confessions

kleopatra

dudaklardan düşmeyen şarkı - 1. Nesil Yazar

  1. toplam giri 373
  2. takipçi 25
  3. puan 6218

sözlük yazarı olup hala bayan demek

kleopatra
Sözlük yazarı olup da hâlâ tanımsız giri yazmanın ayıbına uzaktan yakından yanaşmayacak davranış/tercihtir.
Kullanılan kelimeler insanların düşünce tarzını elbette şekillendirir ve üslup her zaman önemlidir ama bu meseleyi bayan yerine kadın diyerek çözemeyiz gibime geliyor. Ulan her şeyi geçtim ülkede Türkçe bilmeyen insanlar var. Medeniyetsizliğin tek emaresi bayan lafı olsun, tek derdimiz bu olsun lütfen

sevilmediğini hissetmek

kleopatra
Kumar borcuna benzer.
Borç vardır aslında, ödenirse de geçerli bir ödeme olur ama ödenmediği takdirde dava konusu edilemez. Buna hukukta eksik borç diyorlar hatta.
Sevilmek de böyle bir şey, sevilmediğin zaman üzülüyorsun ama “beni neden sevmiyorsun ulan?” Diye hesap soramıyorsun.
Üniversite birinci sınıftaydım. Babamın ilahlığındaki en çaresiz zamanlarımı yaşıyordum. Salondaki üçlü koltuğun en sağına ilişmiş vaziyette derdimi anlatmaya çalışıyorum ama ağlamaktan konuşamıyorum bile. Kolezyum'da Aslanların önüne atılmış gladyatör gibiyim. Kendi kendimi tembihlememe rağmen daha ağzımı açamadan ağlamaya başladığım için, içten içe nefret ediyorum kendimden.
Bir yerde babam bana “ağlayarak bana istediklerini yaptıramazsın” diyor. Yazık, benim fazla gerçek duygularım onun tanrısal katından timsah gözyaşı olarak görünüyor demek ki.
Güç bela zorluyorum kendimi, içimden “hadi kes ağlamayı hıçkırmayı bir şeyler söyle” diyorum kendime.
Tüm gücümü toplayıp ağzımdan şunu çıkarabiliyorum ancak: “beni üzüyorsun...”
o anda kafama bir çivi daha çakıyor çakma tanrım, “üzülürsen üzül, önemli olan benim üzülmemem” diyor.
Beni sevmediğini biliyordum ama o an resmen uzay boşluğuna tescil etti sevgisizliğini. Adamın yakasına yapışıp “neden beni sevmiyorsun!” Diye hesap da soramıyorum. Öyle kalakaldım işte. Sevdiğini göstermek önemli o yüzden.
7

tarif

kleopatra
Arapça kökenli bir isimdir. Ta sesi uzatılarak okunur. Türkçe karşılığı ise tanımdır.
TDK sözlüğündeki haliyle; bir işin yapılış yöntemini açıklama ve belirtme, bir şeyin bulunduğu yeri çevre ile ilgisini belirterek açıklama eyleminin karşılığıdır.
Tanım diye ayrıca başlık açamıyor oluşumdan ötürü tanımın tanımını şuraya iliştiriyorum:
Tanım; bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama anlamına gelir.
Bir çeşit soyutlama işlemidir. Yalnız bunu yaparken referans yani kaynak göstermek çok önemlidir. Sözlüğe katkı sağlamak amacıyla Google'a bir kavramı yazıp, en üstte çıkan bilgileri buraya taşımak, sözlüğe katkı sağlamaz. Bilgi kimseye vahiyle inmiyor hepimiz bir yerlerden öğreniyoruz sonuçta. Ancak genel hayat tecrübesi veya genele yaygın bilgiler dışında buraya yazılan her bilgide kaynak gösterilmesi lazımdır diye düşünüyorum. Sonuçta buraya aktardığımız bilgileri öğrendiğimiz yerlerde o bilgileri oraya işleyen-aktaran birileri var ve onların emeğini basit bir kopyalama işlemi ile kendimize mal etmek hiç de hakkaniyete uygun düşmez diye düşünüyorum.

makyaj yapmayan kadın

kleopatra
bünyesi makyaja buzdolabından yeni çıkarılmış maden suyu şişesi gibi tepki veriyor olabilir.
her sinirlendiğinde, gerildiğinde, işler yolunda gitmediğinde başını yaslayacak bi yer olmadığı için eliyle alnını tutuyor olabilir.

kahvaltı yapmayan insan

kleopatra
Midesinin geç uyanma ihtimali yüksektir.
Ya da kahvaltıyla alakalı güzel olmayan anıları vardır.
Ya da evde ona kahvaltı alışkanlığı kazandıramamış bir annesi vardır.
Şahsen bende bu saydıklarımın üçü de var.
Ama sağlık açısından iyi değil onu söyleyeyim. Aç karna güne başlayınca kan şekeri ve tansiyon düşmeye başlıyor haliyle.
15

çorapla uyumak

kleopatra
Muhtemelen Benim gibi iki kat çorap içinde bile ayakları buz gibi olan insanların yaptığı tercihtir.
Kan Dolaşımını çok etkilemesin istiyorsanız ya gevşek lastikli bir çorabı yatak içinde kullanmaya tahsis edin ya da çorap uzunsa lastikli kısmını azıcık kıvırın.
3

yalnızlığını seven insan

kleopatra
Vakit geçirmek için başka insanlara muhtaç olmadığının, kendi kendine de gayet güzel vakit geçirebileceğinin farkında olan insandır.
Kendileriyle çok konuşur böyle insanlar. En çok kendileriyle anlaşır. Deyim yerindeyse yalnız kaldıklarında kafa dinlerler.
Yalnız bunun bir tehlikesi vardır ki, o da, kafa dinlemeye çok alışıp insanların yanında sıkılmaya başlamalarıdır.
paulo coelho'nun son romanı hippi'den bu konuyla alakalı güzel bir spoiler vereyim:
tanrı'dan dileğim - Tanrı var mı yok mu bilmesem de var olduğunu ve şuan bana kulak verdiğini Ümit ediyorum- kendimle baş başa kalmaktan memnuniyet duymama bir daha asla izin vermesin. Birine ihtiyaç duymaktan hiç korkmayayım, acı çekmekten de...
28

flörtün zararları

kleopatra
Kesme işareti kullanılmasına anlam veremediğim başlık.
Tanım yapacak olursak; flört döneminin uzamasıyla daha da artan zararlardır.
Taraflar dürüst ise zarar daha az olabilir, ancak taraflar kendilerini olduklarından başka bir kişinin kalıbına sokmuşlarsa ilerde büyük hayal kırıklığı yaşanır.
Sonrasında “ben seni hiç tanıyamamışım, yazıklar olsun” dememek için bazı şeyleri dürüstçe konuşmak lazım.

oje sürmek

kleopatra
Ara sıra gerçekleştirdiğim eylem.
Kısa fırçalı olanla sürmek daha zor bence. Fırça kılları uzun ve orta kalınlıkta olunca daha iyi sürülüyor. Bir de istenilen rengi tutturmak için henüz kurumadan kat kat sürmemek gerekiyor, yoksa sonra yastık izi oluyor. Bir de kırmızı gibi koyu renkler sürmeden önce alta bir kat cila sürmekte fayda var sonra kolay temizlemek için.

galon

kleopatra
İngilizce gallon kelimesinden gelen isim.
TDK tanımı ile; anglosaksonların kullandığı yaklaşık dört buçuk litrelik bir tür ölçü birimi.
Çoğunlukla sıvı şeyleri ölçmede kullanılır.
Ayrıca boya sanayisinde kullanılan beş litrelik ambalajlara da galon deniyormuş.
(bkz:litre)
(bkz:varil)

para yanılsaması

kleopatra
Keynesçi ekonominin bir varsayımıdır.
Bu varsayıma göre insanlar para yanılsaması içerisinde yaşarlar. Örneğin; saatte 10$ kazanıp benzinin galonuna 1$ ödemektense, saatte 100$ kazanıp benzinin Galonuna 10$ ödemeyi tercih ederler.
Yani reel alım gücü her iki örnekte de aynı olmasına rağmen insanlar daime yüksek nominal ücretler almayı daha çok tercih ederler.
Daha detaylı Bilgi için (bkz:ekonomi 101)

yunan mitolojisi

kleopatra
Etimolojik olarak pek çok kavrama temel teşkil ettiğini düşündüğüm mitoloji.
( buna rağmen favorim Mısır mitolojisi )
Bugün naber isimli bir dergide bir yazı okudum. Yazının başlığı “paniğe gerek Yok...”tu.
Bu yazıda geçenlere göre panik sözcüğü Yunan tanrısı pan'dan geliyormuş. Pan, ormanda tek halde ve yolunu kaybetmiş olanlara görünürmüş. Onu görenler kendilerini kaybedip ne yaptıklarını bilemezlermiş ki panik kelimesi de buradan geliyormuş.
Neyse efendim bu pan, bir Periye aşık olmuş ve Peri pan'dan kurtulmak için Tanrılara çok dua etmiş. Duası kabul olmuş ve Peri aniden su kamışına dönüşmüş. Bizim pan, esen rüzgarda güzel sesler çıkaran su kamışlarını görünce, bizim perinin bunlardan biri olduğuna kanaat getirir ve yedi tane kamışı kesip balmumu ile yapıştırıp pan flütü icat eder.
Sonra başka bir Periye aşık olmuş. Bu Peri'nin adı echo imiş. Peri dağ perisi bu arada. Bu Peri de pan'dan kurtulmak için Tanrı'lara dua etmiş. Bu arada bizim echo, hali hazırda zaten birine aşıkmış.( Echo, yalnızca kendi suretine aşık olan ve su kenarında durup bütün gün kendisini izleyen narsisyus isimli gence vurgun. (bkz:narsisizm) ) bizim echo'nun duası kabul olunca Tanrı'lar onu paramparça etmişler ve bizim Peri yok olmuş. Pan, echo'nun adını ne kadar yüksek sesli söyleyip bağırsa da duyduğu şey kendi sesi olmuş. eko yani yankı kelimesi de buradan geliyormuş.
Yazıyı dergiye yazanın ellerine sağlık bu arada.
Yine usanmadan belirtelim ki; etimolojinin hastasıyız!
0 /

Radyo Yayını