9 yaşındaki çocuğun intihar etmesi

mavikaranlik
korkunç bir eylem. ayrıca kocaeli'nin kartepe ilçesinde birkaç gün önce yaşanmış olayın acı bir tablosu. suriye uyruklu vail el s. mezarlık kapısında iple asılı bir şekilde bulundu. mülteci hakları derneği'nin avukatları bu konu ile ilgileniyor olup ilk bulgu intiharın okulda gerçekleşen dışlama sebebiyle olduğudur.

Peki bu duruma küçücük bir çocuğu sürükleyen nedir? ırkçılık. ülkemizin %80'inin malum mültecilere ite kalka, söve döve gerçekleştirdiği ve bunu ballandıra ballandıra duyurduğu teşvik ettiği davranışlardır. peki bu ülkenin % kaçı müslümandır? son anketlere göre Allah'ın varlığına ve birliğine inanan kişi oranı 89.5'dir. Fakat görünen budur. gerçekten müslüman gibi davranan, kuranı okuyan, islamı yaşayan kişi oranı %10 bile değildir. bu iddia değil gerçektir. görünendir, ülkenin geldiği halden bu belli olmaktadır.

ailesinden, çevresinden, arkadaşlarından sürekli dolduruşa getirilen çocuklar artık ırkçı büyütülmektedir. öyle ki evde annelerinin babalarının söyledikleriyle okuldaki suriyeli arkadaşlarını dışlamaktadır. sadece öğrenciler mi? elbette değil, bunda eğitimcilerimizin de payı olduğu gerçeği korkunç. yolda görüldüğü zaman dövülecek gibi baktığımız insanlar, nice acıları yaşayıp gelen, çoğunun ailesinin katledildiği insanlara birer atık gözüyle bakıyoruz. itip kalkıyoruz, "gitsinler" çığlıkları atıyoruz. Savaştan kaçmışlar vatanlarını korusalardı diye ahkam kesiyoruz. yedikleri 1 lokmaya dahi göz dikiyoruz. verdiğimiz vergiler ile besleniyorlar diye kendimizi onların sahipleri sanıyoruz. kibirimizle kavruluyoruz. ilginç kıyaslamalar yapıyoruz. savunan olduğu zaman "çok istersen al evine besle" diyoruz. bu dünyaya sadece kendimiz yaşmak için geliyoruz. kuranın emrettiği ne varsa karşı geliyoruz, parantezler açıp "o hariç", "bu hariç" diyoruz keyfimize göre yorumluyoruz.

Yalnızca bizim vergilerimizle bu kervan yürüyor sanıyoruz, gelen yardımları göz ardı ediyoruz. mülteciler için dikilecek olan bir tuğlaya dahi düşman oluyoruz. 1 kişiye bakıp milyonlarca insanı yargılıyoruz. yetmiyor biz çok çok iyiyiz ya hamile mültecilere tecavüz edip öldürüyoruz. yolda omuz atıyoruz, keyfimiz istedi diye bıçaklıyoruz. ama iş yerlerimizde, bahçelerimizde aç susuz 20 saati 10 liraya çalıştırmayı da çok iyi biliyoruz. en zor işleri çok çok ucuz ücretler ile yükleyip üzerine bir de sigara yakıyoruz.

ölüm bize yok sanıyoruz, her şeyden önce allah'ın gazabını unutuyoruz. merhametimizi yitiriyoruz, kalplerimizi taşlaştırıyoruz. sahi bunca kötülüğün içerisinde neden yaşıyoruz?

başımıza gelecek var, yeterince ders almıyoruz. iyisiyle, kötüsüyle, kurusuyla, yaşıyla ödeyeceğimiz bir hesap var. hepimiz için yaklaşıyor.
ama boş verin bi hep birlikte bir kere daha haykıralım

"pis suriyeliler, defolun ülkemizden!"

kaynak
mahur
Toplumuzu ahlaki ve soysal durumu son derece net bir sekilde ortaya koyan haberdir. Türk toplumu denilince akla onur ve haysiyeti icin yasayan bir halk gelirdi. Şimdilerde bakıyorumda kadın cinayetleri, çocuk istismarları gibi gibi çeşitli kötülükler... eskiden komsusu açken, tok bulunmazdı. ağaçta asılı duran zekatler aylarca öylece kaldırdı. Şimdi ne değişti derseniz, müslümanligin ne olduğunu bilmeyen müslümanlar, ateistligin ne olduğu bilmeyen ateistler var. Herkes instagramdan "ne olursan ol gel" yazılı resimleri neden paylaştığını bile bilmiyor. Ilk önce türk kürt diye ayrıldık, sonrada para menfaat, makam, mevki tek hedefimiz oldu. Komşu komşuya tahammül edemezken nasıl seveceğiz yaradılanı, yaradandan ötürü...
Sözlük
https://dovizkurlaricanli.com