confessions

nurse

can ciğer kuzu sarması - 2. Nesil Yazar

  1. toplam giri 98
  2. takipçi 6
  3. puan 945

heyecanlandıran anlar

nurse
sezeryan masasındayım kızım karnımın içinde varlığını hissettirecek tekmeler atıyor. Tam 4 dakika sonra ilk önce bir ağlama sesi duyuluyor. Ciyak ciyakk.. arkadaşlarım yanımda herkesten bi sevinç çığlığı
"ayyy tıpkı sana benziyor"
"oyy maşallah saçlara bakk"
"babasından tatlı sözü almadan göstermeyelim"
Ve merakla bekliyorum birkaç saniye içinde yeşil örtüye sarılı kızımı gösteriyorlar. Gözümden yaş damlası aşağı doğru süzülüyor.. ve sesler uzaklaşıyor.. uyutuluyorum.. son cümlemem "eşime söylermisiniz ikimizde iyiyiz" duygulandım ya(bkz:bgv)

fareler ve insanlar

nurse
John steinbeck'in romanıdır. 1937 yılında yayımlanmış olup, george ve akli dengesi bozuk lennie nin küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin öyküsü..
Bir alıntı paylaşmak istiyorum:
Hadi anlatsana yine.."
"Neyi anlatayım"
"Tavşanları"
"Daha dün akşam anlattım lennie!"
"Olsun yine anlat George. Lütfen george . Lütfen anlat bana. Daha önce anlatmıştın ya yine anlat işte o seferki gibi kendi arazimiz olacak. İhtiyacımız olan herşeyi toprağımıza ekeceğiz.kışın yağan yağmur ve içimizi ısıtan bir sobamız olacak Tavşanlarımız da olacak degil mi George"
"Neden kendin anlatmıyorsun? Hepsini biliyorsun işte"
"Hayır ben değil, sen anlat lütfen. Ben anlatınca güzel olmuyor, devam et George.. tavşanlara ben nasıl bakacağım, onu anlatsana"
"Peki" dedi George. " Büyük bir sebze bahçemiz, bir kümes dolusu tavşanımız ve bir de tavuklarımız olacak tabii. Kışın yağmur yağdığında boşver işi gücü deyip sobanın içini iyice doldurup kibriti çakacağız, sonrada sobanın yanına oturup sıcacık evimizde çatıya damlayan yağmur damlalarını dinleyeceğiz. Aman bee , keçileri kaçırdık ikimizde iyice! Yeter bu kadar."
...
"George.. uyudun mu?"
"Hayır. Ne oldu?"
"Tavşanlarımız farklı renkte olsunlar"
"Tamam, olur."
"Kırmızı, mavi ve yeşil tavşanlardan alırız. Tüylülerden alalım. Panayırda gördüklerimizden."
"Tamam onlardan da alırız. Kapa çeneni artık!"

suriyeliler

nurse
biz bir bağ bağışlıyoruz kendileri bir salkım üzüm vermekten yoksunlar. Ve yenidoğanda çalışıyorum günde 5tane türk doğuruyor ise 10 tane suriyeli doğuruyor. Irkçı kesinlikle değilim. Ama insan bi şartlarına bakar.Demekki eksikleri yok. Demekki şartlar çocuk dünyaya getirmek için fazlasıyla uygun. Acıdığım, görünce dua ettiğim çok suriyeli var.. ama görünce sinirimi tepeme çıkaran suriyeli sayısı daha fazla.

uyurgezer olmak

nurse
8-10 yaşlarındayken bir gece tüm aile fertleri uyuyor. Annem kapının kilidinin açılma sesiyle uyanmış ve hemen kapıya koşmuş. Beni ayakkabılarımı giyerken yakalamış ve sormuş
'kızım nereye gidiyorsun?' anahtar almaya gideceğimi söylemişim bende.
Bazen düşünüyorumda annem o sese uyanmasaydı acaba nereye gidecektim? Sokakta neler yaşayabilirdim.. allah korumuş. O günden sonra kapı kilitlenir anahtar saklanırdı (bkz:bgv)

en güzel anılar

nurse
Bayram demişken çocukluğumdaki bayramlarımı anlatmak istedim.. bayram için alınan kıyafetlerimi uyumadan önce yatağımın ucuna koyardım. Snra orda kırışır diye alır çalışma masama koyardım.. ordada kalem pası ve silgi kırıntıları vardı.. en iyisi dolaba asmakdı. Olsundu orda görmem ama kıyafetlerime zarar gelmezdi.. sabah mutfaktan miss kokular yükselir annem kahvaltı hazırlar bir yandan da seslenirdi 'büşraaa, meryemmm hadi uyanın kızım'.. uyanır gülümserdim.. bugün bayramm. Hemen yüzümü en güzel şekilde yıkayıp hemen kıyafetlerimi giyer anneme gösterirdim. Annem kahvaltı hazırlığını ablama devreder saçlarımı yapardı.. evin en küçüğü olunca ilgiyi mıknatıs gibi çekerdim..sonra bende son tabak ve kaşıkları masaya götürürdüm.. babam ve abim namazdan çıkıp çeşit çeşit ekmekler alıp gelirlerdi. Annem babamın elini öperdi babamda annemin alnını. Hepimizde güler yüz.. sonra sıra sıra babamızın annemizin elini öpüp kahvaltı masasına geçerdik. Bayram sabahı ailemle bu dakikalar benim için çok özeldi.. şimdi bende kahvaltı sofrasını kurmuş. Minik hanzademin cicilerini giydirmiş eşimi bekliyorum.. ben onun elini öpeceğim oda benim alnımı..

kurban bayramı

nurse
Kurban bayramı bana her zaman bayramdan çok bir görev, bir ibadet gibi gelir. Kestiğimiz kurbanlıkları ayda bir kez belkide 2 ayda birkez et yiyen ailelere, çocuklu evlere dağıtalım inşallah.. sıcaklık dolu bayramlarımızı ileriki yıllara taşıyabilmemiz dileğiyle. Tüm güven sözlük dostlarımın bayramı mübarek olsun.

kitap okurken ..

nurse
Kitap okurken bi şarkı, müzik dinleriz ya bazen.. sonra o şarkıyı dinlerken okuduğumuz o romann. O satırlar belirir zihnimizde.. işte ben bu duygu çok seviyorum. Mesela empati (adam fawer)
okurken şunu dinlerdim:
Şimdi bu şarkıyı dinliyince empati geliyor aklıma..

stresli bir dünyada mutlu çocuk yetiştirmek

nurse
Olay mutlu çocuk yetiştirmek değil. Anormal şeylerden mutlu olan çocuk yetiştirmemek. Şimdi benim balkonumdaki kaktüslerimi çalarak(evet bildiğimiz hırsızlık),saksıları yere atarak, kaktüslerimin aylarca açmasını beklediğim çiçekleri kopararak mutlu olan çocuğu ben napayım? Nasıl cezalandırayım? Sağlam bir tane saksım kalmamış. Sinirden ağlatacak kadar mutlu yetiştirmişler bu çocuğu.

koleksiyon

nurse
Koleksiyon denilince aklıma benden bir kuşak büyük ablalarım geliyor.. en büyük ablam gazetedeki, dergilerdeki fotoğrafların göz kısmını keser ve bunları bir ajandaya yapıştırarak koleksiyon yapardı. O nesilde bu koleksiyon çok mu meşhurdu bilemiyorum ama çocukken o ajandaya bakmak çok keyif veriyordu bana.. aralarında 3 yaş farkı olan diğer ablam ise gül, çiçek, yaprak koleksiyonu vardı. Bunları toplar yine bir ajandaya her sayfaya bir tane gelecek şekilde yerleştirir bazense kendisi çizerdi. Muhteşem çiçek demetleri çizerdi.. bana kesinlikle dokundurtmazdı.. bakmama bile izin vermezdi. Çok üzülürdüm. Ben zarar verme niyetinde değildim ki. Yasaklanan şeyde çok şeker olduğundan mıdır bilemiyorum bir gün kaltım daha yeni adımı yazmayı öğrenmişim. Her sayfaya adımı yazdım. Büyük, küçük,eğri,doğru.. gördüğünde çok kızmıştıı. Bağırmıştı. Hala o defteri saklar ve her sayfasında benim adım yazıyor. Artık büyüdük aramızdaki o resmiyet sımsıcak bir samimiyete dönüştü. O kızdığı şeye şuan ikimizde çok güleriz..
0 /
Sözlük
https://dovizkurlaricanli.com