confessions

nicksizolmazmi

dolunaylı nüktedan - 1. Nesil Yazar

  1. toplam giri 210
  2. takipçi 17
  3. puan 2100

danışman ekibi

mavikaranlik
aramıza yeni katılan yazarlarımızın en büyük destekçileri olan ekiptir. her türlü problemlerinde yanlarında olmalarının yanı sıra, kural ve formatlara olan özenin sağlanmasında yazarlarımız ile özel olarak ilgileneceklerdir. bu kapsamda yazarlarımıza bilgi vererek ufak değişiklikler ile yol gösterecek ve yanlarında olacaklardır.

Daha önce hiç sözlük sitesinde yazmamış, ilk defa bizimle deneyimleyecek olan arkadaşlar için en büyük kılavuz kendileri olacaktır. Böylelikle sözlük yazarlığı konusunda da zorlanmadan sonuca ulaşabilecek, devam edebileceklerdir.

Bilhassa tecrübeli, format ve kurallar konularına hakim arkadaşlardır. Görevlerinde başarılar dileriz.

baş danışman: (yazar:steel heart)
danışman: (yazar:tor)
danışman: (yazar:0danberi)

stephan zweig

0danberi
Stefan Zweig, 28 Kasım 1881 tarihinde Avusturya- Viyana da dünyaya gelmiştir. 

Stefan Zweig, Avrupa'nın içine düştüğü durumdan duyduğu üzüntü ve yaşamındaki düş kırıklıkları nedeniyle 22 Şubat 1942'de Rio de Janerio'da karısı Lotte ile birlikte zehir içerek intihar etti. Stefan Zweig, ölmeden önce yazdığı mektupta intihar nedeni olarak Hitler'in yarattığı kaosun ve faşist düzenin kalıcı olacağına inanması ve bu inançtan dolayı bir büyük bir umutsuzluk, karamsarlık hissettiğini dile getirmiştir. 
daha fazla ayrıntı için

ümit yaşar oğuzcan

apofiz2551
Kulun kölen olmak senin bu bir kula kulluk değil. Yokluğun beni kahreden şu bitmez yoksulluk değil. Ellerim yüzüm dudaklarım paramparça. Susuzum amma bu öyle bildiğin susuzluk değil. Dizelerinin sahibi.. Büyük yazar.

chp'nin pkk'ya meydan okuyan başkanı atması

apofiz2551
Gazi Mustafa Kemal Atatürk mezarından çıkıp gelse önce CHP lileri sopayla kovalardı. Lakin daha düne kadar haburda osloda teröristler ile al takke ver külah olanların en büyük vatansever olduklarını resmetmeye çalışması kızarmayan bir yüz gerektirir. Açılım safsatasında yapmayın yazıktır vebaldir dediğinizde bize kan ile beslenenler diyenler şimdi en ön safta. Çok sukur ki hafızamız hala yerinde. Terörle müzakere olmaz, mücadele olur.

kurallarımız

mavikaranlik
Sevgili yazarlarımız,

Görüldüğü üzere platformda gerek eleştiriye açıklık, gerek şeffaflık, gerekse ismimiz olan; “güven” duygusunun verdiği bir “rahatlık” mevcut durumda. Her şeyden, her konudan evvel bu barındırdığımız “güven” duygusunun devamı, sürdürülebilirliği her defasında vurguladığımız “kurallar” başlığının içinde, gayet net bir şekilde açıklanmıştır.

Fakat buna rağmen okumak, uygulamak yerine her seferinde “daha 1 kere bile” okumamış insanların gelip kuralları hedef göstererek, olmayan bir problemi varmışçasına belirtmesi oldukça komik durumlara sebebiyet vermektedir. Başlık açılıp 1 defa dahi okunsa anlaşılacak olan kurallar, gayet net ve açıklayıcı olmasına rağmen kendi keyiflerine göre, içinde olmayan maddelerin eklenmesi yolu ile suiistimal edilmektedir.

Aslında olmayan bir problemi kendilerinde “var” diye gösterip bunu baz alıp sözlüğe ve yönetime saldırması bizi ancak güldürmektedir. Okuduğunu anlama kabiliyeti olan insanlar evvela bunu gerçekleştirmeli daha sonra “saldırmak için saldır” mantığından çıkarak üretim yapmalıdır. Tabii ki ülkemizin doğası gereği eleştirmek ve saldırmak daha kolay olduğu için öncelikli olarak bu ele alınmaktadır.

Kendi kendilerini şişirmek, yükseltmek ve “aha bak görüyor musun nasıl dinliyorlar lafımı” şeklinde bir takım davranışlarda bulunabilmek adına yapılan şımarıklıklara asla ve asla tahammülümüz yoktur ve olmayacaktır. Okumak, anlamak ve uygulamak çok basit bir işlem iken, okumamak, anlamamak, uygulamamak ve hatta üzerine de eklemeler yaparak takdir toplama çabalarına bürünülmesi gibi ek efor gerektiren işlere yönelmesini şaşkınlıkla izliyoruz.

Her yerde olduğu gibi, bizim de uyulmasını istediğimiz bazı kurallar mevcuttur, gayet nettir sağa, sola, kişiye, renge göre bir esnekliği bulunmamaktadır. Aklı, kapasitesi olan herkes rahatlıkla anlayacak şekilde nettir, buna rağmen neye göre evrilip çevrildiğini anlayamamakla birlikte aklımıza “kötü niyet” kavramından başka bir kriter gelmemektedir.
Trollük, kötü niyet, saldırı amacı taşıyan insanların varlığından haberdarız ve takip ediyoruz, bu her platformda ve yerde olduğu gibi bizde de olacaktır elbette.

Tüm iyi niyetimizin, nezaketimizin, güvenimizin doğru kişilere doğru bir şekilde ulaştırılması amacıyla bundan sonra görülen saldırı ve tröllüklere daha yapıcı uygulamalar uygulanacaktır.
Sitemize üye olurken kabul ettiğiniz sözleşme gereğince, “gerekli gördüğümüz takdirde ve hiçbir gerekçe göstermeksizin dilediğimiz içeriği kısmen veya tamamen yayından kaldırma, yazarlığınızı iptal etme, kullanıcı kaydınızı silme haklarını saklı tutmaktayız.” Maddesinin varlığını tekrar hatırlatıyoruz.

Tüm bunlara rağmen ben kural tanımam diyen arkadaşlar içinde birkaç sistem geliştirdik,
(bkz:anti kural makinesi ayağınıza geldi) sadece ve sadece bu linke tıklayarak, kurallara uyma ihtiyacından tamamen sıyrılabilirsiniz. Hem de sonsuza dek! Bir linke tıklamak kadar kolay durumdadır.

Burasının x veya y platformlarıyla karşılaştırmaksızın tamamen kuralcı bir işleyişe sahip olduğunun anlaşılması ve buna göre davranılması tek isteğimizdir, amacı gerçekten üretmek, paylaşmak, tartışmak olan insanları aramızda; yukarıda ki bahsettiğimiz “iyi niyet, nezaket ve güven” unsurları eşliğinde her zaman ağırlıyor olacağız. Bununla bir savaşı olacak olan arkadaşlar lütfen yukarıda ki linki kullansınlar.

Tıpkı emekleriniz, iyi niyetiniz, çabalarınızda olduğu gibi; ortada bir kötü niyet var ise, onunda karşılığı olacaktır.
Hiç kimseyi “sen burada kalacaksın, gerekirse biz kurallarımızı genişletiriz”, “kurallar da neymiş ya?” veya benzer söylemler ile aramızda tutmayacağımızın anlaşılması gereklidir, kurallar herkes içindir, sorunu olanlar için çözümü de ilettik. Ortaya serilen iyi niyetin suiistimal edilmesine, diğer yazarlara rahatsızlık vermesine, hadsizlik edilip bize yönetim ile ilgili tavsiyeler vermesine müsaade edilmeyecektir.

Yönetimin aldığı kararlar doğrultusunda “ağla” süresinin bizim inisiyatifimizde olduğu ve üyeye bu durum hakkında bilgi vermek gibi bir durumun söz konusu olmadığı, üstelik “ağla” statüsünden iyi hal indirimi alan yazar veya üyenin sitede tahrik, taciz unsurları gözetilerek iyileşmesi mümkün görünmüyorsa sınırsız uzaklaştırılacağı bilinmelidir.
İstediğiniz platformda, istediğiniz medyada bizi karalama kampanyasını yürütebilirsiniz unutmayınız ki kişi kendinden bilinir.

Lütfen ve lütfen, defalarca okuyunuz: (bkz:kurallarımız)

13 aralık 2018 ankara hızlı tren kazası

kisiselbakim
Sabah saatlerinde meydana gelen tren kazasında anlık 7 kaybımız ve 43 yaralımız var. Ölenlere rahmet yaralılara geçmiş olsun.

Konu,
Giriş : kaza
Gelişme : titizlikle inceliyoruz
Sonuç : fıtrat
Olarak tamamlanacak bir Türkiye gerçeği.

Çok değil daha 2 ay önce 20 den fazla vatandaşın katledildiği çorlu kazasında, tek bir yetkili dahi istifa etmemiş, tüm sorumluluk yağmura ve fıtrata yüklenerek geçiştirilmiş ve ölenlerin yakınlarından başka kimse isyan etmemişti !
Normal bir ülkede kurumun başı ve ilgili bakan dahil herkes istifa eder ve yargılanır. Ancak yeni Türkiye gerçeği bu işte!

Allahım nasıl bir sınava tabiyiz?

Ne yiyip, ne içiyoruz ki böyle kayıtsız kalıp sadece izliyor sandıkta dahi tepkimizi koyamıyoruz?
Sanırım biz yaşanan tüm garabeleri hakediyoruz.

Geçmiş olsun Türkiye

Edit : bu arda yht ihalesini alan yapan ve uygulayan Mehmet Cengiz ve kolin ortaklığına da rahmet okumayı unutmayalım...

Edit : maalesef ki ölü sayısı dokuza yükseldi.
Eksi basan yazarlar nasıl böyle iyi mi ? Bak bu sözüm size,
Yht ihalesini alan ve "bu milletin am*** koyacağım" diyen cengiz gerçekten de am*** koyuyor. Mutlu musunuz

doğal afet ve kazaları siyasete bağlamak

tostumuyedimbekliyorum
sırayla ele alacağım.

"kaza"nın sebebinde ihmal olduğu düşünülüyorsa ihmal edenler sorumlu tutulur. sehpaya ayağımı çarpıp canım serçe parmağımı kanatıyorsam sehpaya vurmak mantıklı değildir. onun yerine sehpayı incelerim. a-aaa. o da ne?! sehpanın üstü zımparalanıp cilalanmış ama ayakları kıymık dolu. ve benim ayağımı kanatan şey kıymık! o zaman ben o sehpa üreticisini "işini doğru yapmadığı" için bulurum.

afet. tabi afet için allah'ı sorumlu tutacak halimiz yok. ama afete müdahale. bu kriz bir şey. şimdi bilmeyenler vardır. özel iletişim vergisi diye bir vergimiz var. 19 yaşında çiçeği burnunda bir vergi. devlet aslında bunu çıkarırken dedi ki "canım vatandaşım. biliyorsun. marmara depremi oldu. 1 sefercik toplayacağım." he işte 19 senedir topluyor. devletin kestiği parmak acımaz. vatandaş da "eyvallah." dedi. en son hatırladığım %7.5 oranında ödüyoruz hala. devlet van depremi'nde vatandaşa çadır bulmakta zorlandı lan. sonunda da şey dedi. "yol yabtık." aynen. "yol yaptılar."

sonra vatandaş "dere yatağına ev yapılmasına hangi seçim döneminde izin verdiniz?" de diyebilir. "bu inşaatların kontrolü yapılıyor mu?" diyebilir.

özetle hızlı trenler hakkında net bilgim olmadığı için sorumluları tek tek açıklamam mümkün değil elbette. ama projede çalışanından, sinyalizasyon çalışması için artık kim seçiliyorsa onu seçen kişiye kadar herkes sorumludur.

neyse. bilal'e anlatır gibi anlattım dimi?

emin çapa'nın efsanevi konuşmasının sonunda kullandığı söz ile bitiriyorum. "kul itaat eder. vatandaş hesap sorar."

vatandaş vergisinin hesabını sorar. verginizin hesabını sorun. ölen, yaralanan, korkan, burnu kanayan, yakınını kaybeden herkes için sorun. benim vergimle kim, ne koşullarda, ne iş yapıyor? vergim nasıl harcanıyor?

öğretmenler günü

okuryazar
Başöğretmen, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, şehit olan öğretmenlerimizi, görev yapan öğretmenlerimizi, atanamayan öğretmenlerimizi ve öğretmenlik aşkıyla yanıp tutuşan öğretmen adaylarımızı saygı ve sevgi ile selamlar. Günlerini kutlarım.
Tanım : Bakanlar Kurulu'nun Mustafa Kemal Atatürk'e "Millet Mektepleri Başöğretmenliği" unvanını 11 Kasım 1928'de yaptığı toplantıda vermesi ve bu unvanın, 24 Kasım'da Millet Mektepleri Talimatnamesi'nin yayımlanması ile resmileşmesidir. 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün "Millet Mektepleri'nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür.

sözlük yazarlarının kaleminden şiirler

mavikaranlik
"Bazen bir şarkı götürür seni geçmişe,
Fark edersin gözlerin nemlenir hafifçe,
Özlem duyarsın çocukluğundaki her şeye,
Dönmek istersin tekrar yaşamak, nafile

Bazen bir koku götürür seni geçmişe,
Eski baharları ararsın bakmak çiçeklere,
Güneşi ararsın yaz kokusunu çekmek içine,
Dönmek istersin tekrar yaşamak, nafile

Bazen tanıdık bir yüz götürür seni geçmişe,
Sıcak tebessümleri görmek için yüzlerde,
Koşup oynamak çocuklar gibi eğlenmek delice,
Dönmek istersin tekrar yaşamak, nafile

Bazen bir ölüm,ayrılık götürür seni geçmişe,
Bilirsin artık yaşandı bitti her şey güzelce,
Gereksiz boğulmak geçmişin nefesinde
Artık anlarsın ki, hayat acımasız bir endişe."

2. ayın bereketi & koordinasyon ekibimiz

serendipity
Anadolu'da bir kültür vardır. Çocuk doğduğunda bereketiyle birlikte etrafını da nasiplendirir yani daha yalın ifadesiyle “rızkıyla dünyaya geldi.” deriz.

Daha dün gözünün önünde emeklemeye başlayan sözlük sitemiz bugün itibariyle 2. Ayını doldurmuş bulunmaktadır.

Büyüdük, okullu olduk, kimimiz askere gitti kimimiz kariyer peşinde gitti ama hepimiz bir arada olmaya, nikah memuruna söz verir gibi söz vermesek te; karanlık gecelerde yorganı başımıza çeker gibi kalpten geçen dualarla yeminlerimizi de sözlerimizle destekledik.

Evet 2. Ay doldu, neredeyse birkaç saat sonra 3. Ay da ilk gününden yaş almayı tan yeri ağarınca ilan edecek.

Büyüdük, serpildik...
İlk aşkım ilk heyecan modunda elimiz ayağımıza karıştığı o malum güne biz de Eros'un izniyle eriştik.

İlk aşkın heyecanıyla hatta 3 gündür size açılmaya niyet ettik;
Niyetimizi sol framede yer alan “koordinatör başvurusu” başlığıyla blöf yaparak duyurduk aslında...

Aşkımız karşılıksız kalmamış olacak ki olağanüstü ilgi gördük..
Çok bilinmeyenli denklemler arasında x'in 6.kuvvetinin türevini alıp 5'e indirdik olmadı, integralini aldık 7'e çıkardık yine gönlümüz razı gelmedi...

En sonunda milli takımın hazin sonu bizi çok etkilemiş olacak ki milli takımımızın 11 yazar olmasına karar verip, sahaya aslanlarımızı ve ceylanlarımızı çıkarmak istedik. Milli takıma ayıp olmasın diye adına “koordinasyon merkezi” dedik!

Günün anlam ve önemine binaen; mr&mrs koordinatörlerimizi Quenn'in -we are the champions- şarkısı eşliğinde huzurlarınıza sunuyorum.

Alkış tutan elleriniz dert görmesin

(yazar:aydakigunes)

(yazar:lafuguzaf)

(yazar:kamehameha)

(yazar:erbakanin adami)

(yazar:beyaz zenci)

(yazar:slendergray)

(yazar:jurgen)

(yazar:ne yazacagini bilemeyen yazar)

(yazar:morpheus)

(yazar:nightfall)

(yazar:medikalninnici)

doğalgaz faturalarının cep yakması

broken_inside
vallahi biz kendimizi idare ediyoruz. açlıktan nefesi ölü gibi kokarken partizanlık yapanlar, gerçekleri suratlarına şamar gibi çarparken karşında ölü taklidi yapanlar, iki paket makarnaya kömüre ruhunu satanlar, ülkenin durumunu zerre kadar umursamayıp saray'ın yollarına paspas olanlar düşünsün. biz onların haklarını ararken onlar bize fedoncu, cehabeli, vadan hayini filan diyorlardı. bu saatten sonra acıyanı kondiklesinler. oy verip ağlayana da fena söverim.

milli irade devam etmeli, bu kadar insan yanılıyor olamaz. bundan sonra benim de oyum ak party'e. büyük oyunu bozacağız inşaallah.

selam ve dua, kombi ve yoğuşma ile.

fernweh sendromu

first generation
"Kendinizi bulunduğunuz ortamda çok bunalmış hissettiğiniz oldu mu? Herseyi bırakıp "uzaklara gidesim çok var" cümlesini kurarken kendinizi buldunuz mu? Öyleyse siz de Fernweh sendromuna yakın olabilirsiniz... Almanca kökenli olan bu kelime uzaklara gitme dürtüsü-tutkusu-ihtiyacı olarak tanımlanmaktadır. Bunaldığımızda, sorunlarımız rutinleştiğinde bir anlamda yenilik isteriz. Hatta hayatta kalmak için o büyük sandığımız, içinden çıkamadığımız sorunlardan kaçmak isteriz; ne var ki kaplumbağa gibi sorunlarımız biz nereye gidersek bizimle beraberinde gelir. Tehlike karşısında beyin dalgalarımız deltaya geçer ve hayatta kalmak için inanılmaz güç ve kuvvette oluruz. Bazen bu gücümüze biz bile hayret edebiliriz. Yeni bir yere gitme isteği, yeni mücadele şartları belki bize istediğimiz kuvveti kazandıracak geriye dönüp rutin sorunları da çözme kabiliyeti ve düşüncesi verebilecektir..."
bilgi, uzman psikolog yeşim akıncı'ya aittir.

1984

gel tanisalim once ben kisaca mg
- Savaş barıştır
- Özgürlük köleliktir
- Cehalet güçtür

sloganlarının hakim olduğu ütopik bir dünya düzenini anlatan "George Orwell" kitabıdır.
Kitap, 1940'lı yıllarda yazılmış olmasına rağmen günümüz Türkiyesi'ne ve dünya düzenine ayna tutar nitelikte.

beyaz zambaklar ülkesinde

gel tanisalim once ben kisaca mg
ilk defa atatürk zamanında türkçe'ye çevrilmiş bu kitap.
Çiftçisinden doktoruna her fin vatandaşı, Finlandiya'nın gelişmesi için uzun uğraşlar vermiş ve bu mücadele ele alınmış kitapta. kitaptan çok etkilenen atatürk, gencinden yaşlısına herkesin kitabı okumasını istemiş. başta askeri okullar olmak üzere tüm eğitim kurumlarının kitabı müfredata dahil etmesi için emir vermiş.

n11'in siren göndermesi

vii
yanlış zamanda yanlış ifadeler kullanmanın zararı hakkında iyi fikir veren olaydır. insanlar, gördüğüm kadarıyla epey öfkeliler. bakalım n11.com yönetimi bu durumdan nasıl çıkacak? yani insanın biraz özenli ve dikkatli olması gerekir.