confessions

nushirevan

sarı odalardaki sezen sanrısalı - 2. Nesil Yazar

  1. toplam giri 1368
  2. takipçi 13
  3. puan 9623

huawei

nushirevan
Çin devletinin dünya piyasasındaki temsilcisidir. Çin huawei, huawei çin demektir. Marka, devlet ile eşdeğer bir önem arz ediyor. Ancak bir devlet markası değil; adeta çin, markanın devleti.

sürü bağışıklığı stratejisi

nushirevan
"Giden gider, kalan sağlar bizimdir" mantığı güden, doğal seleksiyondan yana sosyal strateji. Şimdi virüsle mücadeleye kalksan, yüz milyonlarca euro harcayacak adamlar. "varsın herkese bulaşsın virüs, bünyesi güçlü olanlar atlatsın, zayıflar elensin, virüs böylece mutasyona uğrar ve raad ederiz" diyor adamlar. Nüfusu az olan ülkeler için kötünün iyisi bir senaryo. Şimdiye kadar deneyen tüm ülkelerin hüsrana uğradığını da tecrübe ettik. "Dünya nüfusunu 500 milyona indir" diyen guidestones'u yazanların halt yemesi ben bilmem.

1 mayıs

nushirevan
İşçi bayramı olarak kutlanan gün. Çalışan, emek veren her sınıfın bir bayramı olması kötü bir şey değil. Ancak başka hiç bir bayramın da ideolojik alt yapısı bu kadar dolu, bu kadar derin değil. Bayram bayram değil adeta bir komünist manifesto fırsatı.. Kaldı ki burası "%99'u müslüman" denilen bir ülke. (bkz:orası tartışılır) merkezine İslam'ı aldığınız hayat dairesinde 1 Mayıs (Sosyalist) İşçi Bayramı çemberin dışında kalır. Eğer daireniz 1 Mayıs ile kesişiyorsa; İslam, çemberinizde artık bir moment noktası değildir ve hayat dairenizde eksen kayması yaşanıyordur.

İşte bunlar hep geometri fizik neyim..

yerel yönetimlerin yardım özgürlüğü

nushirevan
Gerekli bürokratik şartlar yerine getirildiğinde vardır.

Yakın zamanda chp'li belediyeler yardım toplayıp korona mağdurlarına ulaştırmak için bir hesap açmıştı malum. İç işleri bakanlığı derhal hesapları dondurdu ve bu kampanyaya engel oldu. Neydi bakanlığın argümanı? "Devlet içinde devlet olmaz"

Dışarıdan bakan sıradan vatandaşın gördüğü şey, aç doyurmak isteyen belediyeye, siyasi çıkar hesabı güden hükümet tarafından engel olunduğu. Kaç haftadır tv'lerde izliyoruz, fatih portakal başlığı hortlamış da aklıma geldi. Peki durum bu mudur? Devlet, yerel yönetimler fakiri doyurmasın mı istiyor?

Elbette hayır. Hükümet partisinin artık kronik hale dönüşen yanlış politikalarından biri de, icraati neden yaptığını ilk anda kamuoyuna doğru anlatamaması. Daha sonra üzerine polemikler oluştuktan sonra düzeltsen de oluşan o ilk algıyı, önyargıyı kırmak atomu parçalamaktan zor.

Elbette yerel yönetimler yardımlarda bulunabilir. Fakat nasıl? Bulunduğu ilin idari amirliği olan valilik veya kaymakamlık nezdinde izin alarak..

İzin alırsın; gidersin üzerinde "başkan şaşırma sabrımızı taşırma" yazan, haham karikatürünün oturduğu sandalyenin altına allah lafzını koyduğun, aleviliği bir başka din gibi algı kastığın broşürünle beraber yardımını dağıtırsın sonra. Ha, idare izin vermedi mi? İşte o zaman "yardım yapmamıza izin vermiyorlar" deme hakkın doğar. Fakat izin istemeden böyle bir icraate kalkışman, devlet anlayışına, bürokratik hiyerarşiye uymaz.

Kaldı ki devlet bunu keyfinden yapmıyor. Malum pkk'nın siyasi uzantısı olan parti, hukukun boşluklarından yararlanarak bazı belediyeleri işgal etmiş durumda. Siz bu özgürlüğü kendinize tanırsanız, bu terör sevici yerel yönetimlere de emsal olur, yol olur.

Peki diyelim ki İBB başkanı dahil, bu chp'li belediyelerin idarecileri bu devlet bilincine, bilgisine sahip değildi. İyi niyetle yola çıkıldı ama bürokrasiye takıldı. Ben olsam şunu yapardım: "peki kardeşim" derdim "madem ben dağıtamıyorum, al 6 milyon tl birikmiş hesapta. Buyur sen kullan, makbuzları da tek tek ibraz et bana" derdim.

İşte aslında bu kadar basit her şey.. Siz orda sidik yarıştırırken olan garibana oluyor, o ayrı mevzu..
1

fatih portakal

nushirevan
Tıpkı ahaberdeki erkan tan (bkz:ver mehteri) gibi alabildiğine taraflı sunucu. Aralarındaki tek fark erkan taraf olduğunu gizlemiyor ama portakal "tarafsızız" yalanını devam ettiriyor. Tarafsınız olm kabul edin işte.. Hani taraf olmakta da sorun yok benim açımdan, sıkıntı gözümüzün içine baka baka yalan söyleyenlerden bıkmış olmamız.

cendere

nushirevan
Ezmek, baskılamak anlamında bir sözcük olsa da konuşma dilinde "sıkıntılı durumda olmak" anlamında kullanılıyor.

"Bu cendereden nasıl kurtulacaksın?" Gibi

Sıkıntılı duruma örnek olarak şunu verebiliriz: hani banyoda sıcak soğuk su ayarını yaparken; bi tık sıcağı açarsın kaynar, bi tık soğuğu açarsın donar.. ortasını bulamazsın bir türlü.. küfür ede ede bi o tarafa bi bu tarafa çevirip dururken evrenin kütle çekim kanununu formüle ederken bulursun ya kendini? Hah, işte o durum çırılçıplak bir cenderedir misal bgv

habertürk yayınında duyulan faili meçhul osuruk

nushirevan
Gündemi meşgul eden, iş bu giri'nin de aynı amaca hizmet ettiği gaz çıkarmadır.


Doğal olarak, olayın şüphelileri arasında ekranda görülen şahıslar var. Evlerinden yayın yapanların ev ortamında oldukları için şüphelilik ihtimalleri yüksekse de, bu konuda lokal ihtisas yapmış biri olarak şunu söyleyebilirim:

Veyis, açıkla kurtul kardeşim.. "içimde kanser olacağına kıçımda konser olsun" de bitsin bu muamma (bkz:bgv)

süleyman soylu'nun istifa etmesi

nushirevan
"Çok eleştiriliyorum, artık daha fazla dayanamıyciğm" şeklinde baskı yüzünden alınmış bir karar olduğunu düşünmüyorum. 3-5 şuursuz sokakları doldurup kola ve lippo kuyruğuna girdi diye bu kadar başarılı bir bakan istifa etmez. Olayın iç yüzünü bilmiyorum ama tahminim şu: Sokağa çıkma yasağı kararının ardından şuursuz güruhun toplanması sonucu bilim kurulu ve sağlık bakanlığı ile bir istişare yapıldı, bulaş riskinin yüzde bilmem kaç arttığı, vaka sayısının pik yapacağı ihtimali yükseldi ve Soylu bütün bunlar yüzünden vicdani sorumluluk hissetti. Düşünsenize aldığınız bir karar sonucu; gayet başarılı ilerleyen koskoca bir devletin sağlık politikasına verdiği emekler 2 saatte heba olacak, yüzlerce insan hastanelere düşecek ve belki hayatlarını kaybedecekler.. Bu ihtimal, bu sorumluluğu taşımak istememiş olabilir soylu.. Yoksa sosyal medya baskısı filan hep tırı vırı.. neyse ki istifası kabul edilmedi de görevinin başında şu an kendisi.

recep ivedik

nushirevan
Altıncısı Serinin en son ve en kötü filmi olarak kayıtlara geçen karakter. Recep İvedik'in hallerine kahkaha atmazdım ama izler eğlenirdim çıtır çerez niyetine.. fakat bu nedir kardeşim, bu kadar mı özensiz iş yapılır, bu kadar mı "biz tırı vırı film yapalım nasılsa izlenir" mantığı film çekilir? Şahan, sana instagram yorumu olarak da yazdım ama bu seriyi sonlandırmak ve hakkındaki dedikoduları bitirmek için formülü veriyorum bak iyi oku..

Recep ivedik film serisini şöyle bitiriyosun:

Şahan Gökbakar olarak film, siyaset ve mizah eleştirilerinden bıkmış, sanat dünyası ile işlerini yoluna koyamamışsın. Evde büyüyen çocuk, ülkenin kriz halleri, sinemada mısır patlağı derken kafanı dinlemek için yalnız kalma ihtiyaci hissediyosun ve evdeki herkesi bir yerlere yolluyor ve serinin son filmi için yazman gereken senaryoya odaklanıyorsun. İlham bir türlü gelmiyor çünkü sana yapılan eleştiriler bitmek tükenmek bilmiyor. Bu sırada evde bir kaza geçiriyorsun ve bayılıyorsun. Uyandığında yatağının başucunda Recep İvedik burnunu karıştırıyor. Şok içinde uyanıyorsun ve karşındakinin hayal mi gerçek mi olduğuna inanamıyorsun çünkü Recep senin oluşturduğun bir karakter. Recebin kendisi de bilmiyor oraya nasıl geldiğini. Şoku atlattıktan sonra Recep'e bir film karakteri olduğunu, hatta onu kendisinin oynadığını söylüyorsun. Recep bu durumu kabulleniyor ama içinde bulunduğu bu yeni dünyayı (bkz:paralel evren) da keşfetmek istiyor. Şahan ayağı kırık olduğu için dışarı çıkamıyor. Üstelik kendisinden 2 tane olduğu durumu kimseye açıklayamaz. Bunun üzerine her filmde olanın tersini yapmaya karar veriyor. Bu kez Şahan Recep değil, Recebi Şahan yapmaya karar veriyorlar. Kaşlar traş ediliyor, kıyafetler değiştiriliyor. Gerçek Şahan iyileşene dek, Recep Şahan gibi görünerek, onun dış dünya ile olan ilişkilerini düzenlemeye karar veriyor. Eşi, Kardeşi, yapımcısı, gazetecisi bu Şahan gibi görünen Recebin normalden başka davranışları karşısında şaşırıyorlar ama Şahan'ın yeni senaryo için metod oyunculuğu yaptığını düşünüyorlar. Bu arada Recep, kendi yöntemleri ile insan ilişkilerini gerçek Şahan'dan daha iyi geliştiriyor. Şahan evde onu her akşam beklerken Recep'in kendisinden daha gerçek, daha samimi olduğunu fark ediyor. Evet kaba filan ama daha samimi, daha dürüst. Recep bu yeni dünyaya alışırken, Şahan da evde yavaş yavaş iyileşiyor. Yeni senaryo için evde gözlerden uzak çalışıyor ama Recep'in gerçek dünyada kendisinden daha iyi bir iş çıkardığını görmek onu daha da strese sokuyor ve senaryo bir türlü yazılamıyor. Senaryonun teslim günü ve çocuğun evde yapılacak doğum günü yaklaştıkça iyice stres olan Şahan, işleri yoluna koymuş Recep'i evde onun hayatını çalmakla suçluyor. Recep üzgün ve mahsun bir şekilde tuvalete giriyor. Şahan söylediklerinden pişman kapıyı çalıyor ama Recep açmıyor. Şahan uyuyakalyor. Sabah uyandığında masasının üstünde yeni senaryo ve Recep'in notunu buluyor:

"Film yazmayı bilmüyüm ama sana hayat hikayemi yazmah için tuvaletime ara virdim, sen ohu ben tuvalete geri dönüyüm"

Şahan saçmalık olduğunu düşündüğü bu hikayeyi okumaya başladıkça gülüyor, kahkaha atmaya başlıyor. Hemen evinin tuvalet kapısını açıyor ama Recep orda yok.

Bu sırada Recep tuvaletten çıkınca kendini Nurullah'ın kahvesinde bulmuş. Onlara Şahan'ı anlatmış ama kimse inanmamış. "Gerizekalılar" diyip kahvede oyuna geri dönmüş..

Al bunu yaz, telif melif de istemez (bkz:bgv)

sosyal mesafe

nushirevan
koronavirüsün hayatımıza bodoslama girmesinin ardından, her gün duymak zorunda kaldığımız tanım. Enfeksiyon riskini azaltmak için bir grubu oluşturan kişilerin birbirleri arasında koyması gereken mesafe. Şimdilik En az 1 buçuk metre olarak tanımlansa da, bulunduğun ortama göre de değişebiliyor. Örneğin kapalı bir mekanda iseniz bu mesafe daha da artabiliyor.

biz bize yeteriz türkiyem

nushirevan
Cumhurbaşkanı erdoğan tarafından, koronavirüs sürecinde mağdur olanlar için, toplumsal birlik ve beraberlik ruhunu yeniden aşılamak üzere başlattığı yardım kampanyasıdır.



Cumhur başkanının kampanyayı başlatmadan öncesinde, chp'li 11 belediye başkanı bir araya gelerek böyle bir kampanya zaten başlatmıştı. Ancak kanunlara göre toplanan paraların "yardım" mı "bağış" mı olduğu net değil. Bu yüzden hesaplar bloke edilmiş durumda. Başkanlar "halk mağdur ediliyor" diyor, hükümet "devlet içinde devlet olmaz" diyor. Kim haklı meselesine gelmeyeceğim. Zira haklı olandan çok her iki tarafın da siyasi kaygıları olduğu açık. Birisi valiyi yok sayıyor ve izinsiz yardım toplamaya kalkıyor. Ötekisi "bu iş hukuksuz, gelin birlikte doğru bir şekilde yapalım" demek yerine onun yaptığını engelliyor. Yanlışlar burada bitiyor mu? Yok.. Belediye başkanları "haa madem cumhur başkanı devreye girdi, buyrun bizim topladığımız para şudur, bunu da ana meblağa ekleyin" demek yerine, "paramızı verin" diye tutturuyor. Ötekisi "sen devlet içinde devlet olmaya çalışıyorsun" diyor, beriki "devlet içinde devleti sizin döneminizde gördük" diyor.

Farkında mısınız konu çoktan siyasal zaten. Yardım bekleyen olduğunuzu düşünün.. ne acı gelir değil mi insana? Yahu ben çocuğuma süt almam gerekiyor ama sizin girdiğiniz polemiğe bak dersin..

Toplanan tüm paralar, adil ve şeffaf bir şekilde ihtiyaç sahiplerine bir dağıtılsın, sonra istediğiniz kadar laf dalaşına girin. Çok da şaapmamak lazım

8d müzik

nushirevan
Teknolojiyi 10 yıl geriden takip eden biri olarak yeni keşfettiğim zamazingo. Müziğe 3 boyut katarak, sesi kafanızın içinde duyuyor, beyninizi tavaf ediyormuş gibi hissettiriyor. Youtube gibi platformlarda adını arattırıp kaliteli müziklere denk gelebilirsiniz. Yalnız çok kaliteli bir ses sisteminiz yoksa, kulaklık şart..

sözcü gazetesi

nushirevan
Gazetelerin bir siyasi örgütün arka bahçesi olarak kullanımının bir başka örneği. Oysa gazeteciliğin özünde objektivite vardır. Her siyasi örgütte var bunlar. Kendi seçmenine bariz "biz haklıyız b'olum, bize diyenler yalan söylüyor" diye algı kasmaya çalışıyor. Tamam, tarafsız olmak zordur orasını anlarım ama işi poh pohlamaya taşımayın. Bu sözcü için de geçerli yeni akit için de..
2 /
Sözlük
Kuluçka Makinesi Açılış Organizasyon