confessions

kleopatra

dudaklardan düşmeyen şarkı - 1. Nesil Yazar

  1. toplam giri 373
  2. takipçi 25
  3. puan 6218

rüya

kleopatra
En saçmasında bile bir anlam aradığım beyin faaliyeti.
Benim rüyalarımda genellikle bir şeylere yetişmeye çalışıyor olurum. Sürekli önüme bir engel çıkar ve sürekli huzursuz, endişeli bir halde olurum.
Bazen gördüklerimin etkisini uzun süre üstümden atamıyorum. Çok itibar etmemek gerekir esasen.

lohusalık depresyonu

kleopatra

bildiğim kadarıyla, aslen hristiyanlık inancına dayanan bir kavram.
adem'le birlikte olmak istemeyen lilithin lanetlenmesi sonucunda, yeni doğan bebekleri öldürmeye çalıştığına inanıyorlar. hatta havva'nın adem'in kaburga kemiğinden yaratılması inancı da bununla bağlantılı.
ayrıca elif şafak ın otobiyografik romanı siyah süt'te de bu konu ele alınmıştır.
Bu mevzu kültürümüzü de etkilemiştir ayrıca. al basması inanışı bahsettiğim hristiyan inanışından geliyor sanırım.
feminizm ve feminist hareketinde de lilith kavramının etkileri vardır hatta. (Konuyla ilgilenen arkadaşlarla daha detaylı araştırma yapıp Bilgi aktarımında bulunabiliriz. )

kolonya

kleopatra
ilk yardım uygulamalarımızın vazgeçilmez parçası.
özellikle baş dönmesi, mide bulantısı ve tansiyon düşmesi için birebir.
ayrıca bayramlarda elleri öpüle öpüle banka veznesine dönen aile büyükleri için asgari sterilizasyon sağlayan alkollü çözelti.
Çeşitli türlerinde farklı alkol dereceleri vardır. Bilindiği üzere limon kolonyası 80 derece İken Yanlış hatırlamıyorsam tütün kolonyası 60 dereceydi.

ferit devellioğlu

kleopatra
Harika bir Osmanlıca-Türkçe ansiklopedik lügat hazırlamış kişidir. Eserde sadece Arapça ve Farsça kökenli kelimeler vardır, şimdiden söyleyeyim. Etimolojiyi biraz olsun sevenlerin mutlaka edinmesi gereken bir kitaptır.

özgecan aslan

kleopatra
Mersin'de çok üzücü bir şekilde hayatını kaybeden genç hanım.
Meselenin vehametini kelimelere döküp ona ve ailesine duygusal anlamda saygısızlık yapmak istemediğim için sadece “üzücü” demekle yetiniyorum.
Sosyolojik olarak ise, sosyal medyanın hayatımızda ne denli önemli bir noktada olduğunu tescilleyen olaylardan. Bu olayın yaşanmasından kısa bir süre sonra “sosyal medya” isimli alandışı seçmeli bir ders almıştım. Konu Sosyal medya ve dersi veren hocamız da iletişim fakültesi üyesi olduğu için haliyle ders örneklerimiz hep güncel olaylar ekseninde ilerliyordu.
Derste şöyle bir detay öğrendim. Özgecan olayı ilk olarak tv'de haber olarak çok kısa bir süre verilip geçiliyor.
Olay esasen sosyal medyada tepki çekip gündem oluyor.ve akabinde haber bültenlerinde dakikalarca yer verilmeye başlanıyor. Yani bu olay Twitter'da gündem olmasaydı, kampanyalar düzenlenmeseydi belki de hiçbir anahaber bülteninin ekranında karartılmış bir özgecan resmi ve duygusal bir melodi duymayacaktık.
İşin bir başka yanı ise -güler misiniz ağlar mısınız bilemiyorum- İstanbul cevizlibağ'da bulunan Atatürk kız öğrenci yurdu civarında o zamana kadar hep akşam vakitleri taciz vakaları vs oluyormuş. Sebebi, yurdun giriş çıkış kapısının toplu taşıma noktalarına göre ters bir konumda olmasıydı sanırım. İşte özgecan olayından sonra, kaç zamandır talepte bulunulmasına rağmen bir çözüm getirilmeyen bu yurtta gerekli önlemler alınmış kız öğrenciler için...
birilerinin bir şeyler yapması için bu kadar üzüntüye gerek var mıydı diye insan sormuyor değil.

kurtlar vadisi

kleopatra
Tekrar tekrar eski bölümlerini izlediğim dizi.
Ne hikmetse bilmiyorum ama Şanslı s'in battığı bölümden sonraki bölümde, testere Necmi ofisinde adamlarına Elif'i kaçırmaları için talimat verirken, masasında anafen dershanesinin vakti zamanında verdiği not defteri var.
Evet o defter o defter yanılıyor olamam. İnsan düşünmüyor değil, testere necmi'nin masasında ne arıyor diye.
22

mesaj sesine heyecanlanmak

kleopatra
Bende gerçekleşmeyendir.
Heyecandan ziyade stres oluyorum “yine ne oldu” diye.
En yakın arkadaşınız sevgilisinden ayrılmışsa hele seri ekran görüntülerine karşı hazırlıklı olun. Bir de sırası karışarak gelmiyor mu namussuzlar, Sherlock titizliğiyle sıraya koyuyorum hepsini.
Bir de yerli yersiz ses kayıtları atanlar var, tam sopalıklar.

küfür ederek konuşan insan

kleopatra
Az biraz rahatlaması gereken insandır. Ayrıca benim o insan.
Çok abartılmaması gerekiyor bence, sonuçta konuşurken küfrediyoruz; küfrederken konuşmuyoruz.
Ağzından küfürden başka laf çıkmayan insan başkadır; konuşurken küfür tercih eden insan başka.
Zaten küfrün kullanılışından anlıyor insan, küfür bir insana mı yönelmiş vaziyette yoksa tamamen stres atmak için uzay boşluğuna mı gönderiliyor.
Gergin bir ülkede yaşıyoruz, gergin bir süreçten geçiyoruz ve hepimiz dertliyiz. Bırakın da az biraz küfredelim.

litai

kleopatra
zeus'un kızları. yunan mitolojisinde yargılama faaliyetini tanrı'ların tanrısı olarak zeus yapıyordu. ve litai'ler ise tarihin ilk savunmanları yani avukatları olarak yargılanan kimseleri babalarına karşı savunurlardı.

tabu

kleopatra
Ukde: somewhere in asia
polinezya dilinden alınma bir kelimedir. tabunun, karşıt iki anlamı vardır; bir yandan kutsal, kutsallaştırma anlamına; öbür yandan korkulu, tehlikeli, yasak, kirli anlamına gelmektedir. tabu esas itibarıyla sakıncayı içeren, yasaklamalar, kısıtlamalar şeklinde kendini gösterir. wundt, tabu için yazılı olmayan en eski yasa demektedir. tabu yasakları hiçbir nedene dayanmaz, kaynağı bilinmez. dışarıdan anlaşılmaz görünmekle beraber, yer aldığı toplumlara doğal görünür.

izbandut

kleopatra
italyanca sbandato kelimesinden gelir. görünüşü ve davranışı ile korku veren iri yarı adam anlamındadır. ayrıca eski dilde rum korsanlarına verilen bir isimdir.

kisiselbakim

kleopatra
Bugün nickini online listesinde görünce sevindiğim yazar.
Gözüm aramaya başlamıştı ki, gördüm nickini.
Görüşlerine katılsam da katılmasam da kendisini okumayı seviyorum, daim olsun.

kitap okumak

kleopatra
İstikrarlı yapıldığı zaman ayrı bir haz verir.
Bu istikrara yaklaşmıştım ki zincir koptu. 20 gün okumayıp bir oturuşta kitabı bitirmek değil; gerekirse hergün 10 sayfa okuyup kitabı 20 günde bitirmek bence önemli olan. Araya az biraz zaman girse kitabı yetim bırakmış gibi hissediyorum. “Çocuk elimde sürünüyor resmen” diyorum.
Hele bir de okunan kitap romansa, gora'daki bob Marley Faruk gibi tepkiler vermeye başlıyorum.
Siz siz olun hayat rutini oluşturmaya çalışıyorken beyninizin dopamin salgısını bozacak şeylerle uğraşmayın, iyi okumalar.

anarşizm

kleopatra
Hakkı yenen, itibarı zedelenen kavramlar listesinde başı çeken kavramlardandır.
Bir tanımı veya kalıbı olmayan-olmaması gereken bir kavramdır.
Herkesin anarşi anlayışı ve uygulaması farklıdır. Anarşi ve vandalizmi karıştırmamak gerekir bu yüzden.
Ayrıca (bkz:vandal)

yer yarılsa da içine girsem denilen anlar

kleopatra
“Hangi birini anlatayım!” Dediğim anlardır.
Durun bir tanesini size anlatayım:
Kleopatra 10 yaşında. Anası rahat durmuyor, anası can sıkıntısı yaşıyor. Bu kızda bi' haller var diyip kleopatra'yı Doktora götürüyor. Doktor tıp fakültesi hastahanesinde. Benim gözlerimde tıp literatüründe çığır açacak şeyler görüyor demek ki bir dünya test istiyor. Bu testlerden biri de ultrason. Babası anubis kleopatra'yı Alıp hastaneye götürüyor. Ultrason yapılıyor. 10 yaşındaki kleopatra sıra beklerken insanların ellerindeki su şişelerine tuhaf tuhaf bakıyor, içinden “bu kadar insan niye selpak reklamındaki filler gibi su içip duruyor” diyor. Sonuçlar geliyor, doktorun istediği sonuçlar belli değilmiş çünkü kleopatra yeteri kadar su içmemiş ultrason öncesinde. Tekrar istiyorlar. Bir de kleopatra ilk seferde bir şeyi fark ediyor ki bu ultrasonda yapan kişi çok fena bastırıyor. Neyse işte bu aynı su içirme Faslından Bizim kıza da yapılıyor. Sıra uzun tabi. Bizim kıza sıra gelene kadar anası içiriyor da içiriyor. Tam kleopatra'nın Adı okunup da içeri girdiğinde, artık taşma noktasında olduğunu fark ediyor bizim kız. Çünkü ilk seferden biliyor ki doktor çok fena bastırıyor ve kleopatra'nın İçinde bulunduğu koşulda öyle bir baskıyı kaldıracak takati Yok. Kleopatra kendisine gözlerini dikmiş bakan tüm doktor ve öğrencilere aldırmadan “yapamayacağım” diye bağırıp arkasına bakmadan tuvalete doğru koşmaya başlıyor. Arkamdan atılan kahkaha hala kulaklarımda, yemin ederim. İçtiğim o kadar suyun boşa gitmesine mi yanayım yoksa doktorun arkamdan “hepsini yapma” demesine mi yanayım bilmiyorum.
Sonuç olarak test temiz çıktı ama. Su içmeyi ihmal etmeyin sayın yazarlar.

olasılıksız

kleopatra
Neden bilmiyorum, sonuna geldiğimde ağladığım kitap.
Her şeyi görmek ve hiçbir şeyi görememek arasında gidip gelen bir öykü benim için.
Hani insanın bazen gözünün önüne birkaç saniye/dakika/gün sonrası gelir de kişi başını iki yana sallar ya hızlıca, aslında tam olarak gözünün önüne gelen şeylerin gerçekleşeceğini bilmesine rağmen evrene güzel dilekler göndererek engellemeyi başaracakmışçasına son bir çırpınıştır aslında bu, işte o tatta bir kitap benim için.
Biraz matematik, biraz felsefe biraz da polisiye seviyorsanız kesinlikle okuyun derim.
2 /

Radyo Yayını