selefilik

harun
Selefîlik (Salafizm ve Selefiyecilik olarak da bilinir, Arapça: Selefiyye), temelleri İbn-i Teymiye tarafından atılmış olan İslâm dîni itikadî mezheplerinden biridir. Selef halefin tersidir ve tarihsel olarak önde olanlar anlamına gelir. Selefîyye, dinde selef kabul edilen kişilere hiçbir değişiklik yapmadan tâbi olmayı esas alır. İbnü'l Cevzî'nin kendi devrindeki Asarî İtikadî Mezhebi'nin bazı tâkipçilerine yönelttiği eleştrilerin ışığı altında Selefîyye, "Ta'til" (Muattıla i'tikadı) ile "Temsîl" (Mücessime ve Müşebbihe i'tikatları) arasında bir konuma hâizdir.

Selefiliğin yedi temel ilkesi bulunur. Bunlar takdis, tasdik, acz, sükut, imsak, kef ve marifet ehline teslim olmaktır. "Takdis" ve "takdir" Allah'ın sıfatları ile ilgilidir. Birincisine göre Allah'ın hiçbir kötü sıfatının yoktur, ikincisine göre tüm güzel sıfatlar ona aittir. Sonraki dört ilke ise insanın davranış biçimi ile ilgilidir. "Acz", insanın Kuran'ı anlayamayacağını, buna gücünün yetmeyeceğini anlayıp aczini kabul etmek demektir. "Sükut", Kuran'da anlamadığı, kafasına takılan yerleri konuşmaması, başkasına sorarak onun da kafasını karıştırmaması, hatta konusu açıldığında bu konuyu bilemeyiz diyerek kapatmasıdır. Tutmak anlamına gelen "İmsak" da, sükuta benzer bir ilkedir. Anlaşılmayan bir konuyu insan içinde tutmalıdır. "Kef", sükut ve imsakın çaresiz kalması durumunda devreye giren ilkedir. Kuran'da anlaşılmayan konularda susmayı ve içinde tutmayı beceremediği durumda "kalben ve zihnen başka şeylerle meşgul" olarak kef yapabilir. Başka şeyleri düşünerek beladan kurtulabilir. Son ilke olan "marifet ehline teslim olma" ise selefilik anlayışının kurucuları ve alimlerinin söylediklerini yapmaktır.

Selefiyye; İ'tikadî konularda aklın da kullanılması husûsunda Mutezile mezhebinin tam tersidir. Mu'tezile mezhebi, aklı birinci sıraya koymakla beraber akıl ile naklin çeliştiği durumlarda aklı kullanarak te'vil (görünür mânâ hâricinde bir başka mânâda kabul etme) yoluna gidip genel olarak felsefeci bir tutum benimserken Selefiyye mezhebi ise i'tikadî konularda akla yer vermez, sâdece nakil (Kur'an-Sünnet) ile hareket eder ve Kur'ân'daki müteşâbih âyetleri olduğu gibi kabul ederek, bu âyetlerde kastedilen mânâyı insanların bilemeyeceğini, konunun mânâsını Allah'a havâle ettiklerini belirtir.
abdulhamid denge
vehhabilik denilen ingiliz mahsulu sapkın görüşün biraz yumuşatıcı ve inceltici katılmış halidir.
genelde işit ve el-kaide gibi batılı güçlerin kuklası olmuş örgütlerin bağlı bulunduğu görüştür
1