google'ın telefonları dinlediği gerçeği

nushirevan
benzer bir başlık açacaktım ama hazır açılmışını bulunca buraya yazayım dedim.

tanım: akıllı telefonlarla ilgili şüphelendiğim iddia

bakın sözlük, öncelikle komplo teorilerine kıymet vermediğimi, ancak kişinin sorgulama melekelerini diri tutması açısından daima var olması gerektiğine inanan birisi olduğumu belirteyim. (bkz:fala inanma falsız kalma)

bir süre önce samsung telefonların bataryalarında saklı dinleme cihazları bulunduğu iddiaları dolaşmıştı.



üreticilerin bizi dinlemesi için bir sebep var mı bilmiyorum
(bkz:muhittin topalak)



veya dinleme için bu gereçlere ihtiyacı var mı onu da bilmiyorum.

bundan bir kaç yıl önce 11 çalışanı olan whatsapp, 1.1 milyar dolara satıldığını haberlerde okumuştum. amerikalı bir şirketin, bir başka über zengin amerikana satış yaptığı durumları normal karşılarız. ancak kimse "reklam almayan" bu uygulamanın hangi gerekçelerle milyar dolar değerinde olduğunu sorguladığını hatırlamıyorum. daha da önemlisi bu whatsapp, babasının hayrına mı çalışıyor da reklam almadan insanlara iletişim imkanı sunuyor?

şöyle bir başlık açılırsa

(bkz:whatsapp'ın gelir kaynağı ne)

cevabı "istihbarat" değilse nedir?

normalde bedava olup reklama boğan uygulamalardan nefret ederiz. ancak habire güncelleme yapan ama aslında neyi güncellediği pek de bilinmeyen whatsapp , google ve hatta yerli tambu klavye gibi uygulamaların reklamsız olması rahatsız ediyor beni.

akıllı telefonların, sesli komut sistemine geçmesiyle (sözde) müsaade verdiğimiz mikrofon izinlerinin ne zaman çalıştığını, daha da kötüsü kameraların ne zaman çalıştığını nereden bilebiliriz?

(bkz:snowden) filmi (2016)

buraya kadar herşeyi birer komplo teorisi olarak ele aldım. ancak defalarca da test ettim. size de öneririm.

web tarayıcıların kullandığı çerezlerle daha önce girmiş olduğunuz site veya aramaları kaydedip bunu facebook veya bir google reklamı olarak önünüze sürdüğüne aşinasınızdır. peki ya kendi aranızdaki konuşmaları da dinliyor dersem?

bir kaç defa konuştuğumuz şeyleri "aaa bak geçen konuşmuştuk bunu" diye spontan reklamlarda gördüğüm olmuştu. kimileri buna kaderin cilvesi gözüyle de bakıyor olabilir. bu durumun bir kaç defa tekrar etmesi canımı sıktı ve bunu sesli olarak dile getirmeden bir plan yaptım. telefonu stand by yakınımda tutarak aileme "mançurya" ile ilgili şeyler anlatmaya başladım. çünkü herhangi popüler bir destinasyon verseydim, bunun tesadüf olma olasılığı daha yüksek olacaktı. Yaklaşık 4 gün sonra facebook reklamlarında "mançurya çin turu" ilanı gördüm. Sözde reklamın işe yaradığını algoritmanın onaylaması için reklama tıklayıp ufak bir gezinti yaptım.

daha sonra olayı telefon uzağımdayken aileme anlatıp bir rol oynamalarını rica ettim. telefon yanımızda (yine bekleme modunda) iken "ben çine kadar gidemem, sümela manastırına gidelim" dedirttim. sümela aşağı sümela yukarı, yok sümelanın şifresi filan derken 4. günde girdiğim bir sitenin google reklamlarında "sümela turu" olması şaşırtmadı. sistem yaklaşık 4-5 günlük bir gecikme sağlıyordu ki bunun bir ortam dinlemesi değil, "kaderin bir cilvesi" olduğu düşünülsün.

yıllar önce yurt dışında bir tv kanalında çalışırken, farklı şehirler için farklı reklam bantları hazırlardık. bunun sebebi -atıyorum- X restorantın X şehrine daha yakın olması, Y marketin Y şehrine yakın olması diye açıklanmıştı. Yıllar sonra bunu Kurtlar Vadisi alt bantı olarak gördüm. Dizinin bir sahnesinde, bulunduğum şehrin meşhur kebapçısının bandı varken, İstanbul'daki bir başka mekanın reklamını izlemişti.

İşte google, bu müşteri odaklı reklam stratejisini buna göre şekillenriyor ve mikrofon (ve belki de kamera) aracılığı ile daha başarılı olabilecek bir reklam planlaması yapıyor.

Tabi bu iyi bir senaryo..

Küre diye bir film var, tavsiye ederim. Denizin altında gizemli bir küre bulan bir kaç bilim adamı, bir gün küreden bilgisayara bir mesaj alıyorlar. Küre, bir şeyden memnun olduğunu söylüyor. Bilim adamlarının çoğı bunun ilk dünya dışı varlıkla iletişim olduğundan dolayı seviniyorlar. Başrolümüz hariç.. "Neden?" diye sorduklarında:

- Duygusuz bir varlığı tercih ederdim, bazı şeyleri sevdiğini söyledi, diyor.

Diğer bilim adamları şaşırıyor:

+ Ne var ki bunda? Espiri yeteneği olan bir uzaylıysa ne olmuş?
- Duyguları olduğu anlamına geliyor bu.. Peki ya bir gün kızarsa?

Bu ihtimal, en korkunç senaryoyu da ortaya koyuyor. Google; tıpkı whatsapp gibi, elde ettiği gizli verileri, "güncelleme" adı altında veritabanına yüklüyor ve bunu ihtiyacı olanlara pazarlıyor olabilir. Bu ihtiyacı olanlar arasında reklam verenler de olabilir, kocasından intikam almak isteyen bir dul da..

Siz de yaptığımı deneyin, 4-5 gün içerisinde sonuç alacak mısınız bi bakın bakalım.

Not: konuştuğunuz şeyleri herhangi bir şekilde klavyenize yazmayın. Telefonun sadece dinlediğine emin olmak için
bu başlıktaki tüm girileri gör
[email protected]