confessions

serendipity

iyi niyetli üçüncü kişi - Admin

  1. toplam giri 1157
  2. takipçi 117
  3. puan 22242

kocasının tiktok yasağı sonucu intihar eden kadın

serendipity
Hindistan'da gerçekleşen olaya göre iki çocuk annesi yirmi dört yaşındaki bir kadın, kocasının (bkz:tiktok) uygulamasını yasaklaması sonucu intihar etti.

Anitha adlı genç kadın, video oluşturma ve paylaşma uygulaması olan TikTok'ta çok fazla vakit geçirdiği, çocukları ihmal ettiği ve bunun bir bağımlılığa dönüştüğü gerekçesiyle eşi Shiva tarafından uygulamayı kullanması yasaklandı.

Genç anne zehir içerek intihar etti. Zehiri içtiği anları da kayda alarak videoyu WhatsApp üzerinden o sırada çalışmak için Singapur'da bulunan kocası Shiva'ya gönderdi. Genç kadın hastanede hayatını kaybetti.

haber kaynağı

gafile kelam nafile kelam

serendipity
Gafil avlananların ne olursa olsun söz kâr etmeyeceğini anlatır.
Çevresindeki gerçekleri görmeyen/görmek istemeyen, bilgisiz, kimselerin kendi bildiği gibi hareket edeceklerini haliyle Dolayısıyla o/onlara söylenecek her sözün boşa gideceğini anlatır.

bugün ne öğrendim

serendipity
Freud'un kızına yazdığı mektup: "Sevgili Anna, en güvendiğin insanlardan kötülük görüp üzülmen güçsüz biri olduğun anlamına gelmez. Fizik kurallarına göre; sırtını dayadığın bir nesne birdenbire giderse sen de o yöne doğru devrilirsin. Yani bunun güçsüzlükle alakası yok."

varmam yanına içmem şarabını

serendipity
Muhabbetinize ortak olmalarını istemediğiniz kişiler, ters veya yanlış düşüncelere sahip olup, muhatap olunmasını istemediğiniz durumlarda yani tabir-i caizse bataklık sineği gibi ince makamdan öten vızıltıdaki kişilerin halen daha konuyu anlamama düsturundan dolayı “yeter!” Eda'sıyla durumu anlatabilmeleri adına en nihayetinde ağızdan çıkan sözdür.
Yani “umrumda değilsin” demenin tatlı yollarından biridir.

16 haziran binali yıldırım ve ekrem imamoğlu derbisi

serendipity
En az İsmail Küçükkaya'nın sol yanağındaki şişlik ve sol alnındaki sivilce kadar dikkat çekici program olup, iyi olan kazansın denilesi programdır.

Kararsızların oyunu ciddi şekilde etkileyecek olan programda her iki tarafında hazırlanarak geldiği aşikar olup, sakinliğini koruyarak beklenen golü atan 23 Haziran 2019 ibb seçimlerinin Galibi de olacaktır.

babalar günü

serendipity
Özel günlerin kapitalist düzenin mühimmatlarından olup, ticaretinin maneviyatından öne geçtiği aşikardır. Yıllardır böylesine özel günlerin tek kalıp halinde bir güne sığdırılmış, minimalize edilmiş halinden usanan ve eleştiren biri olarak özellikle son beş yıl içerisinde eleştirdiğimin yanı sıra farklı olarak “eh işte!” Sitemini de beraberinde getirmekteyim.

İşte öyle malum günlerden birisi de “babalar günü” dür.
Öncelikle Adam olanların babalık yaptığı tüm erkek, kadın, çoluk çocukların günü kutlu olsun.

Şimdi neden eleştirdiğime geleyim;
Vefanın bedeli tek gün ile geçiştirilemeyecek kadar değerli olup bunu kesinlikle reddetmekteyim. Bana göre bugünün tüm dünyada babalar günü ilan edilmemiş olsa bile, Haziran'ın üçüncü Pazar günü olarak değil tüm Pazar'ların hatta üçyüzaltmışbeş günün vefasının Haziran'ın üçüncü Pazar'ı gibi ehemmiyet gösterilmesi gerekliliğidir.

Şimdi de “ eh işte” Sitemimi açıklayayım;
Devir öyle bir hal aldı ki kişi kendisini kurumsal hissedip, kendi ismini öne çıkartıp reklamını ( hangi amaç ve sebeple olduğunu kendisinin de bilmediği boyutlarda) yapıp, sosyal medya üzerinde bir tür “ kendini pazarlama” yöntemi ile öne çıkartıyor oluşunun devrini sürdürüyor, şahit oluyor Hatta farkında olmaksızın biz bile yapmaktayız.
Hal böyle olunca kendimizi öne çıkartmaktan, kutsal değerlerimizi unutup, pazar arayışındaki sayın vatandaşların değerli üyeleri olarak yılın üçyüz altmış dört günü kendimize bakmaktan sırf pazarda kendimize yer edinebilmek, “aaa bak babasına Ne kadar da düşkün!” İzlenimi vermek adına durmaksızın saçma babalı kızlı/oğullu, mezar( baba)/ kızlı/oğullu kareler gün boyu yayınlanıyor olup, mesai bitiminde ne kadar da hayırlı evlatmış!” Pazarlamasını sunduktan Sonra pazartesiye hiçbir şey olmamış gibi başlıyor olup akabinde geri kalan üçyüz altmış dört günde “baba” denilen kavramı akla dahi getirmiyor oluşunu kısaca eleştiyorum.
Ancak ve ancak yaşadığımız devrin vahim anti kutsaliyetini göz önünde bulundurduğumuzda, kişi bir gün dahi olsa, bunun sonucunun her ne kadar “reklam” olarak görüyor dahi olsam, günün sonunda bunun reklam olduğunu bilmeyen masum “babalarımızın” mutluluğu açısından;
evet yılda bir gün de olsa, günün sonunda masum duygulara sahip ebeveynlerimizi memnun ediyor oluşundan dolayı artık kutlanmalı ama yeterli olmadığını yinelemek isterim.

(bkz:sözüm meclisten dışarıdır)

kitap sözlük

serendipity
Ayda bir açılan sözlük furyasına yeni eklenen sözlüktür. Yolun başında olmaları hasebiyle naçizane başarılar dilemeden önce Google aramalarında çıkabilmek adına bir an önce çalışmalarını hızlandırmalıdırlar. Her sözlükte kendi reklamlarını yapmak isterlerken yine her sözlüğün kendi kitlesinin olduğunu ve buralardan devşirme yazar olmasının çok nadir olduğunu yinelemek isterim. Sözlük kültürünün yozlaşmaya başladığı günümüzde üstüne Türk toplumunun “okuma kültürü olmayışının” üstüne giderek yani çok zor hedeflerle yola çıktığınızı düşündüğümde gerçekten başarılar dilemek istedim.
Kendilerinden tek ricam her platformda çamur at izi kalsın politikası yapan diğer sözlükler gibi kendilerinin de bu yanılgıya düşüp kendilerinin kimseye iftira etmeden doğrudan kendi işlerini yapmalarını, ileride kendinize yapılacak tüm haksızlıklara (umarım olmaz) göğüs gerecek, kendilerini bırakmayacak ekibini iyi oluşturması gerekliliğini ve ortada gerçekten böylesine Halis niyetleri varken bunu Ne olursa olsun kimsenin alt etmelerine izin vermemeleridir.
İyi niyetlerle tavsiyelerime son vermeden önce; “ne olursa olsun vazgeçmeyiniz!” Deyip artık başarılar dilemek isterim.

kaza yapan tırı yağmalayan halk

serendipity
Bu haberi ilk izlediğimde etrafımdaki birçok insanın aksine şaşırmamış olup beklediğim hareketi gösterdikleri için teşekkür etmiştim. Olayın Çorum'da gerçekleşiyor olması bu olayın Bermuda şeytan üçgenindeki sac ayağı olmasından mütevellit, “Çorumludur, yapar!” İzlenimi verse de ülkemin hangi köşesinde olursa olsun, ister Hakkari'de ister olay Edirne'de gerçekleşmiş olsun karpuz ya da yere saçılan her ne varsa (canlı/cansız) talan edileceği aşikardır. Olayın tek suçlusu Çorum'da gerçekleşmesi ve Türk toplumunda adı kötü anılan Çorumlu” yaftasının olayı tek başına kurtaramayacağının altını çiziyor olup, bölge insanını bu vicdanı sorumluluktan uzak tutmak istedim.Zira aynı kan ülkenin tüm bölgelerinde rezil gibi dolaşmaktadır. Bu bir!

Tatil günü otoyolda gerçekleşen olay sonrası tatile giden yahut tatil amaçlı memleketlerine giden/dönen ve olay tatilcilerin alternatifi olmayan güzergahta geçtiğine göre yine haberden izlediğime göre araçlarını sağa çekerek x, y, z plakalı memleketlerden geldiğini gözlemlediğim görgüsüz insanların başlı başına Çorumlu'dan olmadığının altını çizmekle birlikte yine olayı duyan Çorumlu vatandaşların da olay yerine geldiğini öğrendiğimin de altını çizerek olayın memleketçilik hesabından yine başka boyutta olduğunun altını çizmek isterim. Bu da iki!


Memleketçilik, kan, ırk tartışması ile olayı unutturmaya çalışan toplumumuz olayın asıl boyutunu suçluya sabi ekleyerek olayı istediği yere çekme çalışmalarından kurtulduğumuzu varsayarsak; yerde görülen 1 tl bile olsa, bize ait olmayan her şeyi sırf göz hakkı düştü hesabıyla cebine indiren toplum 1tl'den daha fazla eden karpuz yığınını görünce kendinden geçip, dinini satmışlardır.
Sözlerimin ilk satırlarında şaşırmadım derken ekleyeceklerimin arasına şu son sözlerimi de iliştireyim; bize ait olmayan hepimizin kullandığı kamu mallarına zarar verirken, israf ederken, parasını vermeden sözde göz hakkı özde gasp ile alınan büyüklü küçüklü şeylerden sonra yeni kılıf olarak olayın özel boyutlara giderek, helal daire sınırları içerisinde ufacık açıklıktan yahut tahrik olunacak sebep yokken binlerce kılıf bulup tacizi, tecavüzü meşru gören toplum karpuzun ırzına geçmiş çok mu, der geçerim. Bu da üç!

ates

serendipity
İnsanları sahip oldukları isimleri korur, isimleri şans getirir kısaca isimler kişiyle müsemma olur derler. Sevgili teknolojistimizin nickname'i de yine kendisiyle müsemma olmuş olup hayatında yer eden 'enerji' kavramının kendi sahip olduğu yani isminde olduğu gibi bir kıvılcımdan yola çıkarak bugünlere geldiğinin belki haberi olup belki de şu an da 'aaa' nasıl yani diyecek olduğunu düşünüyorum. Evrendeki hiçbir şey alakasız olmayıp; her konunun, kişinin, olayın birbirleriyle bağlantısı olmuş olup tesadüfi konuların olayların çok sonra açığa çıkmasıyla aklımızda 'ampül' yanmasına sebep olduğu da bir başka gerçektir.
Şimdi ne demek istiyorsunuz kısmına gelelim;
Sevgili ve değerli biricik arkadaşımız, yazarımızla şans eseri burada kendisini tanıdık.
Sessiz sessiz köşesinde neler yaptığımızı uzaktan izleyip, sayfada kimse olmasa bile eski defterleri karıştırıp yine sitemiz ile ilgili en güzel malzemeyi bulup ünvanının hakkını fazlasıyla vererek paylaşımlarına, sosyal medya aracılığıyla devam etmektedir.
Hayatımıza girmeniz tesadüfi değil, bu kadar değerli bir arkadaşımızla yolumuza devam ediyor olmaktan dolayı onur duyuyorum.

Kim bilir belki o saklandığı köşesinden bize bir sürpriz yaparak, değerli kaleminden kendi düşüncelerinin de döküldüğü bir entry'e günün birinde denk gelebilirsiniz.

finite infinite

serendipity
Hani nikah memuru evlenecek çiftelere o malum şakalar yapıldıktan sonra beraberinde o müthiş soruyu sorar ya;
''İyi günde, kötü günde; hastalıkta ve sağlıkta..''
şeklinde de devamı gelir.

Ne zaman online olsam hatta online olmasam bile en iyi günde olduğu kadar en kötü günde de sözlükte olmaya gayret eden biricik yazarımızdır.

Bu kadar sık kendisini görmemle birlikte gözlemlerimi de size aktarayım;
Bazı günler ikizler burcu kadar karamsar olup, bazı günler yay burcu özgürlüğünde ve şirinliğine bürünmektedir. Bazen kova burcu kadar sert, inatçı yahut atarlı olup bazen de yengeç burcu kadar duygusal olup evinden çıkmak istememektedir. Bazı günler benimseyici özellikleri ön plana çıkıp; ''Bugün de akrep burcuyum!'' der adeta. Tabi burçlar yetmez tarifini anlatmaya.
Yılın 12 ayının bütün renklerini gözlemlediğim değerli yazarımıza ufak ta bir tüyo vereyim.

Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar rengi barındıran ''bir bölge'' dışında başka yer yok.
Karadenizli olduğuna yahut orada bulunduğuna kesinlikle kendimi inandırdım.

(bkz:Bu da benden jest olsun)
2

black mirror bayram videosu

serendipity
Kendimi bildim bileli, her dini bayram öncesinde trajedi halindeki özellikle pencerenin arkasında yapayalnız bekleyen nene, dedelerin hüznünü konu olan şeker reklamlarından Sonra günümüze uyarlanmış, standartlarının dışında “anlayana çok şey” şeklinde hazırlanmış, beni de bir o kadar üzmüş olan videodur.

Sabırla videoyu sonuna kadar izlemenizi tavsiye ederim.

gulurkensandalyedenduseneksicininkafasindakibere

serendipity
48 harfli, tek nefeste okunamayacak kadar uzun ve bir o kadar zor olduğunu düşündüren nickname sahibi değerli 2. Nesil yazarımızdır. Ayağının tozuyla kısa sürede kendisinden bahsettirmeyi başardıysa devamında neler olacağı konusunda heyecanla beklemekteyim.

Tek düşüncem şudur ki;
Bu kadar uzun nick ile sisteme giriş yaparken parmaklarınızı hissedebiliyor musunuz

hayırlı bayramlar

serendipity
''Nerde kaldı o eski bayramlar!'' veryansınını etmemize sebep, istemsiz çoğumuzun aklına ''ah ederek'' gelmesine sebep olsa da özellikle müslümanların birbirlerinin dini bayramlarına denk geldiği günlerde kullanılan dilek cümlesidir.

Bu vesileyle tüm sözlük camiamızın mübarek Ramazan Bayram'ını kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.

El öpmeye gelirsiniz diye akşamdan harçlıklarınızı ve kaseler dolusu şekerlerinizi hazırladım. Sözlük sitesinden giriş yapınca antrede duran varaklı dresuar üstünde duran şekerlerinizi almayı unutmayınız.

Sevgiler..

güven sözlük 8. ay dönümü

serendipity
Hava biraz bulutluydu bugün, Biraz da zamanım vardı.

Anekdotlara şöyle bir göz atayım dediğim sırada Ahmet Arif'in Leylim'i yani Leyla'sı için kaleminden dökülen satırları istemsiz gözüme çarptı.

''Sabah gözlerimi sana açarım.Akşam, uykularımı senden alırım.
Nereye, ne yana dönsem karşımda mutluluğun o harikulade baş dönmesini bulurum. Böyleyken gene de şükretmem halime, hergelelik, açgözlülük eder, seni üzerim. Aklıma gelmez ki seni usandırır, sana gına getiririm. Sana dert, sana ağırlık, sana sıkıntı olurum. Nemsin be? Sevgili, dost, yar, arkadaş...Hepsi. En çok da en ilk de Leyla-sın bana. Bir umudum, dünya gözüm, dikili ağacımsın. Uçan kuşum, akan suyumsun. Seni anlatabilmek seni. Ben cehennem çarklarından kurtuldum, üşüyorum kapama gözlerini.''

Kendi hitabıyla Leylim'i ile dost olan, imkansız aşka tutulmuş olan şair,sevdiceğine mektup gönderebilmek için posta pulunu uğruna hamallık yapan yüce gönüllü insanda takılı kaldım bugün.

Tabi bu anekdot'a bakarken arka planda çalan Jane Maryam şarkısı eşlik ediyordu bana.


Zaman nasıl geçmiş yine anlamadığım o sırada hatıralara gömüldüm ve o eskilerin yaşadığı dediğim ''eski ama eskimeyen duygular'' deyip deyip kendimce imrendim durdum.

Giden günlere değil, gelmeyecek, değişen o özlediğimiz samimi duyguların yok oluşuna çaresizce üzüldüm. Sonra aklıma geldi. Sözlük sitemiz de tam olarak o aranılan ama unutulan ''samimiyet'' dediğimiz kavram üzerine yola çıkmadı mı dedim!

Hep birlikte kendimizden yahut adını bile bilmediğimiz o duyguların kaleme dökülüşünü okuyalım, yazalım, eleştirelim belki de takdir edelim içten içe demedik mi!

Ahmet Arif'in Leylim'i için biriktirdiği mektupları kadar olmasa da şu kısa sürede biz de sizlerle birlikte ne çok anılar biriktirdik değil mi!

Rasgtele butonuna tıklayınca bazen gülüyor bazen hüzünleniyorum içeriklerinizle. Hatta bazılarınıza mesaj atmamak için zor tutuyorum kendimi

Size bu satırları yazarken bir yandan da gözüm sağ alt köşede bulunan takvime gidiyor. Zaman yine bir ayın 23'ünü gösteriyor. Biliyorsunuz ki her ayın 23'ü bizim için özel bir o kadar da anlamlı. Ne kadar çok büyüdüğümüzü sayısal verilerden değil bir sonraki ay ile birlikte doldurduğumuz yaşımızla anlayabiliyoruz. Düşünüyorum da 8 ay önce çıktığımız bu yolda ne kadar değerli anılar biriktirdik. Gelenlerimiz ve gidenlerimizle koca bir ömür geçmiş gibi oysa ki..

Sesimi duymadınız, ben de hiçbirinizin sesini duymadım. Ama kaleminizden çıkan her harfin dahi vaveylasını hissederek okudum tüm yazdıklarınızı.

Tüm sessiz seslere ses olmak için çıktığımız bu zorlu yolculukta bizi yalnız bırakmadınız. Belki daha az online olsanız bile arka planda 'hadi ama' diyerek biraz da kızarak bizi takip etmeye devam ettiğinizi biliyorduk.

8 ay öncesine geri dönerek hayatımızı da gözden geçirince neler olmuş, bitmiş, tükenmiş, tekrardan canlanmış belki can suyu olmuş türlü hadiseleri, badireleri atlattık kim bilir dedik içten içe.
Belki en sevdiğimizden ayrıldık, belki ailemizle aramız bozuldu, belki lanet hoca bilerek bizi sınıfta bıraktı belki patronumuzla ters düştük, Belki yine iş bulamadık belki yine mesaj atmadı belki bebeğiniz yine hasta oldu belki en sevdiğiniz öldü belki de tüm bunların tam tersi en güzelleri oldu ara sıra, ama biz kötülüklerden iyileri göremedik bile.

Bazen en yakınlarımız bile bizi anlamıyor diyerek, belki de rahatlamak adına tüm o üst üste gelen şeyler bizi ya kalemi elimize almamıza yahut kalemi uzunca bir süre bıraktırmaya sebep oldu.

Biz kimin geldiğini kimlerin gittiğini o bayram şekeri reklamlarında pencerede umutsuzca bekleyen yaşlı nene ve dedeler gibi izledik sizleri. Halen daha bekliyoruz geleceksiniz diye. Online olmayıp küsenlerimizi bile bekliyoruz 'bayramda küslük olmaz'' derler.

Sabır gösterip Ahmet Arif'in beni duygulandıran mektup yolculuğunda size içerik hazırlamak yerine mektup yazmayı tercih ettim, Sabır gösterip okuduğunuz için minnettarım.

Biz o kırık beyaz perdenin arkasında sizlerin yolunu gözlüyor olacağız...
8.ayımız kutlu olsun!
sevgiler...

insan gübreleme yöntemi

serendipity
ABD'nin Washington eyaletinde 'insan gübreleme' adı verilen yöntemle ölülerin(cesetlerin) hızla toprağa dönüştürülmesine izin veren tasarı, eyaletin Valisi Jay Inslee tarafından imzalanarak yasalaştı.

Washington eyaleti 'insan gübreleme' adı verilen, ölülerin hızla toprağa dönüştürüldüğü bir yöntemle cesetlerin imhasına izin veren ilk eyalet oldu.

başakşehir stadı'ndan fatih terim'in isminin kaldırılması

serendipity
Pazar akşamı oynanan Galatasaray- Başakşehir maçından sonra, Başakşehir'in golü ile ortalık karışmış, Başakşehir kulübesinin üzerine yürüyen Fatih Terim, Robinho'ya yumruk göstermişti.

Yaşanan gerilimin ardından Başakşehir yönetimi, iç saha maçlarını yaptıkları stattan Fatih Terim'in ismini kaldırmaya karar verdi. Yönetim, yapacağı ilk toplantıda bu konuyu değerlendirip bir karar alacak, ardından da Türkiye Futbol Federasyonu ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'ne başvuracak.

haber kaynağı

tek kullanımlık plastik ürünlere yasak gelmesi

serendipity
Atıklarla mücadele için gelecek yasaklar arasında en sık karşılaşılan, tek kullanımlık plastik ürünler 2021 yılından itibaren yasaklanarak yürürlüğe girmesine AB konseyi onay verdi.

Deniz ve kıyılarda en çok bulunan tek kullanımlık plastik atıkların kullanımını yasaklamaya yönelik düzenlemenin ardından 2021 yılından itibaren piyasalardan yasaklanacak.

Ürün Grupları arasında;
-Plastik kulak pamukları
-bıçak setleri
-tabaklar
-pipetler
-içecek karıştırıcılar
-balon çubukları ve gıda kapları AB ülkelerinde kullanılmayacak.
haber kaynağı

banu alkan'ın zor günleri

serendipity
Afrodit Lakaplı eski oyuncu Banu Alkan kendisine yöneltilen soru sonrasında hazin ve bir o kadar cevap vermesi dahi zor olan konuyla ilgili yani ''ekonomik koşullarının ne kadar zorlaştığı'' ile ilgili şunları söyledi;
''Herkes ekonomik olarak zor zamanlar geçirmiştir. Benim zamanında yalımın mazotunu alamadığım günler olmuştu. Saçımı boyatmak için yurt dışına, Paris'e gider gelirdim. Paris'e saçımı boyatmaya gidemediğim zamanlar da olmuştu. Allah bir daha yaşatmasın.''
amin
haber kaynağı

güven sözlük 7. ay dönümü

serendipity
Unuttuğumuzu sanmış olabilirsiniz ancak unutmadık!

23.09.2018 yılından itibaren yayın ve yayım hayatımızı devam ettiğimiz şu günlerde tam da 7. Ay yani 23 Nisan 2019 tarihine tekabül eden o malum gün ve sonrasında yani Yani şu ki olay Çocuk Bayramı'na kendimizi fazla kaptırıp dönme dolabın tepesinde bir müddettir mahsur kaldık. Çarpışan arabaya binen bazı yazarlarımızı kaybettik karakollarda sabahladık, balerine binen yazarlarımızdan bazıları midesi bulandı hastanelerde kaldık, eee luna park'a Cemil cümlemiz gelmişken en tehlikelisine binmemek olmazdı deyip zirvede takılı kaldık...

Kalış o kalış!

Aksilikler bir dizi boyu olup 8. Ay'ımıza girmemize birkaç güncük kalsak bile her günümüze şükür her geçen ayımıza kutlamalar sunduk.

Zaman su gibi gelip geçti!

Evlatlar büyüdü, bazıları bizi beğenmez oldu.
Büyüdükçe öyle oluyor demişlerdi de inanmamıştım.

Bayram geliyor, el öpmeye gelirsiniz diye antrenin girişine 160 kg şeker aldım.

7. Ay'dan 8. Ay'a geçişe ramak kala ben ve bekleyenler olarak pencerenin ardında sizleri izliyor ve heyecanla kapıyı çalışlarınızı bekliyor olacağız.

Sevgiler...
0 /
[email protected]