confessions

finite infinite

Dertli gönüllerdeki Zeki Müren - 2. Nesil Yazar

  1. toplam giri 1467
  2. takipçi 14
  3. puan 11523

beşinci mektup

finite infinite
"seni bunca özlemesem;bunca sevemezdim ki!"
ümit yaşar oğuzcan'ın hedefi 12den vurması ile sonlanan harika şiiridir.
Beşinci Mektup
Ayrılık diye bir şey yok.
Bu bizim yalanımız.
Sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
Şimdi neredesin? Ne yapıyorsun?

Güneş çoktan doğdu.
Uyanmış olmalısın.
Saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
Öyleyse ayrılmadık.
Sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.

Zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
Önce beklemekten.
Ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
İkisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.

Bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
Sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...
Zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
Kanunlara saygı göstermesini,
İnsanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.

Ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
Ya o? Ya o?
İnsanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
Çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
Saadet bekliyor yaşamaktan.

Zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
Aradıklarının çoğunu bulamamış,
Beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
Göçüp gidiyor bu dünyadan.

İşte yaşamak maceramız bu.
Yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
Ve yaşayıp beklerken ölmek!

Özleme bir diyeceğim yok.
O kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
O nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
O tek güzel yönü bekleyişlerimizin.

İnsanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
Yaşantımız özlemlerle güzel.
Özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
Bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
Bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.

Verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
Seni özlediğim içindir.
Beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
Seni özlediğim içindir.
Yaşıyorsam; içimde umut varsa,
Yine seni özlediğim içindir.

Seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
Ümit Yaşar Oğuzcan

sana bana vatanıma ülkemin insanlarına dair

finite infinite
''Telgrafın tellerini kurşunlamalı''
Öyle değildi bu türkü bilirim
Bir de içime
-Her istasyonda duran sonra tekrar yürüyen-
Bir posta katarı gibi simsiyah dumanlar dökerek
Bazan gelmesi beklenen bazan ansızın çıkagelen
Haberler bilirim mektuplar bilirim.
Gamdan dağlar kurmalıyım
Kayaları kelimeler olan
Kırk ikindi saymalıyım
Kırk Gün hüzün boşaltan omuzlarıma saçlarıma
Saçlarının akışını anar anmaz omuzlarından
Baştan ayağa ıslanmalıyım
Gam dağlarına çıkıp naralar atmalıyım.
İçimde kaynayan bir mahşer var
Bu mahşer birde annelerinin kalbinde kaynar
Çünkü onlar yün örerken pencere önlerinde
Ya da çamaşır sererken bahçelerinde
Birden alıverirler kara haberini
Okul dönüşü bir trafik kazasında
Can veren oğullarının.
Bir de gencecik aşıkların yüreklerini bilirim
Bir dolmuşta yorgun şoförler için bestelenmiş
Bir şarkıdan bir kelime düşüverince içlerine
Karanlık sokaklarına dalarak şehirlerin
Beton apartmanların sağır duvarlarını yumruklayan
Ya da melal denizi parkların ıssız yerlerinde
Örneğin Hint Okyanusu gibi derin
İsyanın kapkara sularına dalan.
Nice akşamlar bilirim ki
Karanlığını
Bir millet hastanesinde
Dokuz kişilik kadınlar koğuşu koridorunda
Başını kalorifer borularına gömmüş
Beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiplerden
Haber sormaya korkan
Genç kızların yüreğinden almıştır.
Bir de baharlar bilirim
Apartman odalarında büyüyen çocukların bilmediği bilemeyeceği
Anadolu bozkırlarında
İstanbul'dan çıkıp Diyarbekir'e doğru
Tekerleri yamalı asfaltları bir ağustos susuzluğu ile içen
Cesur otobüs pencerelerinden
Bilinçsiz bir baş kayması ile görülen
Evrensel kadınların iki büklüm çapa yaptıkları tarla kenarlarında
Çıplak ayakları yumuşak Topraklara batmış ırgat çocuklarının
Bir ellerinde bayat bir Ekmeği kemirirken
Diğer ellerinde sarkan yemyeşil bir soğanla gelen.
Yazlar bilirim memleketime özgü
Yiğit köy delikanlılarının
İncir çekirdeği meselelerle birbirlerini kurşunladıkları
Birinin ölü dudaklarından sızan kan daha kurumadan
Üstüne cehennem güneşlerde göğermiş mor sinekler konup kalkan
Diğeri kan ter içinde yayla yollarında
Mavzerinin demirini alnına dayamış
Yüreği susuzluktan bunalan
İçinden mahpushane çeşmeleri akan
Ansızın parlayan keklikleri jandarma baskını sanıp
Apansız silahına davranan
Nice delikanlıların figüranlık yaptığı
Yazlar bilirim memleketime özgü
Güzler bilirim ülkeme dair
Karşılıksız kalmış bir sevda gibi gelir
Kalakalmış bir kıyıda melül ve tenha
Kalbim gibi
Kaybolmuş daracık ceplerinde elleri
Titreyen kenar Mahalle çocukları
Bir Sıcak somun için, yalın kat bir don için
Dökülürler bulvarlara yapraklar gibi.
Kadınlar bilirim ülkeme ait
Yürekleri Akdeniz gibi geniş, soluğu Afrika gibi sıcak
Göğüsleri Çukurova gibi münbit
Dağ gibi otururlar evlerinde
Limanlar gemileri nasıl beklerse
Öyle beklerler erkeklerini
Yaslandın mı çınar gibidir onlar sardın mı umut gibi.
İsyan şiirleri bilirim sonra
Kelimeler ki tank gibi geçer adamın yüreğinden
Harfler harp düzeni almıştır mısralarında
Kimi bir vurguncuyu gece Rüyasında yakalamıştır
Kimi bir soygun sofrasında ışıklı sofralarda
Hırsızın gırtlağına tıkanmıştır.
Müslüman yürekler bilirim daha
Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet
Eller bilirim haşin hoyrat mert
Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır
Her kırışığı sorulacak bir hesabı
Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır.
Bütün bunların üstüne
Hepsinin üstüne sevda sözleri söylemeliyim
Vatanım milletim tüm insanlar kardeşlerim
Sonra sen gelmelisin dilimin ucuna adın gelmeli
Adın kurtuluştur ama söylememeliyim
Can kuşum, umudum, canım sevgilim.
Erdem BEYAZIT

itiraf köşesi

finite infinite
Bu yıl küçücük bir şişe güneş koruyucusuna 100tl.falan vermem ben. Allah 'ın korumasına sığınıp, "Allah Allah" nidası ile deniz, güneş, kum şeytan üçgenine dalacağım.
Gerçi geçen haftaki ilk deneme sonrası hala evde vantilatör önünde öylece oturuyorum ama olsun.
Pes etmek ruhumda yok.
Buradan itiraf olarak' finite infinite cimri olduğunu itiraf etmiş' gibi bir çıkarım yapacaklar için hemen belirteyim:ben cimri değil, tutumluyum. (bkz:bgv)

ölüm çiçeği

finite infinite
Lavinia....
Srebrenitsa katliamı sonrasında toplu mezarlardaki bedenler toprağa karıştıkça toprağın besleyiciliğinin artmasına sebep olmuş. Sonuçta protein ve mineral zengini topraktan lavinialar çıkmaya başlamıştır.
Lavinia'nın diğer adı ölüm çiçeği'dir.
Ölüm çiçeği mavi kelebekleri kendisine çekermiş.

mavi kelebekler ve srebrenitsa

finite infinite

Sırplar srebrenitsa'da yaptığı katliam sonrası vahşice katlettikleri insanları toplu halde gömmüşlerdi. Öyle derin ve itinalı açılmış çukurlardı ki bunlar uydu fotoğrafları ile dahi saptanamıyorlardı.
Bir süre sonra bazı alanlarda mavi kelebekler ortaya çıktı, o kadar çoktular ki dikkatleri üzerlerine çekmemeleri imkansızdı. Bitki örtüsü de çeşitliliğini arttırmıştı bu bölgelerde.
Araştırmalar derinleştirilince mavi kelebeklerin yoğunluk kazandığı alanların toplu mezarların yerleri oldukları anlaşıldı. Bu sayede tam 300 toplu mezar bulunmuştur.
Bu yüzden bosna'da mavi kelebek kanatları ölümü ve yeniden doğuşu simgeler.

srebrenitsa katliamı

finite infinite
"unutulan soykırımlar tekrarlanır." diyordu aliya izzetbegoviç... Biz unutmadık!
Bazı acılar unutulmamalı, unutturulmamalı... 24 yıldır unutulmayan bu acı dünyanın kara lekesi olarak tarihteki yerini koruyacak.
Medeni Avrupanın göbeğinde 8372 Boşnak; Sadece müslüman olduğu için kadın, kız, yaşlı, genç, çocuk demeden soykırıma uğramıştı..

sıtma

finite infinite
(bkz:sıtma tutmak)
Halk dilinde sıtma tutması tabir edilen titreme ve hafif ateş nöbetleri.
Harika geçen bir deniz, güneş, kumsal üçlemesinin ardından yanık vücudumun başına gelebilecek en son şeydi. Sonuç geldi.
Soru:ne oldu bana?
Olasılık:nazara geldim. (bkz:bgv)
Akibet:bilinmiyor...

yalın ayak akımı

finite infinite
Youtuber polina smerch'in artık ayakkabı kullanmadığını ve şehir içinde yalın ayak yürüdüğünü belirtmesinin ardından takipçileri ile başlayıp önce rusya'yı yavaş yavaş da diğer ülkeleri etkisi altına alan bir garip akım.
Bu günlerde rusya'daki kadınlar özellikle metroda ayakkabılarını çıkarıp yalın ayak dolaşıyormuş.
Ülkenin üzerine branda falan çekin bu hava akımı uğramadan geçsin, gitsin.
(bkz:bakalım daha neler göreceğiz )
(bkz:buna dayanamam)
0 /
Sözlük
döviz kurları canlı