir kanun, kefaletle serbestim
İçinde bulunduğum durum felaketle eşsesli
Panayırda büyük ikramiyeyi gözüme kestirdim fakat
Kazancımın yarı payı kötülükle destekli
Kötüler kazanır hep
Kötüler kazanır hep
Kötüler kazanır hep
Kötüler kazanır hep
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar
Nere baksam onlar
Nere gitsem onlar

kopya kalpler

Somewhere in asia
Sagopa kajmer'in çok başarılı bir şarkısı.


Kopya kalpler, gözlerin önünde parlamakta bir fener ve
İhtirasla süslenen bir gelecek önüme konulan
Gülmek, ağlamak seçimlerim. Hangi şıkta mola verendim?
Ayazlarında terleyendim. Saçmalık bu his ve geriye dönüşü yok.
Pis bir şakaya maruzum ve hecelerimde kimi zaman aruzum.
Anca buldum arzularımı, arz-talep mi bilmem,
Hep bu farzla yaşanılır mı?
Ben ne istedim ki, önüme koydular bu kuklayı.
Ve zor günümde hor görüldüm, kor bir aleve ben gömüldüm
Hislerimde çürüdüm artık anla, kopya kalbim çok çizildi, kaprisinden bezdi.
Adamın anca gizli bir kaçak suç işlemiş ve izini bulamamışlar.
İşte şimdi pişti oldun. Yokluğun bir ölüme benzetildiği
Şiir tadında varlığın bir saçmalıkmış
Acil anladım, anca topladım, kanca sapladım bu acıya.
Bir el olsun ben de ateşi bastım.
Kurut bu dereyi sen kolaysa, gözlerim yine de parçalı bulutlu.
Anlamın da uludur, aşkın gözleri hep sulu mudur? Hakkı bu mudur?
Sadakatin, güvenimin sonu mudur? Sen kaderdin.
Tacizin aşikar, sadece bana mahsus değil yok olma seansların.
Yağmur sakladı gözyaşlarımı, kopya kalplere damladım dam dam.
Güvence verme bana bir kez de olsa,
Çok yanılmış insanın leşine ağıdı yazmışım, ne olsa ben alışmışım.
Bu forsa geriye saydı, bitime az mı kaldı?
Başlamak hataydı; başlayamamaksa ızdırap.
Aşka verdiğim resitalimde sendin sazıma mızrap.
Yendim huyumu ya Rab.
Hapis yatan bir ben değildim, dostlarım da vardı köşeye sinmiş
af paraf çekildi, seçildi taraf.
Ve ben tuhaf ithaflar ettim, yarına elverişli koşula koşabilirdim
Boşa mı yandı kırmızı güller? Neyse boşver.
Sagopa kopyalanamaz, ender olsa bulunamaz bir diğeri
Hücrelerimin her biriydi kanserin yemi
Parçalanmiş bir satırbaşı ve nokta konmuş dizelerin son elvedası bugüne bir ithaf
Bence çok tuhaf bir işkence, baş ucumda aşkın çalar saati
Kopya kalpler uyku böldü...
0 /
Sözlük
https://dovizkurlaricanli.com