lohusalık depresyonu

kleopatra

bildiğim kadarıyla, aslen hristiyanlık inancına dayanan bir kavram.
adem'le birlikte olmak istemeyen lilithin lanetlenmesi sonucunda, yeni doğan bebekleri öldürmeye çalıştığına inanıyorlar. hatta havva'nın adem'in kaburga kemiğinden yaratılması inancı da bununla bağlantılı.
ayrıca elif şafak ın otobiyografik romanı siyah süt'te de bu konu ele alınmıştır.
Bu mevzu kültürümüzü de etkilemiştir ayrıca. al basması inanışı bahsettiğim hristiyan inanışından geliyor sanırım.
feminizm ve feminist hareketinde de lilith kavramının etkileri vardır hatta. (Konuyla ilgilenen arkadaşlarla daha detaylı araştırma yapıp Bilgi aktarımında bulunabiliriz. )
okaberintarou
postpartum depresyon ya da lohusalık sendromu olarak da geçen ve doğum sonrası annenin geçici süreliğine ruhsal bunalıma girdiği ancak bu bunalımdan çıkamayıp bebeğine ölümcül zararlar vermesine yol açacak kadar ağır durumlara giden psikolojik bir travmadır. ilk bahsettiğim geçici olan sendrom doğum yapan kadınların %10'unda görülmekte iken, ikinci bahsettiğim ağır depresyonun oranı doğum yapan kadınların arasında %0,1 civarıdır.

"Doğumdan sonra depresyona girdiği belirtilen genç kadının, bebeğini uyurken öldürdüğü kaydedildi. Kız bebeğin cesedinin üzerinde 20'ye yakın bıçak darbesi bulunduğu, olay sırasında annenin camları kırması nedeniyle yaralandığı ifade edildi."

ülkemizde lohusalık sendromundan dolayı bebeğine zarar veren annelerin yargılanmasında bu hususa çok değinilmemektedir. halbuki bir annenin, doğadaki tüm canlılarda bulunan bebeğini koruma içgüdüsünü tamamen bir kenara atıp ona zarar verecek boyutta bir psikolojik travma yaşaması doğanın işleyişine aykırı bir durum olmasına rağmen bu hususlar incelenmeden sıradan bir cinayetmiş gibi yargılamak pek adil değildir.

"alkollüydüm", "gözüm dönmüştü", "bilincim yerinde değildi" gibi bahanelerle indirim yapılan ceza infaz sistemimizde bu sendromun yarattığı psikolojik çöküşe hiçbir hakim değinmemekte, empati dahi kurmamaktadır. dolayısıyla da indirim sebebi veya beraat sebebi olması gerekirken bu hususların dikkate alınmadığı kararlar da ortaya çıkabilmektedir.